Öğrenci yurtları cep yakıyor: Barınma krizi derinleşiyor
2025–2026 akademik yılı başlamadan önce açıklanan yeni yurt ücretleri, Türkiye’de üniversite öğrencilerinin barınma sorununu bir kez daha gündemin ilk sıralarına taşıdı.

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki vakıf üniversiteleri ile özel yurtların fiyat politikaları, hem öğrencileri hem de ailelerini büyük bir ekonomik baskı altına sokmuş durumda.
Tek kişilik odaların yıllık ücretleri, bazı üniversite yurtlarında 184 bin TL’den başlarken, özel işletmeler tarafından sunulan lüks yurtlarda bu rakam 777 bin TL’ye kadar yükseliyor. Bu tablo, gençlerin eğitim hayatlarını sürdürürken karşı karşıya kaldıkları barınma maliyetinin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Vakıf Üniversitelerinde Yurt Fiyatları: Prestijli Etiketin Bedeli
Özellikle İstanbul ve Ankara’da faaliyet gösteren prestijli vakıf üniversiteleri, öğrencilerine farklı standartlarda yurt seçenekleri sunuyor.
Üniversite bünyesindeki yurtlarda fiyatlar tek kişilik odalarda 184 bin TL’den başlıyor. İki veya üç kişilik odalarda fiyatlar bir miktar düşse de, ortalama 100 bin TL’nin altına inmek neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.
Üniversiteler, bu yüksek ücretleri sundukları imkanlarla gerekçelendiriyor. Güvenlik hizmetleri, spor salonları, kütüphanelere yakınlık, yemek imkanı ve 7/24 internet erişimi gibi olanaklar öğrencilere cazip gösterilse de, çoğu aile için bu maliyetler karşılanamayacak düzeyde.
Üstelik birçok vakıf üniversitesinde yurt sayısı, talebi karşılamaya yetmediği için öğrenciler dışarıdaki özel yurtlara veya kiralık dairelere yönelmek zorunda kalıyor.
Özel Yurtlarda Fiyatlar Dudak Uçuklatıyor
Barınma krizinin en çarpıcı boyutu özel yurtlarda görülüyor. Öğrencilerin büyük çoğunluğu, üniversite yurtlarında yer bulamadığında çareyi özel yurtlarda arıyor.
Ancak burada karşılaşılan fiyatlar, neredeyse bir aile bütçesini altüst edecek düzeyde. İstanbul’un merkezi semtlerinde bulunan özel yurtlarda tek kişilik odaların fiyatı 500 bin TL’den başlıyor ve 777 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Bu rakamlar, bir öğrencinin yıllık barınma masrafının neredeyse bir konut kredisi taksitine eş değer hale geldiğini gösteriyor.
Yurt işletmeleri yüksek kira maliyetleri, artan enerji giderleri ve personel masraflarını gerekçe gösterse de, birçok aile bu fiyatların öğrencileri eğitimden uzaklaştırdığını düşünüyor.
Ailelerin ve Öğrencilerin Yükü Artıyor
Yurt ücretlerindeki artış yalnızca öğrencileri değil, aynı zamanda ailelerini de derinden etkiliyor. Türkiye’deki hane gelir düzeyleri dikkate alındığında, bir öğrencinin yalnızca yurt masrafı için 200 bin TL ile 700 bin TL arasında bir bütçe ayırması pek çok aile için mümkün değil.
Bunun üzerine yemek, ulaşım, kırtasiye ve sosyal yaşam masrafları eklendiğinde, üniversite eğitimi giderek büyük bir mali külfete dönüşüyor.
Anadolu’nun farklı şehirlerinden büyükşehirlere gelen öğrenciler, burs ve kredi imkanlarına rağmen çoğu zaman barınma sorununu çözmekte zorlanıyor.
KYK yurtları her yıl yoğun talep gördüğü için kontenjanlar hızla doluyor. Bu nedenle binlerce öğrenci ya yüksek ücretli özel yurtlara yöneliyor ya da birkaç arkadaş birleşerek ev kiralamak zorunda kalıyor. Ancak son yıllarda kiraların da fahiş düzeylere ulaşması, bu seçeneği de zora sokmuş durumda.
KYK Yurtları ve Kapasite Sorunu
Devlet tarafından işletilen KYK (Kredi ve Yurtlar Kurumu) yurtları, öğrenciler için en uygun maliyetli barınma seçeneği olmaya devam ediyor.
