Gece yarısı dolandırıcılığı: Banka sorumlu
Son dönemde dijital bankacılık işlemlerinde yaşanan dolandırıcılık olayları, hem vatandaşlar hem de bankalar için önemli bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. Bu bağlamda, Konya’da yaşanan son bir olay, tüketici hakları açısından büyük bir önem taşıyor.
46 yaşındaki Mustafa S., hesabından izinsiz olarak 60 bin lira kredi çekildiğini ve 40 bin liranın da faal olmayan bir şirkete havale edildiğini fark etmesiyle hukuki süreci başlattı.
Tüketici Hakem Heyeti ise verdiği karar ile Mustafa S.’yi haklı bulurken, bankayı da kusurlu ilan etti. Bu karar, benzer mağduriyet yaşayan tüketiciler için emsal teşkil ediyor.
Olayın Detayları
Mustafa S., normal bir gününde banka hesabını kontrol ederken hesap hareketlerinde olağan dışı işlemlerle karşılaştı.
Henüz kendisi tarafından onaylanmamış olan 60 bin liralık bir kredi çekilmiş ve aynı zamanda 40 bin lira da faal olmayan bir şirkete transfer edilmişti.
Durumun farkına vardığında, Mustafa S. hemen bankayla iletişime geçti. Ancak banka yetkilileri, sürecin kendilerinin kontrolü dışında gerçekleştiğini savundu ve sorumluluğu tüketiciye yüklemeye çalıştı.
Bu noktada Mustafa S., yasal haklarını kullanarak Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruda bulundu. Başvurusunda, dolandırıcılık olayında herhangi bir ihmali olmadığını ve işlemlerin tamamen banka sistemindeki güvenlik zaafiyeti nedeniyle gerçekleştiğini belirtti.
Ayrıca, söz konusu kredi çekimi ve havale işlemlerinin onayının kendisinden alınmadığını, dolayısıyla tamamen hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti.
Tüketici Hakem Heyeti Kararı
Tüketici Hakem Heyeti, yaptığı detaylı inceleme ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda Mustafa S.’nin haklı olduğuna karar verdi.
Heyet, bankanın gerekli güvenlik önlemlerini yeterince almadığını ve dolandırıcılığın önlenmesinde kusurlu olduğunu tespit etti. Bu karar ile banka, mağduriyetin telafisi için Mustafa S.’ye karşı sorumlu tutuldu.
Heyetin kararında öne çıkan noktalar şu şekilde özetlenebilir: Bankanın müşterinin hesabını korumak için yeterli güvenlik tedbirlerini almadığı, Şüpheli işlemlerin fark edilmesinde bankanın ihmali bulunduğu, Mustafa S.’nin işlemler konusunda herhangi bir suistimali olmadığı, Dolayısıyla mağduriyetin tazmini ve bankanın sorumluluğu kesin olarak belirlenmiştir.
Bu karar, yalnızca Mustafa S. için değil, benzer durumlarla karşılaşabilecek tüm tüketiciler için önemli bir emsal niteliği taşıyor.
Dolandırıcılık ve Bankaların Sorumluluğu
Dijital bankacılığın yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcılık yöntemleri de daha sofistike hâle geldi. Özellikle kimlik avı (phishing), sahte ödeme talepleri ve sosyal mühendislik yöntemleri bankalar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıkların başında geliyor. Bu nedenle bankaların, müşterilerinin hesaplarını koruma sorumluluğu oldukça büyük bir önem taşıyor.
Tüketici Hakem Heyeti’nin bu kararı, bankaların güvenlik önlemlerini artırmaları gerektiğini ve müşteriye düşen sorumluluk ile bankanın sorumluluğu arasındaki dengeyi net bir şekilde ortaya koyuyor.
Heyet, bankaların müşterinin izni olmadan gerçekleşen işlemlerde mutlaka devreye girmesi ve mağduriyetin önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Bankaların Alması Gereken Önlemler
Bu tür dolandırıcılık olaylarının önüne geçebilmek için bankaların bazı kritik önlemleri uygulaması gerekiyor: Hesap hareketlerinin anlık takibi: Şüpheli işlemlerde müşteriye hemen bildirim gönderilmesi, dolandırıcılığın erken fark edilmesini sağlar.
