Yargıda dijital devrim başladı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin adalet sisteminde dijital dönüşümün geldiği noktayı ve sağlanan kazanımları kamuoyu ile paylaştı.

Yargıda dijital devrim başladı

Bakan Tunç, yaptığı açıklamada, 2015 yılından itibaren e-tebligat sisteminin yoğun bir şekilde kullanıldığını ve bugüne kadar tam 318 milyon 190 binden fazla e-tebligat gönderildiğini vurguladı.

Bu uygulamanın yalnızca bürokrasiyi hızlandırmakla kalmadığını, aynı zamanda ekonomik ve çevresel anlamda önemli kazanımlar sağladığını da belirtti.

Bakan Tunç, e-tebligat uygulamasının kağıt kullanımını ciddi ölçüde azalttığını ve bu sayede toplam 11 bin 137 ton kağıt tasarrufu sağlandığını ifade etti.

Kağıt tasarrufu doğrudan çevresel faydaya da dönüşmüş durumda; sistem sayesinde 189 bin 324 ağaç kesilmekten korunmuş oldu.

Bu rakam, hem doğaya verilen zararın önlenmesi hem de sürdürülebilirlik açısından büyük bir başarı olarak öne çıkıyor.

Bakan Tunç, bu kazanımların sadece çevresel boyutla sınırlı kalmadığını, ekonomik açıdan da ciddi bir tasarruf sağladığını belirterek, e-tebligat sisteminin uygulanması sayesinde 24 milyar 358 milyon 333 bin lira tasarruf edildiğini açıkladı.

Sosyal medya hesabından da konuyla ilgili paylaşım yapan Bakan, mesajında “Dijital dönüşüm yerli ve milli teknolojiyle adaletin hizmetinde” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin teknoloji alanındaki yetkinliğini adalet sistemine başarıyla entegre ettiğini duyurdu.

Bakan Tunç, bu süreçte teknolojinin sunduğu tüm imkânların adalet sistemine entegre edildiğini ve vatandaşlara daha hızlı, şeffaf ve güvenilir bir hizmet sunulduğunu vurguladı.

Adalette dijital devrim

Dijital Dönüşüm ve E-Tebligatın Önemi

E-tebligat sistemi, hukuki bildirimlerin elektronik ortamda yapılmasını sağlayan bir uygulamadır. Önceleri yazılı tebligatlar, posta ve kargo yoluyla iletilmekteydi.

Bu durum, hem zaman kaybına yol açıyor hem de kağıt ve diğer kaynakların yoğun kullanımını gerektiriyordu.

E-tebligat sistemiyle birlikte, bildirimler dijital ortamda doğrudan ilgili kişilere ulaştırılabiliyor. Böylece süreç hem hızlanıyor hem de masraflar önemli ölçüde azalıyor.

Bakan Tunç’un açıkladığı rakamlar, bu dijital dönüşümün ne kadar etkili olduğunu gözler önüne seriyor. 318 milyonu aşkın e-tebligat gönderimi, adalet sisteminin ne denli yoğun bir şekilde dijitalleştiğini gösteriyor.

Bu sayede vatandaşlar, mahkemeler, avukatlar ve diğer hukuk kurumları arasındaki iletişimde zaman kaybı minimuma indirilmiş oluyor.

Adalette dijital devrim

Çevresel Katkılar

E-tebligat sisteminin çevresel etkisi de oldukça önemli. 11 bin 137 ton kağıt tasarrufu ve 189 bin 324 ağacın kesilmekten kurtarılması, sadece adalet sisteminin değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekosistemi için de büyük bir kazanç.

Ormanların korunması, karbon salınımının azaltılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılması, dijitalleşmenin doğrudan faydaları arasında yer alıyor.

Bu veriler, teknolojinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik kazanımlar da sağlayabileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor.

Ekonomik Katkılar

E-tebligatın sağladığı tasarruf, mali açıdan da dikkat çekici. 24 milyar 358 milyon 333 bin liralık tasarruf, devlet bütçesi açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor. Bu tasarruf, başka alanlarda kullanılabilecek kaynakların serbest kalmasını sağlıyor.

Örneğin, bu bütçe eğitim, sağlık, altyapı ve sosyal hizmetlerde daha etkin bir şekilde değerlendirilebilir. Bakan Tunç’un açıklamalarına göre, dijital dönüşümün ekonomik boyutu, sürdürülebilir adalet hizmetleri için kritik bir unsur olarak ön plana çıkıyor.

Yerli ve Milli Teknolojinin Görevi

Bakan Tunç’un sosyal medya paylaşımında özellikle vurguladığı bir diğer nokta, yerli ve milli teknolojinin adalet sisteminde kullanılması.

Dijitalleşme yalnızca yabancı teknolojilere bağımlı bir süreç değil; aksine Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojilerle sistemin daha güvenli ve sürdürülebilir hale gelmesi hedefleniyor.

Bu yaklaşım, aynı zamanda bilişim sektörüne de ivme kazandırıyor ve yerli yazılım ve donanım üreticilerini destekliyor.