2025 yılı itibarıyla KYK yurtlarında kalan bir öğrenciden alınan yıllık ücret, özel yurtların yanında oldukça düşük kalıyor.
Ancak KYK yurtlarının kapasitesi, üniversiteye başlayan yüzbinlerce öğrenciyi barındırmak için yeterli değil.
Her yıl on binlerce öğrenci, başvurduğu halde KYK yurtlarında kendisine yer çıkmadığını öğreniyor. Bu öğrenciler ya vakıf üniversitelerinin yurtlarını tercih etmek zorunda kalıyor ya da özel yurtların kapısını çalıyor. Talebin yüksek olması ise, özel sektörün fiyatları daha da yukarı çekmesine zemin hazırlıyor.
Yurtların Sağladığı İmkanlar: Lüks mü, İhtiyaç mı?
Özel yurtlar, yüksek fiyatlarını savunurken genellikle sundukları hizmetleri ön plana çıkarıyor. Tek kişilik odalarda özel banyo, oda temizliği, sınırsız internet, güvenlik kameraları, yemek hizmeti ve hatta spor salonu, sauna gibi ekstralar, öğrencilere "lüks" bir yaşam vaadi sunuyor.
Ancak birçok öğrenci ve veli, bu hizmetlerin bir eğitim döneminde 500-700 bin TL gibi fahiş bir rakamı haklı çıkaramayacağını düşünüyor.
Öğrencilerin asıl ihtiyacı güvenli, erişilebilir ve ekonomik barınma koşulları iken, piyasadaki yurt seçeneklerinin büyük kısmı bu ihtiyacı karşılamaktan ziyade, yüksek gelir grubuna hitap eden bir yaşam tarzını pazarlamaya çalışıyor.
Kiralık Ev Seçeneği: Artık Çözüm Değil
Geçmiş yıllarda öğrenciler için özel yurtlara alternatif olarak görülen kiralık daireler de artık ekonomik bir seçenek olmaktan çıkmış durumda.
Özellikle büyükşehirlerde artan kira fiyatları, öğrencilerin birkaç kişi birleşerek ev tutmasını bile zorlaştırıyor.
Örneğin İstanbul’un merkezi semtlerinde 2+1 bir dairenin aylık kira bedeli 30 bin TL’yi aşmış durumda. Yıllık kira masrafı hesaplandığında, bu rakam bir özel yurt ücretine yaklaşabiliyor.
Ayrıca depozito, aidat, faturalar ve ev eşyası gibi ek giderler düşünüldüğünde, öğrencilerin barınma yükü daha da artıyor.
Uzmanlardan Çözüm Önerileri
Eğitim uzmanları ve sivil toplum kuruluşları, öğrenci barınma krizine yönelik çeşitli çözüm önerileri sunuyor.
Bunların başında KYK yurtlarının kapasitesinin artırılması, yeni devlet yurtlarının inşa edilmesi ve barınma desteği için öğrencilere nakit yardım yapılması geliyor.
Ayrıca, özel yurtların fiyat politikalarını denetleyen bir mekanizmanın kurulması gerektiği dile getiriliyor. Uzmanlara göre, denetim mekanizmalarının eksikliği, bazı özel işletmelerin fahiş fiyatlarla öğrenci ve aileleri zor durumda bırakmasına yol açıyor.
Öğrencilerin Gelecek Kaygısı Derinleşiyor
Yüksek yurt ücretleri yalnızca maddi değil, psikolojik açıdan da öğrenciler üzerinde baskı oluşturuyor. Üniversiteye adım atan gençler, eğitimlerine odaklanmak yerine barınma sorununu çözmek için yoğun bir çaba harcamak zorunda kalıyor. Bu durum, öğrencilerin ders başarılarını ve sosyal yaşamlarını da olumsuz etkiliyor.
Bazı öğrenciler, barınma maliyetlerini karşılamak için yarı zamanlı işlerde çalışmayı tercih ediyor. Ancak bu da eğitim sürecine tam anlamıyla odaklanmayı zorlaştırıyor.
Ailelerinden yeterli maddi destek alamayan öğrenciler ise burs ve kredi arayışına giriyor, ancak bu da çoğu zaman yetersiz kalıyor.