Çok faktörlü doğrulama sistemleri: Özellikle büyük meblağlı işlemlerde SMS veya uygulama onayı gibi ek güvenlik adımlarının zorunlu hale getirilmesi.
Müşteri eğitimi ve bilgilendirme: Dolandırıcılık yöntemleri ve güvenlik önlemleri hakkında müşterilerin bilinçlendirilmesi.
Siber güvenlik altyapısının güçlendirilmesi: Banka sistemlerinde olası saldırılara karşı gelişmiş güvenlik protokollerinin uygulanması.
Tüketici Hakem Heyeti’nin kararında da belirtildiği gibi, bankaların bu önlemleri almaması durumunda müşteriler karşısında hukuki sorumlulukları doğuyor.
Tüketiciler İçin Öneriler
Dolandırıcılık riskinin her geçen gün arttığı günümüzde, tüketicilerin de bazı önlemleri alması büyük önem taşıyor: Hesap hareketlerini düzenli olarak kontrol etmek, Tanımadıkları veya şüpheli kaynaklardan gelen linklere tıklamamak, Kredi ve ödeme işlemlerinde onay mekanizmalarını dikkatle kullanmak, Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında vakit kaybetmeden bankayla iletişime geçmek.
Bu önlemler, hem bireysel mağduriyetlerin önlenmesine yardımcı olur hem de bankaların sistemlerini daha dikkatli kullanmalarını teşvik eder.
Emsal Kararın Önemi
Mustafa S. örneğinde görüldüğü üzere, Tüketici Hakem Heyeti’nin kararı tüketici lehine ve bankanın kusurlu olduğu yönünde bir emsal teşkil ediyor.
Bu karar, benzer mağduriyet yaşayan tüketicilerin yasal haklarını kullanmaları ve bankalardan sorumluluk talep etmeleri açısından yol gösterici nitelikte.
Ayrıca bankaların, müşterilerinin hesap güvenliğini sağlama konusunda daha titiz davranmalarını da zorunlu kılıyor.
Dijitalleşen finans dünyasında hem bankaların hem de tüketicilerin dikkatli ve bilinçli olması gerekiyor. Tüketici Hakem Heyeti’nin bu emsal kararının ardından, benzer olaylarda tüketicilerin haklarını koruma konusunda daha güçlü bir dayanağa sahip olduğu söylenebilir.
Mustafa S.’nin yaşadığı mağduriyet, hukuki süreçle birlikte çözülmüş ve bankanın sorumluluğu net bir şekilde ortaya konmuştur.
Konya’da yaşayan Mustafa S., 2023 yılında bir sabah mobil bankacılık hesabını kontrol ettiğinde büyük bir şok yaşadı.
Bilgisi dışında hesabından 60 bin lira kredi çekilmiş ve ayrıca faal olmayan bir şirkete 40 bin liralık havale yapılmıştı.
İşlemlerin gece saat 03:00 civarında gerçekleştiğini fark eden Mustafa S., bunun üzerine bankanın yeterli güvenlik önlemlerini almadığını iddia ederek Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu ve uğradığı zararın bankaca karşılanmasını talep etti.
Konya’da Banka Dolandırıcılığı Mağduru Mustafa S.’nin Zaferi
Tüketici Hakem Heyeti, Mustafa S.’yi haklı bularak zararın bankaca karşılanmasına karar verdi. Ancak banka, Heyet’in kararına itiraz ederek Konya 2. Tüketici Mahkemesi’ne başvurdu ve kararın iptalini talep etti.
1,5 yıl süren yargılama sürecinin sonunda mahkeme, Mustafa S.’nin lehine karar vererek bankayı kusurlu buldu ve parasının iadesine hükmetti.
Avukat Burak Temizer’in Açıklamaları
Konuya ilişkin açıklama yapan Mustafa S.’nin avukatı Burak Temizer, süreci şöyle özetledi: “Müvekkilimiz Mustafa S., sabah hesabını kontrol ettiğinde gece yarısı 03:00 civarında hesabından kredi çekildiğini ve çekilen paranın bir kısmının faal olmayan bir aracı şirkete aktarıldığını fark etti.
