Hurda araçlar ekonomi için fırsata dönüşmeli

Türkiye’de otomotiv sektörü, ekonomik dalgalanmalar, yüksek fiyatlar ve çevresel kaygılar nedeniyle uzun zamandır gündemin ön sıralarında yer alıyor. Araç sahibi olmak giderek zorlaşırken, mevcut araç parkının büyük bir kısmı yaşını doldurmuş durumda.

Hurda araçlar ekonomi için fırsata dönüşmeli

Bu tablo içerisinde Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, hurda araç teşvik yasasının yeniden gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayarak dikkat çekici bir çağrıda bulundu.

Palandöken’in açıklamalarına göre, hurda araç yasası yalnızca araç sahipleri için değil, aynı zamanda ekonomi, çevre ve toplum sağlığı açısından da kritik bir adım olacak.

Daha önceki yıllarda uygulanan hurda araç teşvikleri, hem araç piyasasında canlılık yaratmış hem de trafiğe çıkan eski ve güvensiz araçların azalmasına katkı sağlamıştı.

Hurda araç yasası ekonomiye nefes aldıracak

Hurda Araç Yasası Nedir ve Neden Önemlidir?

Hurda araç yasası, ekonomik ömrünü tamamlamış, güvenlik ve çevre standartlarını karşılamayan araçların devlet desteğiyle trafikten çekilmesini hedefleyen bir düzenlemedir.

Bu yasa kapsamında, belirlenen yaşın üzerindeki araç sahiplerine çeşitli teşvikler sunularak araçlarını hurdaya ayırmaları sağlanır.

Türkiye’de geçmişte bu uygulama farklı şekillerde yürürlüğe girmiştir. Bazı dönemlerde araç sahiplerine nakit destek, bazı dönemlerde ise yeni araç alımlarında indirim imkânı sağlanmıştır.

Her iki yöntemde de amaç, yaşlı araçların trafikten çekilmesi ve daha modern, çevreci ve güvenli araçların kullanımının teşvik edilmesidir.

Bugün Türkiye’de trafikte bulunan araçların önemli bir kısmı 20 yaş ve üzerindedir. Bu araçlar, hem yüksek yakıt tüketimleriyle ekonomiye yük getirmekte, hem de güvenlik donanımları yetersiz olduğundan trafik kazalarında risk oluşturmaktadır. Ayrıca çevreye saldıkları emisyonlar da ciddi bir problem hâline gelmiştir.

Hurda araç yasası ekonomiye nefes aldıracak

Palandöken’den Ekonomi ve Piyasa İçin Uyarı

TESK Başkanı Palandöken, hurda araç yasasının yeniden uygulanmasının yalnızca araç sahiplerini değil, otomotiv piyasasını ve genel ekonomiyi de canlandıracağını ifade etti.

Son yıllarda sıfır araç fiyatlarının döviz kurlarına bağlı olarak yükselmesi, ikinci el piyasasında da fiyatların hızla artmasına neden oldu.

Bu durumda, özellikle dar gelirli vatandaşlar için araç sahibi olmak neredeyse imkânsız hâle geldi. Hurda teşvik yasası sayesinde:

Eski araç sahipleri ellerindeki araçları değerinde teslim etme imkânı bulacak, Otomotiv sektörü yeni araç satışlarında hareketlilik yaşayacak, Devlet kayıt dışı araçların sistemden çıkarılmasıyla vergi gelirlerinde artış sağlayacak, Vatandaşlar daha güvenli ve çevreci araçlara erişim imkânı elde edecek.

Palandöken, bu düzenlemenin ertelenmeden yürürlüğe girmesi gerektiğini belirterek, hem piyasanın rahatlaması hem de vatandaşın yükünün azalması için çağrısını yineledi.

Hurda araç yasası ekonomiye nefes aldıracak

Çevre ve İnsan Sağlığına Etkileri

Hurda araçların trafikte kalması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve sağlık açısından da ciddi riskler barındırıyor.

Yüksek emisyon salınımı: Eski araçlar, yeni nesil motor teknolojilerine göre çok daha fazla karbon salınımı yapıyor.

Bu durum hava kirliliğinin artmasına yol açıyor. Yakıt israfı: Yaşlı araçlar, teknolojik olarak daha verimsiz motorlara sahip olduklarından fazla yakıt tüketiyor. Bu da hem bireysel hem de ulusal ölçekte ekonomik kayba neden oluyor.

Gürültü kirliliği: Eski araçların motor ve egzoz sistemleri yeterli standartları taşımadığı için şehirlerde gürültü kirliliği de artıyor.

Kaza riski: Güvenlik donanımları eksik olan bu araçlar, hem sürücüleri hem de diğer yol kullanıcıları için daha büyük tehlike oluşturuyor.

Palandöken, bu yönüyle hurda teşvik yasasının aynı zamanda doğaya ve insan sağlığına yapılacak bir yatırım olduğunun altını çiziyor.