Vatandaş Odaklı Hizmet

Dijital dönüşümün en önemli hedeflerinden biri, vatandaş odaklı hizmet sunmak. E-tebligat sayesinde vatandaşlar, tebligatlarını zamanında ve güvenli bir şekilde alabiliyor.

Ayrıca, bu sistem sayesinde tebligatın ulaşıp ulaşmadığı da anlık olarak takip edilebiliyor. Bu durum, hukuki süreçlerde şeffaflığı artırırken, vatandaşların haklarının korunmasını da sağlıyor.

Gelecek Perspektifi

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamaları, Türkiye’nin adalet sisteminde dijitalleşme yönünde attığı adımların sadece başlangıç olduğunu gösteriyor.

Önümüzdeki yıllarda, yapay zekâ destekli karar destek sistemleri, elektronik dava dosyaları ve daha fazla dijital hizmet ile süreçlerin daha da hızlanması ve etkinleşmesi hedefleniyor.

Böylece, adalet sistemi hem vatandaşlar hem de hukuk profesyonelleri için daha erişilebilir ve verimli hale gelecek.

E-tebligat uygulaması ve dijital dönüşüm girişimleri, Türkiye’nin adalet sisteminde çağdaş teknolojiyi etkin bir şekilde kullanma yönündeki kararlılığını ortaya koyuyor.

318 milyonun üzerinde e-tebligat, 11 bin ton kağıt tasarrufu, 189 bin ağacın korunması ve 24 milyar liraya yakın ekonomik kazanç, bu sürecin somut sonuçlarını gösteriyor.

Bakan Tunç’un paylaştığı veriler, teknolojinin adalet hizmetlerini hızlandırmak, maliyetleri azaltmak ve çevresel etkileri minimize etmek için ne denli etkili bir araç olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye, yerli ve milli teknolojisini adaletin hizmetine sunarak, hem vatandaşlarına hem de doğaya fayda sağlayan sürdürülebilir bir sistem inşa ediyor.

Adalet Bakanlığı, son yıllarda yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları ile yargı süreçlerini hızlandırırken aynı zamanda ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor.

Bakan Tunç’un paylaştığı bilgilere göre, Bakanlık, yerli ve milli kaynaklarla geliştirdiği proje ve uygulamalar sayesinde zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırarak vatandaşların ve kurumların işlemlerini daha hızlı, güvenli ve erişilebilir bir şekilde gerçekleştirmelerine imkan tanıyor.

Bu dönüşüm, sadece işlemlerin kolaylaşmasını sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda kaynak tasarrufu ve maliyetlerin düşürülmesiyle ekonomik değer yaratıyor.

Bakan Tunç, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Kendi kaynaklarımızla, yerli ve milli imkânlarımızla hayata geçirdiğimiz proje ve uygulamalar ile zaman ve mekan sınırlarını ortadan kaldırıyoruz. Böylece işlemleri hızlandırırken, sağladığımız tasarruflarla ülke ekonomisine katkı sunuyoruz." Bu yaklaşım, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda ekonomik ve çevresel bir strateji olduğunu da gösteriyor.

Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile Yargıda Dijital Devrim

Adalet Bakanlığı’nın en önemli teknolojik atılımlarından biri olan Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP), yargı hizmetlerinin dijitalleşmesini sağlayarak Türkiye’deki hukuk sisteminde adeta bir devrim niteliği taşıyor.

UYAP, 24’ü uluslararası olmak üzere toplam 47 ödüle layık görülerek hem ülke içi hem de uluslararası alanda örnek bir model olarak öne çıktı.

2007 yılında hayata geçirilen UYAP, bugüne kadar toplam 59 kurum ve kuruluş ile 196 entegrasyon gerçekleştirerek bilgi ve belge akışını saniyeler içinde sağlayabilen bir sistem haline geldi.

UYAP’ın kullanıcı verileri de sistemin geniş kapsamını ve etkinliğini ortaya koyuyor. Sistemde vatandaş portalı üzerinden 24,6 milyon kişi işlem yaparken, avukat portalı 209 bin, uzlaştırmacı portalı 19 bin, bilirkişi portalı 83 bin, arabulucu portalı 48 bin ve e-satış portalı ise 3 milyon kullanıcıya hizmet sunuyor.

Bu rakamlar, UYAP’ın hem yargı süreçlerinin hızlanmasında hem de vatandaş ve hukuk profesyonellerinin işlerini kolaylaştırmada ne denli etkili olduğunu gösteriyor.

SEGBİS ile Ulaşım ve Zaman Tasarrufu

Adalet Bakanlığı, sadece belge ve bilgi yönetimini dijitalleştirmekle kalmadı; aynı zamanda duruşmalarda fiziksel katılım ihtiyacını da azaltan teknolojik çözümler geliştirdi.

Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) bu alandaki en dikkat çekici uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor.

SEGBİS sayesinde tutuklu ve hükümlülerin duruşma salonlarına nakli, vatandaşların uzaktaki mahkemeye giderek ifade vermesi gibi süreçler ortadan kaldırıldı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, SEGBİS’in uygulanmaya başlandığı 2013 yılından itibaren toplam 4 bin 807 cihaz kurulumu gerçekleştirildi ve bu cihazlar üzerinden 6 milyon 799 bin 947 video konferans görüşmesi yapılması sağlandı. Bu sayede hem zaman hem de maliyet açısından büyük bir tasarruf elde edildi.

