Rakamlar uçtu, cepler boş kaldı: Esnaf kuryeler iş bırakıyor

Esnaf kuryeler, 2026 yılı için belirlenen yeni ücret artışlarını yeterli bulmadıklarını açıklayarak önemli bir protesto kararı aldı. Yapılan duyurulara göre, kuryeler 18 Ocak ile 20 Ocak tarihleri arasında motorlarını çalıştırmayacak, başka bir ifadeyle “kontak kapatma” eylemi gerçekleştirecek.

Rakamlar uçtu, cepler boş kaldı: Esnaf kuryeler iş bırakıyor

Bu karar, özellikle büyük şehirlerde teslimat hizmetlerine ciddi bir yavaşlama yaşatabileceği gerekçesiyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Zam var denildi, kazanç yerinde saydı: Kuryeler isyanda

Son yıllarda kuryelik mesleği, özellikle Koronavirüs pandemisinin etkisiyle hızlı bir dönüşüm sürecinden geçti.

Zam var denildi, kazanç yerinde saydı: Kuryeler isyanda

Salgın döneminde uygulanan sokağa çıkma yasakları, sosyal mesafe kuralları ve insanların kalabalık ortamlardan kaçınma isteği, dışarıdan alışveriş ve yemek siparişi alışkanlıklarını ciddi biçimde artırdı.

Zam var denildi, kazanç yerinde saydı: Kuryeler isyanda

Market, restoran ve e-ticaret firmaları siparişlere yetişebilmek için daha fazla kurye istihdam etmeye yönelirken, bu durum sektörde adeta bir patlamaya yol açtı.

Zam var denildi, kazanç yerinde saydı: Kuryeler isyanda

Pandemi öncesinde sınırlı sayıda kişinin tercih ettiği kuryelik, kısa sürede cazip bir gelir kapısı olarak görülmeye başlandı. “Kuryelikte çok para var” söylemi, kulaktan kulağa yayıldı.

Zam var denildi, kazanç yerinde saydı: Kuryeler isyanda

Özellikle işsiz kalan ya da ek gelir arayışına giren binlerce kişi bu alana yöneldi. Motosiklet ehliyeti alan, gerekli belgeleri tamamlayan, motor kiralayan ya da kredi çekerek motosiklet satın alan pek çok kişi, kuryeliği meslek edinmeye başladı.

Zam var denildi, kazanç yerinde saydı: Kuryeler isyanda

Ancak bu hızlı büyüme beraberinde ciddi sorunları da getirdi. Kurye sayısındaki artış, rekabeti yoğunlaştırırken kişi başına düşen kazançların azalmasına neden oldu.

Başlangıçta yüksek gelir elde eden bazı kuryeler zamanla aynı performansla daha az kazandıklarını fark etti.

Sipariş başına ödenen ücretler sabit kalırken, sahadaki kurye sayısının artması işleri paylaşmayı zorlaştırdı. Bu durum, sektörün bir noktada doyuma ulaşmasına yol açtı.

Öte yandan artan hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, bakım ve onarım masrafları, sigorta giderleri ve ekipman maliyetleri kuryelerin üzerindeki ekonomik yükü her geçen gün daha da artırdı.

Birçok esnaf kurye, kendi sigortasını kendisi ödemek zorunda kalırken, motor masraflarını da tamamen cebinden karşılıyor.

Bu şartlar altında açıklanan 2026 maaş zamlarının beklentilerin oldukça altında kalması, tepkilerin fitilini ateşledi.

Kuryeler, yapılan zam oranlarının ne enflasyonu ne de artan giderleri karşılamaya yettiğini savunuyor. Özellikle esnaf kurye olarak çalışanlar, sabit maaşlı çalışanlara kıyasla daha fazla risk aldıklarını, ancak buna rağmen gelirlerinin her geçen yıl eridiğini dile getiriyor.

Trafikte geçirilen uzun saatler, olumsuz hava koşulları, iş kazası riski ve yoğun stres, mesleğin görünmeyen zorlukları arasında yer alıyor.

Bu nedenlerle alınan kontak kapatma kararı, kuryelerin seslerini duyurmak için başvurdukları bir yöntem olarak öne çıkıyor.

18-20 Ocak tarihleri arasında yapılacak eylemle, yetkililerin ve ilgili platformların dikkatinin çekilmesi hedefleniyor.

Kuryeler, taleplerinin yalnızca daha yüksek kazanç olmadığını, aynı zamanda daha adil bir ücretlendirme sistemi ve sürdürülebilir çalışma koşulları olduğunu vurguluyor.