Hurda araç yasası ekonomiye nefes aldıracak

Geçmişteki Uygulamalardan Örnekler

Türkiye, hurda araç teşvikini daha önce de uygulamış bir ülke. 2018 yılında başlatılan uygulamada, 16 yaş ve üzeri araçlarını hurdaya ayıran vatandaşlara 10 bin liraya kadar destek verilmişti.

Bu kampanya sayesinde yüzbinlerce araç trafikten çekilmiş ve piyasada gözle görülür bir hareketlilik sağlanmıştı.

Ayrıca geçmişte sağlanan teşvikler, otomotiv sanayisinin üretim kapasitesini artırmasına ve yan sanayi sektöründe istihdamın yükselmesine de katkıda bulundu.

Dolayısıyla hurda araç yasası, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda makroekonomik etkiler de barındırıyor.

Hurda araç yasası ekonomiye nefes aldıracak

Günümüz Koşullarında Neden Bir Zorunluluk?

Bugünün ekonomik koşullarına bakıldığında, hurda teşviki artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geliyor.

Araç parkı yaşlı: Türkiye’de ortalama araç yaşı Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha yüksek. Bu da hem güvenlik hem de çevresel açıdan dezavantaj yaratıyor.

Yakıt fiyatları yüksek: Eski araçların fazla yakıt tüketimi, kullanıcıların bütçelerini zorluyor. Sıfır araçlara erişim zor: Fiyatların yüksekliği nedeniyle vatandaş yeni araç alamıyor, elindeki eski aracı kullanmaya devam ediyor.

Ekonomi canlanmalı: Otomotiv sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri. Hurda teşviki, bu alanda yeni bir ivme yaratabilir.

Hurda Araç Yasası Acil Bir İhtiyaç

TESK Başkanı Bendevi Palandöken’in çağrısı, aslında toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bir konuyu yeniden gündeme taşıdı.

Hurda araç yasası, yalnızca eski araç sahiplerini değil; otomotiv piyasasını, çevreyi, ekonomiyi ve toplum sağlığını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir mesele.

Geçmişte elde edilen olumlu sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda, bu yasanın yeniden yürürlüğe girmesi kaçınılmaz görünüyor.

Üstelik bu düzenleme, hem vatandaşların maddi yükünü hafifletecek, hem de Türkiye’nin çevresel ve ekonomik hedeflerine katkı sağlayacak.

Kısacası hurda araç teşvik yasası, yalnızca eski araçların hurdaya çıkarılması değil, aynı zamanda daha güvenli yollar, daha temiz bir çevre ve daha güçlü bir ekonomi için atılması gereken önemli bir adım.

Türkiye’de trafik yoğunluğu her geçen gün artarken, araç parkının yaşlılığı da ciddi bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yaptığı açıklamada hurda araç teşvik yasasının acilen yeniden yürürlüğe girmesi gerektiğini vurguladı.

Palandöken’e göre bu düzenleme yalnızca vatandaşın yükünü hafifletmekle kalmayacak, aynı zamanda ekonomiye, çevreye ve otomotiv sektörüne de önemli katkılar sağlayacak.

Trafikteki Araç Sayısı 32,6 Milyona Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 32 milyon 600 bini aşmış durumda.

Bu araçların yaklaşık 10 milyona yakını yerli üretim veya ülkemizde montajı yapılan modellerden oluşuyor.

Ancak asıl dikkat çekici nokta, araçların yaş ortalamasının oldukça yüksek olması. Türkiye’de yaklaşık 8 milyon araç 20 yaşın üzerinde ve hurdaya çıkmayı bekliyor.

Yüksek yaşlı araçların trafikte bulunması yalnızca güvenlik riski oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda çevre kirliliğini artırıyor, yakıt tüketimini yükseltiyor ve araç sahipleri için bakım-onarım maliyetlerini katlıyor.

Palandöken, bu nedenle hurda araç yasasının ertelenmeden yeniden gündeme alınması gerektiğini belirterek, “Böyle bir düzenleme hem vatandaşın bütçesine hem de ülke ekonomisine nefes aldıracaktır” dedi.

Geçmiş Uygulamalar Yol Gösterici

Türkiye’de hurda araç teşvikleri daha önce farklı dönemlerde hayata geçirilmişti. 2018 yılında uygulanan son hurda teşviki kapsamında, 16 yaş ve üzeri araç sahipleri bu destekten yararlanabilmişti.

O dönemde 16-20 yaş arası yaklaşık 2,6 milyon araç, 21 yaş üzeri ise 5 milyon araç hurda kapsamına girmiş ve toplamda 7,7 milyon araç için vatandaşlara teşvik imkânı sunulmuştu.

Bu uygulama hem otomotiv piyasasına hareket kazandırmış hem de araç sahiplerinin daha güvenli, konforlu ve düşük maliyetli araçlara yönelmesini sağlamıştı.