Eğitim Hakkı Ekonomik Bir Lüks Olmamalı
2025–2026 akademik yılı öncesinde açıklanan yurt ücretleri, üniversite öğrencilerinin barınma sorununu en keskin şekilde ortaya koyuyor.
Tek kişilik odaların 184 bin TL’den başlayıp 777 bin TL’ye kadar ulaşması, eğitim hakkının ekonomik bir lükse dönüşme tehlikesini gözler önüne seriyor.
Gençlerin geleceğini inşa etmeleri için en temel ihtiyaç olan barınma hakkının, bu denli yüksek maliyetlerle sınırlandırılması toplumsal bir sorun haline gelmiş durumda.
Öğrencilerin yalnızca eğitimlerine odaklanabilmeleri için, devletin, üniversitelerin ve özel sektörün ortak çözümler üretmesi artık kaçınılmaz görünüyor.
Her yıl olduğu gibi yeni akademik dönemin yaklaşmasıyla birlikte üniversite öğrencilerinin en büyük sorunlarından biri olan barınma meselesi yeniden gündemin ön sıralarına oturmuş durumda.
Türkiye’nin büyükşehirlerinde üniversite okumak, yalnızca eğitim masraflarıyla değil, aynı zamanda barınma maliyetleriyle de öğrenciler ve aileler için ciddi bir yük anlamına geliyor.
Özellikle İstanbul ve Ankara gibi öğrenci nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde, vakıf üniversitelerinin kendi yurtlarının ve özel öğrenci yurtlarının açıkladığı yeni fiyatlar, ev kiralarının dahi üstüne çıkmış durumda.
2025–2026 akademik yılı için duyurulan ücretler, artık yalnızca bir barınma maliyeti değil, adeta ikinci bir öğrenim harcına dönüşmüş görünüyor.
Tek kişilik odalardan paylaşımlı seçeneklere kadar geniş bir yelpazede sunulan konaklama imkanları, kağıt üzerinde öğrencilere çeşitlilik sunsa da, açıklanan rakamlar öğrencilerin ve ailelerin bütçelerini ciddi biçimde zorlayacak düzeyde.
Öyle ki bazı özel yurtların fiyatları, vakıf üniversitelerinin eğitim ücretleriyle yarışıyor, hatta kimi örneklerde onları geride bırakıyor.
Vakıf Üniversiteleri Yurtlarında Fiyatlar Uçuşta
Türkiye’nin önde gelen vakıf üniversitelerinden Yeditepe, Sabancı, Bilkent ve Koç’un açıkladığı yeni yurt ücretleri, öğrenciler için “konforlu barınma” ile “yüksek maliyet” ikilemini daha da görünür kıldı.
Yeditepe Üniversitesi 2025–2026 akademik yılı için tek kişilik odaların yıllık ücretini 260.000 TL olarak duyurdu. Sabancı Üniversitesi’nde iki kişilik odalar için yıllık 282.000 TL talep ediliyor.
Bilkent Üniversitesi’nde özel banyolu, tuvaletli ve ortak mutfaklı karyolalı odalar dönemlik 203.100 TL. Yılın tamamında bu rakam 406.200 TL’ye ulaşıyor.
Koç Üniversitesi’nin Henry Ford Yurdu’nda ise tek kişilik banyolu odalar 461.800 TL’ye kadar çıkmış durumda.
Bu rakamlar, yalnızca barınma için talep edilen ücretlerin, birçok öğrencinin burslu eğitim aldığı üniversitelerdeki öğrenim bedelleriyle eşdeğer seviyelere gelmiş olduğunu gösteriyor.
Özel Yurtlarda Lüks Konaklama Bedeli
Üniversitelerin yurtlarının yanı sıra özel girişimler tarafından işletilen yurtlar da öğrenciler için önemli bir seçenek. Ancak burada karşılaşılan fiyatlar, çoğu aile için ulaşılması güç seviyelerde.
İstanbul Beşiktaş’ta yer alan Sabiha Hanım Erkek Öğrenci Yurdu’nda tek kişilik odalar için yıllık ücret 268.000 TL.
Rafine Kız Öğrenci Yurdu tek kişilik oda için 435.000 TL talep ediyor.
Stüdyo Santral Kız Öğrenci Yurdu’nda fiyatlar 525.000 TL seviyesinde.
Şişli’deki Birgül Hanım Yurdu ise zirvede: Tek kişilik odalar için yıllık 600.000 TL.