Sektör temsilcileri ise bu durumun hem kuryeler hem de hizmet alan vatandaşlar açısından hassas bir dengeye işaret ettiğini belirtiyor.

Teslimat hizmetleri, özellikle büyük şehirlerde günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda.

Bu nedenle olası bir duraksamanın restoranlardan marketlere, e-ticaret firmalarından son kullanıcıya kadar geniş bir etki alanı oluşturabileceği ifade ediliyor.

Önümüzdeki süreçte taraflar arasında yapılacak görüşmelerin belirleyici olması bekleniyor. Kuryeler, taleplerinin dikkate alınmaması halinde benzer eylemlerin artabileceği sinyalini verirken, sektörün geleceği açısından kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği görüşü ağırlık kazanıyor.

Aksi halde, bir dönem yüksek kazanç vaadiyle cazip görünen kuryelik mesleğinin, uzun vadede sürdürülebilirliğini yitirebileceği endişesi dile getiriliyor.

Pandeminin etkisiyle hızla büyüyen kurye sektörü bugün önemli bir dönemeçten geçiyor. Artan kurye sayısı, düşen kazançlar ve yükselen maliyetler, çalışanları zorlayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

2026 zam oranlarına yönelik memnuniyetsizlikle başlayan bu süreç, yalnızca bir ücret tartışması değil; aynı zamanda kuryelik mesleğinin geleceğine dair daha kapsamlı bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor.

Yeni yılın başlamasıyla birlikte dijital teslimat sektöründe faaliyet gösteren şirketler, kuryelere ödenen paket başı ücretler, kilometre bazlı ödemeler ve haftalık performans bonuslarında artışa gitti.

Ancak açıklanan zam oranları sahada çalışan kuryeleri tatmin etmedi. Birçok kurye, yapılan artışların gerçek kazançlara yansımadığını savunarak kontak kapatma eylemi düzenleyeceklerini duyurdu.

Zam Yapıldı Tepkiler Dinmiyor: Kuryeler Kontak Kapatmaya Hazırlanıyor

Sektörde faaliyet gösteren bazı büyük markalar, 2025 yılı itibarıyla ödeme tablolarında iyileştirmeye gittiklerini kamuoyuna açıkladı.

Buna karşın kuryeler, açıklanan rakamların teoride yüksek görünmesine rağmen pratikte aynı kazanç düzeyinin korunduğunu, yapılan artışların matematiksel düzenlemelerle “göstermelik” kaldığını ifade ediyor.

Haftalık 30 Bin Lira Kazanılabilir İddiası

Teslimat firmalarının kamuoyuyla paylaştığı bilgilere göre, bir kurye haftada ortalama 200 paket teslim ederek yaklaşık 30 bin lira brüt gelir elde edebiliyor.

Bu hesaba göre aylık kazanç 120 bin liraya kadar çıkabiliyor. Şirketler bu rakamları, artan paket başı ücretler ve performansa dayalı bonus sistemleriyle desteklediklerini belirtiyor.

Örneğin bazı markalar, 2 kilometrenin üzerindeki teslimatlar için ödenen ücretlerde yüzde 60’ın üzerinde artış yapıldığını duyurdu.

Bunun yanı sıra haftada 200 ve daha fazla paket dağıtan kuryelere 5 bin liranın üzerinde haftalık bonus ödemesi yapılacağı ifade ediliyor.

Ancak sahadaki kuryeler bu tabloların gerçeği yansıtmadığını düşünüyor. Onlara göre, artış gibi görünen rakamlar iş yoğunluğu, mesafe ve sistemsel kısıtlamalar nedeniyle fiilen elde edilemiyor.

Kuryeler Rakamlar Kağıt Üzerinde Kaldı

Kurye temsilcileri ve bireysel çalışanlar, 2025 yılı başında yapılan zamların günlük kazançlarına somut bir katkı sağlamadığını söylüyor.

Birçok kurye, geçen yıl ile bu yıl arasında reel gelir açısından fark olmadığını, artan maliyetler karşısında kazançlarının eridiğini dile getiriyor.

Bu gerekçelerle kuryeler, 18, 19 ve 20 Ocak tarihlerinde kontak kapatma eylemi yapacaklarını açıkladı. Eyleme katılan kuryeler bu tarihlerde paket teslimatı gerçekleştirmeyecek.

Ancak eylemin tüm kuryeleri kapsamadığı, bazı çalışanların mevcut slot ve vardiya sistemleri kapsamında çalışmaya devam edeceği de belirtiliyor.