O an dolandırıldığını anladı. Hesabından 60 bin TL kredi çekilmiş ve bunun 40 bin TL’si söz konusu aracı şirkete gönderilmişti.
Müvekkilimiz hemen bankayla irtibata geçerek işlemin iptal edilmesini ve şüpheli işlem nedeniyle inceleme başlatılmasını talep etti.
Ancak banka bu itirazları dikkate almadı. Bunun üzerine Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurduk. Heyet, bankanın gerekli önlemleri almadığını ve dolayısıyla zararın bankaca karşılanması gerektiğine karar verdi.
Banka bu karara karşı çıkarak Tüketici Mahkemesi’nde dava açtı ve ‘sorumluluk bize ait değil, kişi kendi hesabına sahip çıkmalıydı’ savunmasını yaptı.
Ancak mahkeme dosyayı bilirkişiye gönderdi. Bilirkişi raporunda, bankanın yeterli güvenlik önlemlerini almadığı, kredi çekme ve havale işlemlerini durdurabilecek teknolojik önlemleri devreye sokmadığı belirtildi.
Mahkeme, bilirkişi raporunu esas alarak bankanın itirazını reddetti ve Mustafa S.’nin parasının iadesine karar verdi.
Sahtecilik ve dolandırıcılık nedeniyle uğranan zararı bankadan tahsil ettik. Burada önemli olan husus şudur: Dolandırıcılara veya sahtecilere yönelmek bir seçenekti, fakat yeterli güvenlik önlemi almayan ve teknolojik altyapısıyla dolandırıcılığı engelleyemeyen bankaya karşı dava açmayı tercih ettik.
Bankaların Kusursuz Sorumluluğu
Bankalar, müşterilerinin güvenliği için en yüksek seviyede önlem almakla yükümlüdür. Bankalar, en basit ihmallerinden dahi sorumludur.
Dolayısıyla, ‘müşteri hesabına sahip çıksaydı, şifresini güçlü yapsaydı, telefonuna güvenilir olmayan uygulamalar indirmeseydi’ gibi savunmalar her zaman geçerli değildir.
Özellikle gece saatlerinde yapılan kredi çekme ve havale işlemleri, olağan iş akışının dışında olduğu için bankalar bu tür işlemleri şüpheli olarak görüp önlem almak zorundadır.
Mustafa S. örneğinde olduğu gibi, banka gerekli tedbirleri almadığı için zararın tamamı bankaca karşılandı.
Mobil Bankacılık Mağdurlarına Önemli Uyarılar
Avukat Temizer, dolandırıcılık mağdurlarına da önemli önerilerde bulundu: Bilmediğiniz veya şüpheli gördüğünüz internet sitelerine ve linklere tıklamayın. Telefonunuza yükleyeceğiniz programlarda yüzde 100 emin olmadığınız yazılımları kurmayın.
Dolandırıcılar artık birebir kopya siteler oluşturabiliyor. Örneğin, e-Devlet veya bankanızın web sitesine girdiğinizi sanırken dolandırıcıların sitesine yönlendirilebiliyorsunuz.
Bu nedenle internet sitelerini manuel olarak adres çubuğuna yazarak giriş yapın; arama motorları üzerinden yönlendirmelere güvenmeyin.
Banka güvenlik önlemlerini yeterince almadığı durumlarda tüketiciler, dolandırıcılığa uğradığında banka aleyhine tazminat davası açabilir.
Banka müşterisi, bireysel bir kişi ise tüketici statüsünde sayılır ve haklarını korumak için dava açabilir. Mustafa S. örneğinde görüldüğü gibi, gece uyurken hesabından kredi çekilmesi ve dolandırıcıların parayı çekmesi durumunda banka sorumludur.
Sahteciliğe ve dolandırıcılığa karşı hem kişiler hem de bankalar önlem almak zorundadır. Ancak banka, gerekli güvenlik tedbirlerini almadığında, mağduriyetin telafisi için tüketici mahkemelerine başvurmak mümkün ve haklı bir yoldur. Mustafa S.’nin davası, bu bakımdan önemli bir emsal teşkil etmektedir.