Küresel fırtına: Petrol fiyatları sert düşüş yolunda

Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları, küresel ticaret gerilimleri, mevsimsel talep değişimleri ve arz-talep dengelerindeki hassasiyetle sürekli dalgalanıyor. Son aylarda yaşanan gelişmeler, özellikle Brent petrolün yönü üzerinde belirleyici oldu.

Küresel fırtına: Petrol fiyatları sert düşüş yolunda

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hindistan’a yönelik ek gümrük vergileri, Avrupa Birliği ile ticari müzakereler, yaz döneminin sona ermesiyle birlikte azalan tüketim beklentileri ve küresel arz fazlası olasılığı, fiyatların seyrini etkileyen en önemli başlıklar olarak öne çıktı.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Trump’ın Ticaret Politikaları ve Petrol Piyasalarına Yansımaları

ABD Başkanı Donald Trump’ın dış ticaret politikaları, küresel enerji piyasalarında yakından takip ediliyor. Trump yönetiminin Hindistan’a uyguladığı ek gümrük vergileri, yalnızca iki ülke arasındaki ticaret ilişkilerini değil, aynı zamanda küresel talep beklentilerini de olumsuz yönde etkiledi.

Çünkü büyük ekonomiler arasında yaşanan her gerilim, küresel büyüme üzerinde baskı yaratırken enerji talebini de zayıflatıyor.

Petrol fiyatlarının temel belirleyicilerinden biri olan talep tarafındaki bu kırılganlık, piyasalarda endişe yaratıyor.

Özellikle yaz aylarında artan seyahatler ve yakıt tüketimiyle desteklenen güçlü talebin, sezonun bitmesiyle düşüşe geçmesi bekleniyordu.

Bu beklenti, ticaret savaşlarının yarattığı belirsizlikle birleşince Brent petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketi hızlandırdı.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Ağustosta 4 Doları Aşan Kayıp

Brent petrol, üç aylık yükseliş trendini koruduktan sonra ağustos ayında sert bir kırılma yaşadı. Fiyatlar, art arda gelen olumsuz sinyallerle 4 doların üzerinde değer kaybetti.

Analistler, bu gerilemenin sadece mevsimsel talep azalmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda ticaret politikalarının da önemli bir görev aldığını vurguluyor.

ABD’nin Hindistan’a uyguladığı gümrük vergileri, gelişen ekonomilerde büyüme beklentilerini gölgeledi. Hindistan’ın dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olması, bu gelişmenin piyasalar üzerindeki etkisini daha da artırdı.

Dolayısıyla, yalnızca ABD ve Hindistan ekonomileri değil, petrol ihracatçısı ülkeler de bu politikaların sonuçlarından etkilenmeye başladı.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Arz Fazlası Endişeleri

Enerji uzmanlarının üzerinde durduğu bir diğer kritik konu ise arz fazlası ihtimali. Son yıllarda kaya petrolü üretimindeki artış, OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları ve risklere rağmen güçlü seyreden üretim kapasitesi, piyasada fazlalık oluşabileceği ihtimalini gündemde tutuyor.

Uzmanlar, yılın son aylarında küresel petrol arzının talebi aşması halinde fiyatlarda ilave zayıflama yaşanabileceğini belirtiyor.

Özellikle küresel büyümenin yavaşlaması ve sanayi üretimindeki gerileme ihtimali, bu tabloyu daha da güçlendiriyor.

Fiyatların mevcut seviyelerden aşağı yönlü baskı görmesi, petrol üreten ülkelerin bütçe dengeleri üzerinde ciddi etkiler yaratabilir.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Avrupa Birliği ile Ticari Görünüm

Trump yönetiminin Avrupa Birliği’ne yönelik ticari yaptırımlar konusunda attığı adımlar ise piyasaların kısa vadede rahatlamasına katkı sağladı.

ABD’nin AB ile karşılıklı gümrük tarifeleri için belirlenen son tarihi uzatma kararı, küresel ticarette yumuşama beklentilerini artırdı. Bu durum, enerji talebine ilişkin görünümü de olumlu etkiledi.