Esnaf Kurye Modeli Nasıl İşliyor?

Türkiye’deki kuryelerin büyük bir bölümü “esnaf kurye” statüsünde çalışıyor. Bu modelde kuryeler, herhangi bir şirkete sigortalı çalışan olarak değil, kendi işini yapan bağımsız esnaf olarak faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla belirli bir çalışma saati bulunmuyor.

Günde 8 saat çalışan da var, 16-17 saat direksiyon başında olan da. Kazanç sistemi tamamen yapılan iş miktarına bağlı.

Daha fazla paket, daha fazla kilometre ve daha uzun mesai, teoride daha yüksek gelir anlamına geliyor. Ancak bu durum aynı zamanda daha fazla gider ve yıpranma anlamı da taşıyor.

Başlangıç ve Sürekli Giderler

Esnaf kurye olmak isteyen bir kişi, işe başlamadan önce ciddi bir başlangıç maliyetini göze almak zorunda.

Kask, mont, eldiven, yağmurluk gibi ekipmanlar; motosiklet; gerekli yetki ve çalışma belgeleri; trafik sigortası; sürücü belgesi; şirket kuruluşu ve muhasebeci anlaşması bu maliyetlerin başında geliyor.

İşe başladıktan sonra ise giderler bitmiyor. Kuryeler, çalıştıkları firmaya düzenli olarak fatura kesiyor ve hak edişlerini bu şekilde alıyor.

Ancak bu gelirin içinden motosiklet bakım masrafları, akaryakıt, motorlu taşıtlar vergisi (MTV), trafik sigortası, BAĞ-KUR primleri, muhasebeci ücreti ve çeşitli vergiler (KDV, stopaj, gelir vergisi) ödenmek zorunda. Tüm bu kalemler çıkarıldıktan sonra geriye kalan tutar, kuryenin gerçek kazancı oluyor.

Günde 200 Kilometreye Varan Mesai

Sahada çalışan esnaf kuryeler, bir günde ortalama 200 kilometre yol yaptıklarını belirtiyor. Bir motosikletin 100 kilometrede yaklaşık 3,5 litre yakıt tükettiği hesaba katıldığında, günlük yakıt tüketimi 7 litreye yaklaşıyor.

Güncel akaryakıt fiyatlarıyla bu da günlük yaklaşık 350-400 liralık bir masraf anlamına geliyor. Paket başı ortalama ücretin 70 lira civarında olduğu düşünüldüğünde, bir kuryenin yalnızca günlük yakıt masrafını karşılayabilmesi için yaklaşık 5-6 paket teslim etmesi gerekiyor. Bu hesaplama, diğer giderler dahil edilmeden yapılıyor.

Şartlar Ağır Kazanç Tartışmalı

Bazı kuryeler, tüm bu giderler ve uzun çalışma saatleri dikkate alındığında elde ettikleri net gelirin asgari ücret seviyesine kadar düştüğünü savunuyor.

Sigortalı çalışanlara kıyasla daha fazla risk aldıklarını, sosyal güvencelerinin sınırlı olduğunu ve buna rağmen yüksek vergi ve prim ödediklerini dile getiriyorlar.

Öte yandan esnaf kurye modelinin avantajları ve dezavantajları uzun süredir bilinen bir gerçek. Buna rağmen sektöre olan ilgi azalmıyor.

Düşük giriş bariyeri ve yüksek kazanç vaadi, her geçen gün daha fazla kişinin esnaf kurye olmak için başvurmasına neden oluyor.

Kurye Sayısı Artıyor Pay Küçülüyor

Sektördeki en önemli sorunlardan biri de kurye sayısındaki hızlı artış. Kurye sayısı arttıkça, kişi başına düşen paket sayısı azalıyor. Bu durum doğrudan kazançlara yansıyor.

Özellikle yoğun olmayan saatlerde ve bölgelerde çalışan kuryeler, bekledikleri iş hacmine ulaşmakta zorlanıyor.

Esnaf kurye olmanın “düşük maliyetli ve yüksek kazançlı” bir iş olduğu algısı hâlâ güçlü olsa da sahadaki gerçeklik, bu tablonun her zaman geçerli olmadığını gösteriyor.

Artan rekabet, yükselen giderler ve tartışmalı zam oranları, kuryelerin tepkisini giderek büyütüyor. Kontak kapatma eylemi, bu tepkilerin en somut yansıması olarak görülüyor. Önümüzdeki günlerde hem firmaların hem de kuryelerin nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor.