TCMB’den kredi musluklarına sıkı ayar: Döviz kredileri ve KMH’ye fren
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal istikrarı desteklemek ve para politikasındaki sıkı duruşu güçlendirmek amacıyla makroihtiyati düzenlemelerde yeni adımlar attı.
Merkez Bankası tarafından yapılan duyuruda, özellikle yabancı para cinsinden krediler ile tüketici kredili mevduat hesaplarına (KMH) yönelik zorunlu karşılık uygulamalarında önemli değişikliklere gidildiği belirtildi.
Söz konusu düzenlemelerin temel hedefi, kredi büyümesini daha kontrollü bir patikaya yönlendirmek ve finansal sistemde oluşabilecek riskleri sınırlamak olarak ifade edildi.
Döviz Kredilerine Fren: TCMB Büyüme Sınırını Yarıya İndirdi
TCMB’nin makroihtiyati çerçeveye ilişkin açıklamasında, son dönemde kredi piyasalarında gözlenen gelişmelerin yakından takip edildiği ve bu doğrultuda önleyici politika araçlarının devreye alındığı vurgulandı.
Merkez Bankası, parasal sıkılaşma sürecini destekleyecek şekilde zorunlu karşılık mekanizmasını daha etkin kullanmayı amaçladığını bildirdi.
Bu kapsamda alınan kararların, hem bankacılık sektörü davranışlarını yönlendirmesi hem de makrofinansal dengelerin korunmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Parasal Sıkılaşmada Yeni Perde: Zorunlu Karşılık Mekanizması Devrede
Yapılan düzenlemelerin ilk ayağını, yabancı para cinsinden kredilere uygulanan büyüme sınırındaki değişiklik oluşturuyor.
Daha önce sekiz haftalık dönemler için yüzde 1 olarak belirlenen yabancı para kredi büyüme sınırı, yeni kararla birlikte yüzde 0,5 seviyesine indirildi.
Bu adım, döviz cinsinden kredi kullanımının daha sıkı bir şekilde kontrol altına alınmasını hedefliyor. Merkez Bankası, bu düzenleme ile özellikle kur riski ve bilanço uyumsuzlukları kaynaklı kırılganlıkların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Kredili Mevduat Hesaplarına Yakın Takip: Yüzde 2 Eşiği Aşılıyor mu?
Yabancı para kredilerdeki büyüme sınırının düşürülmesi, bankaların kredi verme politikalarında daha temkinli hareket etmelerini zorunlu kılacak.
Böylece döviz cinsi borçlanmanın hız kesmesi, finansal sistemde döviz likiditesi ve risk yönetimi açısından daha sağlıklı bir yapı oluşmasına katkı sağlayacak.
TCMB, bu düzenlemenin kredi kompozisyonunu Türk lirası ağırlıklı hale getirme hedefiyle de uyumlu olduğunu vurguluyor.
Bankalara Yeni Yükümlülük: Aşan KMH Artışına TL Zorunlu Karşılık
Makroihtiyati düzenlemelerin bir diğer önemli boyutunu ise tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesaplarına (KMH) ilişkin yeni uygulama oluşturuyor.
Merkez Bankası, bankaların KMH bakiyelerinde belirli bir büyüme oranının aşılması halinde zorunlu karşılık yükümlülüğü getirdi.
Sekiz Haftalık İzleme Dönemi: Kredi Büyümesi Artık Daha Sık Ölçülecek
Buna göre, 27 Mart 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasındaki dönemde, bankaların tüketicilere kullandırdıkları kredili mevduat hesaplarının büyüme oranı yüzde 2’nin üzerine çıkarsa, bu artışı aşan tutar kadar Türk lirası cinsinden zorunlu karşılık tesis edilmesi gerekecek.
Esneklik ve İstisnalar: Küçük Ölçekli Bankalara Muafiyet Kapısı
Bu düzenleme ile amaçlanan, tüketici kredileri içinde önemli bir yer tutan kredili mevduat hesaplarının kontrolsüz büyümesini engellemek ve hanehalkı borçluluğunun dengeli bir seyir izlemesini sağlamak olarak öne çıkıyor.