Söz konusu gelişme, Mayıs ayında Brent petrol fiyatlarının toparlanmasına zemin hazırladı. Nitekim Brent petrol, bir önceki aya göre yüzde 2,6’lık artış kaydederek 62,60 dolar seviyesinden kapanış yaptı. Bu artış, piyasalarda kısa vadeli iyimserliği güçlendirse de, orta ve uzun vadede belirsizlikler devam ediyor.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Petrol Piyasasında Belirsizliğin Kaynağı

Petrol fiyatları üzerinde etkili olan unsurlar çok boyutlu. Bir yandan OPEC ve OPEC dışı üretici ülkelerin arz kısıntısı politikaları fiyatları desteklemeye çalışıyor, diğer yandan küresel büyüme endişeleri talep beklentilerini baskılıyor.

Buna ek olarak ABD’nin ticaret politikaları, ve mevsimsel değişimler piyasaların yönünü belirlemede kritik görev alıyor.

ABD’nin kaya petrolü üretiminde son yıllarda elde ettiği artış, ülkeyi net ihracatçı konumuna yaklaştırırken, bu durum arz tarafında dengeyi bozabiliyor.

Aynı zamanda Ortadoğu’da yaşanan gerilimler, petrol fiyatlarında dönemsel sıçramalara yol açabiliyor. Ancak uzun vadeli trendi belirleyen unsur, küresel talebin sürdürülebilirliği oluyor.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Talep Cephesinde Zayıflık Sinyalleri

Dünya genelinde ekonomik büyüme hızının yavaşlaması, sanayi üretimindeki yavaşlama ve ticaret savaşlarının yayılma riski, petrol talebini baskılayan temel faktörler arasında yer alıyor.

Özellikle Çin, Hindistan ve Avrupa ekonomilerinde görülen kırılganlıklar, enerji tüketiminde beklenen artışı sınırlandırabilir.

Mevsimsel olarak da yaz aylarında artan yakıt tüketiminin sonbahar ve kış dönemine girilmesiyle azalması, fiyatların yukarı yönlü hareketini sınırlıyor.

Talep tarafında görülen bu zayıflık, yatırımcıların risk iştahını düşürüyor ve fiyatların dalgalı seyretmesine neden oluyor.

Petrolde dalgalı seyir: Zirveden çöküş endişesi

Uzmanlardan Beklentiler

Enerji analistleri, yılın geri kalanında Brent petrol fiyatlarının arz-talep dengesiyle uyumlu bir şekilde hareket edeceğini öngörüyor.

Eğer arz fazlası ihtimali güçlenirse, fiyatların mevcut seviyelerden daha düşük noktalara gerilemesi mümkün.

Buna karşın, OPEC’in üretim kısıntılarını daha kararlı bir şekilde uygulaması veya artış yaşanması fiyatları yeniden yukarı taşıyabilir.

Ayrıca ABD ve Çin arasındaki ticaret müzakerelerinin seyri, Hindistan’ın küresel ticaretteki konumu ve Avrupa ekonomisinin toparlanma sinyalleri de petrol piyasaları açısından belirleyici olacak.

Kısacası, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarında keskin dalgalanmaların sürmesi muhtemel görünüyor.

Brent petrol fiyatları, küresel ekonomi ve uluslararası ticaret politikalarının doğrudan etkilediği bir alan olmaya devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikaları, Hindistan ve Avrupa Birliği ile ilişkiler, mevsimsel talep değişimleri ve arz fazlası ihtimali, fiyatlarda sert hareketlere yol açabiliyor.

Ağustos ayında yaşanan 4 doları aşkın değer kaybı, piyasaların ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken, Mayıs ayında gelen toparlanma küresel enerji talebine dair beklentilerin fiyatlara hızla yansıyabildiğini kanıtladı.