Palandöken, benzer bir teşvikin bugün yürürlüğe girmesi halinde çok daha geniş çaplı bir etki yaratacağını belirterek, “2018’den bu yana ekonomik koşullar ve enflasyon baskısı çok değişti.

Şimdi böyle bir adım atıldığında hem piyasalar canlanacak hem de çevresel açıdan olumlu sonuçlar doğacaktır” diye konuştu.

Ekonomiye Katkısı Büyük Olacak

Türkiye’nin her yıl 20 milyon ton hurda ithal ettiğini hatırlatan Palandöken, bu noktada hurda teşvik yasasının ekonomiye sağlayacağı tasarrufa da dikkat çekti.

Yurt dışından alınan hurdaların maliyeti oldukça yüksek. Oysa ülkemizde trafikten çekilmesi gereken milyonlarca araç hâlâ kullanılmaya devam ediyor veya atıl durumda bekletiliyor.

Bu araçların toplanarak geri dönüşüm süreçlerine kazandırılması, ithalatı azaltarak döviz tasarrufu sağlayacak.

Ayrıca otomotiv sektöründe yaşanacak canlanma, yerli üretimi artıracak, fabrikaların kapasitelerini büyütmesine imkân tanıyacak.

İstihdam artışıyla birlikte yan sanayide de hareketlilik oluşacak. Yeni araç talebinin artması, bankaların cazip kredi paketleri sunmasını teşvik edecek ve tüketici için daha ulaşılabilir bir finansman ortamı sağlayacak.

Çevresel ve Sosyal Faydalar

Hurda araçların trafikten çekilmesi yalnızca ekonomik açıdan değil, çevresel ve toplumsal açıdan da kritik önemde.

Yaşlı araçlar yeni nesil araçlara kıyasla daha fazla yakıt tüketiyor ve atmosfere yüksek miktarda karbon salımı yapıyor. Bunun yanında, eski motor teknolojileri gürültü kirliliğini artırıyor.

Hurda yasasıyla birlikte daha düşük emisyonlu, çevre dostu araçların yaygınlaşması hem iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sunacak hem de şehirlerde hava kalitesinin yükselmesine yol açacak.

Ayrıca eski araçların güvenlik donanımları yetersiz olduğu için trafik kazalarında ölüm ve yaralanma oranlarını artırıyor. Yeni araçların devreye girmesiyle trafik güvenliğinin yükselmesi bekleniyor.

Vatandaş İçin Avantajlar

Eski araç sahiplerinin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri, yüksek bakım ve yedek parça maliyetleri.

20 yaşını aşmış birçok araçta sık sık arıza meydana geliyor ve bu durum hem maddi külfet hem de zaman kaybı yaratıyor.

Yeni araçların pazara girmesiyle birlikte kullanıcılar, daha düşük yakıt tüketimi, daha az bakım ihtiyacı ve uzun ömürlü kullanım avantajına sahip olacak.

Ayrıca yeni nesil araçların sunduğu güvenlik donanımları, sürücü ve yolcular için ek bir koruma sağlarken; dijital teknolojiler, sürüş deneyimini daha konforlu hale getirecek. Bu da vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan etki edecek.

Meclisin Açılmasıyla Gündeme Gelmeli

Palandöken, açıklamalarının devamında hurda teşvik yasasının yeni yasama yılıyla birlikte Meclis’in gündemine alınması gerektiğini vurguladı.

“Eylül ayında Meclis açıldığında bu yasa tekrar gündeme getirilmeli. Böylece hem piyasalar hareketlenecek hem de vatandaşlar araçlarını yenileme fırsatı bulacak. Fabrikalar daha çok üretim yapacak, istihdam artacak ve ekonomide canlılık sağlanacak” dedi.

Ayrıca Palandöken, vatandaşların yeni araç alımlarını kolaylaştırmak için düşük faizli kredi imkanlarının da devreye sokulması gerektiğini ifade etti.

Ona göre, cazip finansman seçenekleri sunulduğunda talep artacak, yeni modeller piyasaya girecek ve yollar daha güvenli araçlarla dolacak.

İhtiyaçtan Öte, Zorunluluk

Tüm bu açıklamalar ışığında hurda araç teşvik yasasının yeniden yürürlüğe girmesi bir tercihten ziyade bir zorunluluk olarak görülüyor.

Türkiye’de trafiğe kayıtlı milyonlarca yaşlı araç; hem ekonomiye yük, hem çevreye zarar, hem de insan hayatı için risk teşkil ediyor.

Bu nedenle hurda araçların toplanması, geri dönüşümle ekonomiye kazandırılması, yeni ve güvenli araçların piyasaya girmesi; yalnızca vatandaş için değil, ülke için de uzun vadeli bir kazanç olacak.

Palandöken’in de vurguladığı gibi, “Eski araçların yerine daha güvenli, daha konforlu ve daha ekonomik araçların alınması şart. Bu düzenleme, hem bugünün sorunlarını hafifletecek hem de gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakacak.”