KMH’ler, kısa vadeli ve yüksek faizli yapıları nedeniyle finansal istikrar açısından yakından izlenen kredi türleri arasında yer alıyor.
Merkez Bankası, bu alanda getirilen zorunlu karşılık uygulamasıyla bankaların kredi genişlemesini daha ölçülü bir şekilde yönetmesini hedefliyor.
Finansal İstikrar Vurgusu: TCMB’den Kontrollü Kredi Genişlemesi Mesajı
Öte yandan TCMB, söz konusu uygulamada bankalara belirli ölçüde esneklik de tanıyor. Merkez Bankasınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, aşan limit tutarının belirli bir kısmı için zorunlu karşılık tesis edilmeyebilecek.
Ancak bu muafiyetin, bir sonraki döneme ilişkin büyüme oranı hesaplamasında dikkate alınması şartı bulunuyor.
Böylece, bankaların kısa vadeli sapmalar nedeniyle aşırı yük altına girmesinin önüne geçilirken, uzun vadeli disiplinin korunması amaçlanıyor.
Makroihtiyati Adımlar Sertleşiyor: Tüketici Kredilerine Sıkı Denetim
Düzenleme kapsamında yer alan büyüme oranlarının nasıl hesaplanacağına ilişkin teknik detaylar da Merkez Bankası tarafından netleştirildi.
Buna göre, ilgili büyüme oranları TCMB’nin belirlediği hesaplama yöntemine uygun şekilde sekiz haftada bir, cuma günleri itibarıyla hesaplanacak.
Bu periyodik hesaplama sistemi, kredi büyümesinin düzenli olarak izlenmesini ve gerektiğinde hızlı politika tepkileri verilmesini mümkün kılacak.
Zorunlu karşılık tesisine ilişkin takvim de düzenlemede ayrıntılı biçimde yer aldı. Hesaplama tarihini takip eden iki hafta sonraki cuma günü itibarıyla zorunlu karşılık tesis süreci başlayacak.
Bu yükümlülük, tesis başlangıcını izleyen elli ikinci haftanın perşembe günü sona erecek. Böylece bankalar, yükümlülük sürelerini önceden öngörebilecek ve bilanço yönetimlerini buna göre planlayabilecek.
Merkez Bankası, bankacılık sektöründeki farklı ölçekleri ve iş modellerini de dikkate alarak, belirli bankalar için istisna mekanizması oluşturdu.
TCMB tarafından belirlenen usul ve esaslara göre, limit büyüklükleri veya buna bağlı bir gösterge çerçevesinde belirlenen seviyenin altında kalan bankalara bu madde hükümleri uygulanmayacak. Bu yaklaşım, küçük ölçekli bankaların orantısız şekilde etkilenmesini önlemeyi hedefliyor.
Ayrıca, söz konusu düzenleme kapsamında tesis edilmesi gereken zorunlu karşılık tutarına, Merkez Bankası tarafından belirlenecek usul ve esaslar doğrultusunda indirim uygulanabileceği de belirtildi.
Bu indirim mekanizması, bankaların kredi politikalarında daha dengeli ve ihtiyatlı bir yaklaşım benimsemelerini teşvik edici bir unsur olarak öne çıkıyor.
Genel değerlendirme açısından bakıldığında, TCMB’nin yabancı para krediler ve kredili mevduat hesaplarına yönelik aldığı bu kararlar, makroihtiyati politika setinin daha etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.
Sıkı parasal duruşun desteklenmesi, kredi büyümesinin kontrol altında tutulması ve finansal sistemdeki risklerin azaltılması hedefleri doğrultusunda atılan bu adımların, orta vadede makrofinansal istikrara katkı sağlaması bekleniyor.
Merkez Bankası, önümüzdeki dönemde de ekonomik ve finansal gelişmeleri yakından izleyerek, gerektiğinde ilave tedbirler almaya devam edeceğini ortaya koyuyor.