Enerji uzmanlarının işaret ettiği gibi, yılın son aylarında arz-talep dengesindeki gelişmeler fiyatların yönünü belirleyecek.

Küresel ekonomideki belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde, Brent petrol piyasasının da oynaklığını koruması bekleniyor.

Haziran ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile yürütülen uzun soluklu ticaret müzakerelerinde bir anlaşmaya varıldığını duyurması, küresel enerji piyasalarında önemli bir kırılma yarattı.

Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin, aynı zamanda dünyanın en büyük petrol tüketicileri ve ithalatçıları konumunda.

Bu nedenle iki ülke arasında ticaretin yeniden hız kazanacağı beklentisi, doğrudan petrol talebine yönelik iyimserliği artırdı.

Talepteki bu potansiyel artış sinyali, piyasalarda yukarı yönlü fiyat baskısı oluşturdu ve Brent petrol haziran ayını yüzde 6,2 yükselişle 66,46 dolar seviyesinde kapattı.

Temmuzda Yükselişi Destekleyen Faktörler

Haziran ayındaki anlaşmanın yarattığı iyimser hava, temmuzda da etkisini sürdürdü. Küresel ticaretin ivme kazanacağı beklentileri, ekonomik faaliyetlerin canlanacağına dair umutları güçlendirdi.

Daha yüksek ekonomik aktivite ise doğal olarak petrol talebine olumlu yansıyacağı için fiyatların yukarı yönlü hareketini destekledi.

Bunun yanında, Washington yönetiminin İran ve Rusya’dan petrol taşındığı gerekçesiyle yeni yaptırımlar açıklaması da piyasaları etkiledi.

İran ve Rusya küresel enerji arzında önemli oyuncular arasında yer alıyor. Bu ülkelere yönelik yaptırımlar, arz tarafında daralma ihtimalini gündeme taşıyarak fiyatlarda ek bir yükseliş baskısı yarattı.

Brent petrol temmuz ayında yüzde 7,9’luk bir artış kaydederek ayı 71,71 dolar seviyesinde tamamladı. Böylece petrol fiyatları üst üste üçüncü ayını da artıda kapatmış oldu.

Ağustosta Trendin Tersine Dönmesi

Ancak bu yükseliş trendi, ağustos ayında sekteye uğradı. ABD’nin Hindistan’dan ithal edilen ürünlere uyguladığı gümrük vergilerini yüzde 50’ye çıkarması, küresel ticaret ortamında belirsizlik yarattı.

Ayrıca ABD’de yaz tatili ve seyahat sezonunun sona ermesi, ülkedeki petrol talebinin düşeceğine dair beklentileri güçlendirdi.

Bu iki faktör, fiyatların yönünü aşağı çevirmesine yol açtı. Brent petrol ağustos ayını yüzde 6 değer kaybıyla 67,37 dolardan tamamladı. Temmuz sonuna kıyasla yaklaşık 4,34 dolarlık gerileme, üç aylık yükseliş trendinin sona erdiğini işaret etti.

Uzmanların Değerlendirmeleri

Küresel enerji piyasalarındaki bu dalgalanmaları değerlendiren uzmanlar, yılın son çeyreğine girilirken arz-talep dengesinin fiyatlar üzerinde belirleyici olacağı konusunda hemfikir.

Washington merkezli Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü Misafir Öğretim Üyesi Kate Dourian, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yılın son aylarına doğru arz fazlası beklentisinin öne çıktığını vurguladı.

Ona göre, petrol üreticilerinin oluşturduğu OPEC+ grubunun üretim artışlarına rağmen fiyatların nispeten istikrarlı seyretmesi, piyasadaki kırılganlığı ortaya koyuyor.

Dourian, “Yılın son aylarında arz fazlası oluşması halinde fiyatlarda düşüş ihtimali artacak. Öte yandan, talep tarafı güçlü kalırsa bu dengeyi sağlayabilir. Esas soru, piyasayı ayakta tutacak kadar talebin olup olmayacağıdır.” ifadelerini kullandı.