Bununla birlikte, e-duruşma sistemi de hukuk mahkemelerindeki yargılamaların çevrimiçi olarak yürütülmesini mümkün kıldı.

15 Eylül 2020 tarihinden itibaren e-duruşma sistemi ile 3 milyon 705 bin 97 duruşma gerçekleştirildi. Bu sistem, mahkeme salonuna fiziksel olarak gitmenin gerekliliğini ortadan kaldırarak yargı sürecinde hem taraflar hem de avukatlar için büyük bir kolaylık sağladı.

E-Tebligat ile Kağıt ve Zaman Tasarrufu

Dijital dönüşümün bir diğer önemli ayağı ise e-tebligat sistemi oldu. Geleneksel yöntemlerle haftalar süren tebligat işlemleri, elektronik sistemle saniyeler içinde tamamlanabilir hale geldi. Bu süreç hem yargının etkinliğini artırıyor hem de doğaya katkı sağlıyor.

Bakanlık verilerine göre, 2015 yılından günümüze kadar 318 milyon 190 binin üzerinde e-tebligat gönderildi.

Bu uygulama sayesinde 11 bin 137 ağaç kesilmekten kurtarılırken, 189 bin 324 ton kağıt tasarrufu sağlandı ve 24 milyar 358 milyon 333 bin lira ekonomik kazanç elde edildi.

Bu veriler, Adalet Bakanlığı’nın dijitalleşme yolculuğunun yalnızca teknolojik yeniliklerle sınırlı olmadığını; aynı zamanda çevresel ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir yaklaşımı da benimsediğini ortaya koyuyor.

Yapay Zeka ve Modern Yazılım Altyapısı

Bakan Tunç, Adalet Bakanlığı’nın geleceğe yönelik vizyonunu da paylaştı. Hukukun üstünlüğünü esas alan ve gecikmeyen bir adalet sistemi hedefleyen Bakanlık, kullanıcı memnuniyetini önceliklendiren modern bir yazılım altyapısı ile bilişim sistemlerini sürekli olarak güncellemeye devam edecek. Bu bağlamda, yapay zekaya dayalı uygulamaların geliştirilmesi planlanıyor.

Yapay zekanın adalet hizmetlerinde kullanılmasıyla süreçlerin daha hızlı, güvenli ve etkin bir şekilde sonuçlanması hedefleniyor.

Bu sayede yargı mekanizması, yalnızca hızlı ve güvenilir hale gelmekle kalmayacak, aynı zamanda veri analizi ve risk yönetimi gibi alanlarda da ileri düzey çözümler sunabilecek.

Dijital Dönüşümün Ülke Ekonomisine Katkısı

Bakan Tunç’un açıklamaları, dijital dönüşümün yargı sistemine sağladığı katkıların ötesinde, ülke ekonomisine olan etkisini de ortaya koyuyor.

Yerli ve milli kaynaklarla hayata geçirilen projeler sayesinde hem maliyetler düşüyor hem de kaynakların etkin kullanımı sağlanıyor.

Bu sayede kamu harcamalarında ciddi bir tasarruf elde edilirken, vatandaşların ve kurumların zamandan kazanması, ekonomik verimliliği artırıyor.

Bakanlığın teknolojik yatırımları, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası arenada örnek bir model olarak tanınmasına da katkıda bulunuyor.

UYAP ve SEGBİS gibi projeler, yalnızca ülke içi yargı süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor; uluslararası ödüller alarak Türkiye’nin dijital dönüşümdeki liderliğini de pekiştiriyor.

Adalet Bakanlığı’nın dijital dönüşüm çalışmaları, Türkiye’de yargı hizmetlerinin hem hızını hem de etkinliğini artırırken, ekonomik ve çevresel tasarruflar sağlıyor.

UYAP, SEGBİS, e-duruşma ve e-tebligat gibi sistemler, modern teknoloji kullanılarak yargının erişilebilirliğini artırırken, vatandaşların ve hukuk profesyonellerinin işlerini kolaylaştırıyor.

Bakanlık, aynı zamanda yapay zekaya dayalı uygulamalarla geleceğin yargı sistemini inşa etmeye devam ediyor.

Bu bütüncül yaklaşım, dijital dönüşümün yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda ülke ekonomisine ve toplumsal sürdürülebilirliğe olan katkısını da gözler önüne seriyor.

Adalet Bakanlığı’nın teknolojik yatırımları, Türkiye’de adalet hizmetlerini modernize etmekle kalmayıp, kaynak tasarrufu ve ekonomik katkı sağlayan kapsamlı bir dijital dönüşüm örneği olarak öne çıkıyor.

Bu çalışmalar, yargı sistemini daha hızlı, şeffaf ve erişilebilir hale getirirken, aynı zamanda ülkenin ekonomik büyümesine ve sürdürülebilir kalkınmasına doğrudan katkı sunuyor.