Öğrenciler arasında popüler seçeneklerden Republica’da ise Single Premium Room (1A) kategorisi aylık 77.700 TL. Bu da bir akademik yıl boyunca yaklaşık 777.000 TL’lik astronomik bir maliyete karşılık geliyor.
Bununla birlikte, görece daha uygun fiyatlı seçenekler de bulunuyor. Örneğin Avcılar’da faaliyet gösteren İstanyurt Kız Öğrenci Yurdu tek kişilik VIP odaları için yıllık 184.500 TL talep ediyor. Fatih Vefa Öğrenci Yurdu ise aylık 20.000 TL’lik ücretle akademik yıl boyunca toplamda 200.000 TL’ye denk geliyor.
KYK Yurtları: Yüksek Talep, Sınırlı Kontenjan
Devletin sunduğu KYK yurtları, fiyat bakımından özel ve vakıf yurtlarıyla kıyaslanamayacak kadar uygun. 2024–2025 akademik yılında tiplerine göre değişmekle birlikte ücretler aylık 517,50 TL ile 855 TL arasında değişiyordu.
Ancak 2025–2026 dönemi için henüz yeni rakamlar açıklanmış değil. Yine de KYK yurtlarının en önemli dezavantajı, yoğun talep nedeniyle her başvuran öğrenciye yer tahsis edilememesi.
Dolayısıyla birçok öğrenci, devlet yurtlarına yerleşemediğinde özel yurtlara yönelmek zorunda kalıyor ya da başka konaklama seçeneklerini değerlendirmek durumunda kalıyor.
Alternatif Çözümler: Evler, Paylaşımlı Daireler ve Aile Yanı
Yurt fiyatlarının ulaştığı seviyeler, öğrencileri farklı çözümler aramaya yöneltiyor. Bunların başında paylaşımlı öğrenci evleri geliyor.
Ev kiralarının da ciddi ölçüde arttığı büyük şehirlerde, öğrenciler genellikle birkaç kişi bir araya gelerek kira ve faturaları paylaşıyor.
Bu yöntem, maliyeti düşürse de beraberinde temizlik, güvenlik ve ev arkadaşlarıyla uyum sorunlarını getirebiliyor.
Bir diğer seçenek, aile yanında kalmak. Özellikle İstanbul veya Ankara’da ailesi yaşayan öğrenciler için en düşük maliyetli çözüm bu.
Ancak bu durumda da kampüs uzaklığı ve sosyal hayatın sınırlanması önemli dezavantajlar arasında yer alıyor.
Yurtların ise hâlâ pek çok öğrenci için cazip olmasının nedeni, 24 saat güvenlik, düzenli temizlik hizmeti, yemek imkânı ve kampüse yakınlık gibi avantajlar.
Buna karşılık, fiyatların konuma ve yurdun sunduğu olanaklara göre çok ciddi farklılık göstermesi, öğrencilerin kararını zorlaştırıyor.
Ayrıca odada kişi sayısı arttıkça maliyet düşüyor; iki veya üç kişilik odalar daha uygun fiyatlarla sunulurken, tek kişilik odalar neredeyse lüks konaklama fiyatına satılıyor.
Barınma, Eğitimden Daha Zorlayıcı
Giderek artan maliyetler, öğrenciler için barınmayı eğitimden bağımsız, başlı başına büyük bir sorun haline getirmiş durumda.
Bazı özel yurtların fiyatlarının özel üniversitelerin eğitim ücretleriyle yarışır hale gelmesi, barınma sorununun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal boyutunu da ortaya koyuyor.
Aileler için yeni akademik dönem bütçe planlamasında en ağır kalemlerden biri artık barınma olacak gibi görünüyor.
Öğrenciler ise bu tablo karşısında, ya ailelerinden daha fazla destek almak zorunda kalıyor ya da burs, kredi ve ek iş gibi kaynaklara yöneliyor.
Türkiye’de üniversite öğrencilerinin en temel ihtiyaçlarından biri olan barınma, artık yalnızca bir çatı ve yatak bulma meselesi olmaktan çıktı.
Yükselen fiyatlar, gençlerin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor; sosyal yaşamdan ders başarısına kadar birçok alanı belirleyen bir faktör haline geliyor.
Önümüzdeki yıllarda bu konuda alınacak önlemler, hem öğrencilerin hem de ailelerin omuzlarındaki yükü hafifletmek açısından kritik önem taşıyor.