Kira ve konutta denge, ekonomide umut: Türkiye’de finansal istikrar yolu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek beklentilerini değerlendirdiği açıklamalarında, enflasyon ve faiz oranlarında gözlenen düşüş eğiliminin önümüzdeki dönemde finansal erişim açısından olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Kira ve konutta denge, ekonomide umut: Türkiye’de finansal istikrar yolu

Yılmaz, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu çerçevesinde düzenlenen ‘Geleneksel MÜSİAD Ankara İftar Programı’na katılarak, ekonomik perspektiflere dair önemli mesajlar verdi.

Program sırasında yaptığı konuşmada Yılmaz, hükümetin önceliklerinin başında enflasyonu düşürmek, makro finansal istikrarı güçlendirmek ve öngörülebilirliği artırmak bulunduğunu vurguladı.

Bu bağlamda, ekonomik politikaların temel amacının hem finansal istikrarı sağlamlaştırmak hem de reel sektöre güven ortamı yaratmak olduğuna dikkat çekti.

Türkiye ekonomisinde yeni dönem Daha düşük faiz, daha sağlıklı finans

Enflasyon ve Faizlerde Düşüş Eğilimi

Yılmaz, Türkiye ekonomisinin enflasyon ve faiz oranları açısından olumlu bir döneme girdiğini belirterek, “Enflasyon ve faizlerde düşüş trendi açık şekilde görülüyor.

Bu alanda kayda değer mesafe kat ettik,” dedi. 2024 yılı Mayıs ayında enflasyon oranının yüzde 75,5 ile zirveye ulaştığını hatırlatan Yılmaz, o tarihten itibaren yaklaşık 45 puanlık bir gerileme yaşandığını ifade etti.

Geçen yılı ise yüzde 30’un biraz üzerinde kapattıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bu yılın ilk iki ayında enflasyonun beklentilerin biraz üzerinde gerçekleştiğini ancak bunun mevsimsel ve geçici etkilerden kaynaklandığını vurguladı.

Yılmaz, özellikle temel tüketim mallarında enflasyon oranlarının yüzde 17 civarına kadar düştüğünü, buna karşın hizmet sektöründe özellikle kira ve eğitim gibi alanlarda enflasyonun geriden geldiğini ve bu kalemlerde de iyileşmenin yavaş yavaş gözlemlendiğini aktardı.

Bu bağlamda, kira ve konut fiyatlarında dengeleyici bir sürecin başladığını belirterek, hem kira hem de ev fiyatlarının daha sağlıklı bir patikaya doğru ilerlediğini ifade etti.

Türkiye ekonomisinde yeni dönem Daha düşük faiz, daha sağlıklı finans

Kira ve Konut Piyasasında Denge

Yılmaz, kira ve konut fiyatlarındaki denge sürecine dikkat çekerek, bu durumun piyasalar için olumlu bir gösterge olduğunu söyledi.

“Kira ve konut fiyatları arasındaki dengelenmenin oluştuğu daha sağlıklı bir patikaya girmiş durumdayız. Önümüzdeki dönemde kiralarda da ev fiyatlarında da daha dengeli bir seyir bekliyoruz,” diyerek, enflasyonun genel olarak düşüş yönünde ilerlediğini ve finansal ortamın daha istikrarlı bir hâl aldığını dile getirdi. Bu, yatırımcı ve tüketiciler açısından ekonomik öngörülebilirliği artıran bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik yönetiminde temel hedefin, hem fiyat istikrarını sağlamak hem de reel sektörün ihtiyaçlarına cevap vermek olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede alınan makro politikaların, finansal sistemde istikrar ve güven ortamı oluşturduğunu, bunun da özel sektör ve yatırımcılar açısından uzun vadeli faydalar sunduğunu belirtti.

Türkiye ekonomisinde yeni dönem Daha düşük faiz, daha sağlıklı finans

2026 İçin Finansal Beklentiler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 2026 yılına dair finansal öngörülerini de paylaştı. Yılmaz, özel sektör açısından finansmana erişim ve finansal şartların bu yıl daha elverişli hâle geleceğini ifade etti.

“2026 yılı, finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak. Biz, genel makro istikrarı sağlayarak bu olumlu gelişmeyi desteklemeye çalışıyoruz,” diyerek, hükümetin ekonomideki toparlanmayı destekleyen politikalarını özetledi.

Bu noktada Yılmaz, yalnızca enflasyon ve faizlerin düşmesini beklemekle kalmayıp, aynı zamanda seçici politikalarla reel sektörü desteklediklerini vurguladı.