Dourian ayrıca, İran’a yönelik yaptırımların yeniden devreye girmesi veya Washington’un Rusya’nın enerji sektörüne daha sert yaptırımlar uygulaması halinde dengelerin değişebileceğini söyledi.

Ona göre, riskler ve ticaret savaşları 2023 boyunca fiyat oynaklığını artıran temel etkenler oldu ve önümüzdeki dönemde de etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Arz Fazlası ve Olası Senaryolar

Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network’ün Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi de benzer şekilde arz fazlasına dikkat çekti.

Rizvi’ye göre, ilerleyen aylarda yalnızca ham petrol piyasasında değil, rafine ürünlerde de arzın talebin üzerine çıkması muhtemel.

Küresel rafineri faaliyetlerinin son derece yüksek seviyelerde seyrettiğini belirten analist, bunun yeterli talep ile karşılanmaması durumunda stokların artacağı uyarısında bulundu.

Rizvi, Avrupa’da elektrik üretimi nedeniyle artan dizel talebinin fiyatlara kısa vadeli destek sunabileceğini ifade etti. Ancak esas belirleyici unsurun Çin’in petrol stoklama politikası olacağını vurguladı.

Çin’in enerji güvenliğini artırmak için yaptığı yoğun alımlar zaman zaman fiyatları yukarı çekse de, Pekin yönetiminin daha temkinli bir alım stratejisine yönelmesi halinde fiyatların dar bir bantta hareket edeceği öngörülüyor.

50 Dolarlık Risk Senaryosu

Rizvi’nin dikkat çektiği en önemli husus ise fiyatların 70 dolar yerine 50 dolar seviyesine doğru gerileme ihtimalinin daha yüksek olması.

Bu senaryo, özellikle küresel talebin beklenenden daha zayıf kalması ve rafineri ürünlerinde arz fazlasının büyümesi halinde gerçekleşebilir.

Enerji analistlerine göre petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek üç temel unsur bulunuyor: Küresel Ekonomik Aktivite: ABD-Çin ticaret ilişkilerinin seyri, Hindistan’a yönelik gümrük vergileri ve Avrupa’daki büyüme görünümü fiyatları şekillendiren başlıca faktörler.

Arz Tarafındaki Gelişmeler: OPEC+ üretim kararları, İran ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar ile ABD’nin kaya petrolü üretimi kritik belirleyiciler arasında.

Orta Doğu’da yaşanabilecek gerilimler, enerji nakil hatlarına yönelik tehditler ve büyük ekonomiler arasındaki siyasi belirsizlikler fiyatlarda oynaklığı artırmaya devam edecek.

Haziran, temmuz ve ağustos ayları petrol piyasasında dalgalanmaların yoğun şekilde yaşandığı bir dönem oldu.

Ticaret anlaşmaları, yaptırımlar, talep beklentileri ve fiyatların yönünü sürekli değiştirdi. Haziranda ve temmuzda görülen güçlü yükseliş, ağustosta yerini sert bir düşüşe bıraktı.

Uzmanlar yılın son aylarında fiyatlarda aşağı yönlü risklerin daha fazla olduğuna işaret ediyor. Özellikle arz fazlası ihtimali ve talep tarafındaki belirsizlikler, Brent petrolün varil fiyatının 70 dolar seviyesinden 50 dolar seviyelerine doğru gerileme olasılığını artırıyor.

Buna karşın, gerginliklerin yeniden tırmanması ya da büyük ekonomilerin beklenenden daha güçlü talep yaratması halinde, piyasaların yeniden yukarı yönlü bir hareket göstermesi de ihtimaller dahilinde.

Küresel petrol piyasaları 2023 yılı boyunca olduğu gibi önümüzdeki aylarda da yüksek oynaklıkla karşı karşıya kalacak gibi görünüyor.

Hem üretici ülkeler hem de tüketici ekonomiler, bu dalgalanmaların yaratacağı etkiler karşısında dikkatli adımlar atmak zorunda kalacak.