Bu yaklaşım, ekonomik iyileşmenin sadece istatistiksel verilere dayalı değil, aynı zamanda reel sektörün büyüme ve yatırım kapasitesini güçlendirecek şekilde planlandığını gösteriyor.

Türkiye ekonomisinde yeni dönem Daha düşük faiz, daha sağlıklı finans

Makroekonomik Hedefler ve Öngörülebilirlik

Yılmaz, konuşmasında makroekonomik hedeflere de değinerek, temel önceliklerin enflasyonun düşürülmesi, finansal istikrarın güçlendirilmesi ve öngörülebilirliğin artırılması olduğunu belirtti.

Bu hedefler, ekonomik politikaların yönünü belirleyen kritik unsurlar olarak öne çıkıyor. Hükümet, özellikle ekonomik kararların uzun vadeli etkilerini dikkate alarak, piyasalarda güven ortamı oluşturmayı amaçlıyor.

Enflasyonun düşüş trendine girmesi, yalnızca fiyat istikrarı açısından değil, aynı zamanda halkın satın alma gücü ve yatırım ortamı açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Yılmaz, bu sürecin sürdürülebilir olabilmesi için hem kısa vadeli tedbirlerin hem de uzun vadeli stratejilerin birlikte uygulanmasının şart olduğunu ifade etti.

Türkiye ekonomisinde yeni dönem Daha düşük faiz, daha sağlıklı finans

Reel Sektöre Destek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ekonomik iyileşmenin sadece makro göstergelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda reel sektöre doğrudan yansıması gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda, hükümetin uyguladığı “seçici” destek politikaları, sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik finansal araçlar ve teşvikleri içeriyor. Bu sayede, enflasyon ve faizlerdeki düşüş trendi reel sektör tarafından da hissedilir hâle geliyor.

Yılmaz, “Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumlu gelişmeyi desteklemeye çalışıyoruz. Ama diğer taraftan, bu iyileşmeyi beklemeden seçici politikalarla reel sektörümüzü destekliyoruz,” diyerek, hükümetin ekonomik büyümeyi teşvik eden kapsamlı yaklaşımını özetledi.

Türkiye ekonomisinde yeni dönem Daha düşük faiz, daha sağlıklı finans

Enflasyonun Seyri ve Hizmet Sektörü

Yılmaz, enflasyon düşüşünün özellikle temel mallar üzerinde etkili olduğunu belirtti. Temel ihtiyaç maddelerinde yüzde 17 civarına kadar düşen enflasyon, tüketicilerin bütçesini doğrudan olumlu yönde etkiliyor.

Öte yandan, hizmet sektöründe, özellikle kira ve eğitim alanlarında enflasyonun daha yavaş gerilediğini söyleyen Yılmaz, bu kalemlerdeki iyileşmenin de sürdüğünü ve dengeli bir ekonomik patikaya işaret ettiğini aktardı.

Konut ve kira piyasasındaki dengelenmenin sağlanması, uzun vadeli ekonomik istikrar açısından kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Bu denge, hem yatırımcılar hem de tüketiciler için piyasalarda öngörülebilirlik sağlıyor ve ekonomik planlama sürecini destekliyor.

Genel Ekonomik Perspektif

Genel olarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türkiye’nin ekonomik göstergelerinin pozitif yönde ilerlediğini ve 2026 yılında finansal erişim ile yatırım ortamının iyileşeceğini vurguladı.

Enflasyon ve faizlerdeki düşüş trendi, makro istikrarın güçlenmesi ve seçici destek politikaları, ekonominin hem kısa hem de uzun vadede sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlayacak temel dinamikler olarak öne çıkıyor.

Yılmaz, konuşmasını özetlerken, Türkiye ekonomisinin istikrarlı bir büyüme yolunda olduğunu ve önümüzdeki dönemde reel sektör ile finansal piyasalarda daha olumlu gelişmelerin yaşanacağını belirtti.

Hükümetin hedefinin, ekonomik göstergelerdeki iyileşmeyi sürdürülebilir hâle getirmek ve toplumsal refahı artırmak olduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin enflasyon ve faizlerde düşüş trendine girdiğini, kira ve konut piyasasında denge sağlandığını ve 2026 yılında finansmana erişimin daha olumlu olacağını ifade etti.

Hükümetin politikaları, hem makro istikrarı desteklemeyi hem de reel sektöre doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.

Bu yaklaşım, ekonomik öngörülebilirliği artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.