Cep telefonunda dışa bağımlılık artıyor, yerli üretim gölgede

Türkiye cep telefonu pazarı, yıllık ortalama 12 milyon adetlik satış hacmiyle ülke ekonomisinin önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yerli üretimi teşvik etmeyi amaçlayan çeşitli düzenlemelere ve kısıtlamalara rağmen, ithal cihazlar pazardaki ağırlığını korumaya devam ediyor.

Cep telefonunda dışa bağımlılık artıyor, yerli üretim gölgede

2025 yılı verilerine göre, Türkiye’nin cep telefonu ithalatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 21 artarak 6 milyon adedin üzerine çıkarken, ithalatın maliyeti yaklaşık 3 milyar dolara ulaştı.

Rekor ithalat, düşen ihracat: Türkiye cep telefonu sınavda

Bu durum, yerli üretim hedefleri ile piyasa gerçekleri arasında hâlâ ciddi bir makas olduğunu ortaya koyuyor.

Rekor ithalat, düşen ihracat: Türkiye cep telefonu sınavda

İthalat Rekoru: Yerli Üretimi Gölgeliyor

Son yıllarda hükümet tarafından yerli üretimi desteklemeyi amaçlayan vergi ve yatırım teşvikleri hayata geçirilmiş olmasına rağmen, beklenen etki sınırlı kaldı.

Rekor ithalat, düşen ihracat: Türkiye cep telefonu sınavda

Tüketicilerin tercihlerinin büyük oranda ithal cihazlardan yana olması ve fiyat dengelerinin ithal ürünler lehine şekillenmesi, yerli üretim hedeflerinin önünde önemli bir engel oluşturuyor.

Rekor ithalat, düşen ihracat: Türkiye cep telefonu sınavda

Taksit Düzenlemeleri Talebi Şekillendiriyor

Özellikle Türkiye’de talebin güçlü seyrettiği ve teknoloji yenileme hızının oldukça yüksek olduğu bir ortamda, ithalat 2025 yılında yeniden ivme kazanarak rekor seviyelere ulaşmış durumda.

Bu tablo, yerli üretim politikalarının uygulanabilirliği ile piyasa davranışları arasındaki farkın hâlâ kapatılamadığını gösteriyor.

Tüketici Üst Segment Cihazlara Yöneliyor

Talep üzerinde etkili olan diğer önemli bir faktör ise taksit düzenlemeleri oldu. Önceden 12 bin TL’ye kadar olan cep telefonlarında 12 aya kadar taksit uygulanabilirken, son düzenlemeyle bu sınır 20 bin TL’ye yükseltildi ve bu tutarın üzerindeki cihazlar için ise 3 ay taksit uygulanması kararlaştırıldı.

Bu değişiklik, özellikle üst segment cihazlara olan talebin yönünü ve yoğunluğunu doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıktı.

Pandemi ve Döviz Kurları İthalatı Sarsmıştı

İthal ürünlere yönelik talebin artışı, fiyat ve segment tercihlerindeki değişimle doğrudan ilişkili. 2018 yılında ithalat 9,8 milyon adet ve 1,96 milyar dolar olarak kaydedilmişti. Bir sonraki yıl, yani 2019’da ithalat hem adet hem değer bazında artarak 12,1 milyon adede ulaştı.

Kayıt Ücreti Artışı Etkisini Gösteriyor

Ancak pandemi, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve iç pazardaki talep daralması nedeniyle 2020 ve 2021 yıllarında ithalat ciddi bir düşüş gösterdi ve yaklaşık 4,3 milyon adede geriledi.

Bu düşüş kısa süreli oldu; 2022 yılı itibarıyla ithalat tekrar yükselişe geçti. 2023 yılında ithalat adedi 3,2 milyon olarak gerçekleşirken, değer bazında ise 2,37 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, tüketicilerin daha pahalı ve üst segment cihazlara yöneldiğini net biçimde ortaya koyuyor.

İhracat Zayıf Seyriyle Dış Pazarlarda Geride

2024 yılında ithalat 5 milyon adet ve 2,61 milyar dolar seviyesinde kaydedilirken, 2025’te artış trendi daha da hızlandı.

2025 verilerine göre ithalat 6,1 milyon adet ve 3,03 milyar dolara ulaşarak rekor seviyelere yaklaştı. Bu yükselişte, yurt dışından getirilen cihazlara uygulanan kayıt ücretinin artışı da etkili oldu.

Örneğin, söz konusu ücret 2024’te 46 bin 614 TL iken, 2025’te 54 bin 258 TL’ye yükseldi. Bu artış, yurt dışı cihazların cazibesini bir ölçüde azaltmakla birlikte, tüketici tercihlerinin ithal ürünlerden yana şekillenmesini engelleyemedi.

İç Pazarın Gücü, İhracatın Sıkıntısı

İthalattaki hızlı artışın aksine, Türkiye’nin cep telefonu ihracat performansı oldukça zayıf bir seyir izliyor. 2024 yılında 96 bin adet olarak gerçekleşen ihracat, 2025’te 57 bin adede gerileyerek dış pazarlarda kalıcı bir büyüme sağlanamadığını ortaya koydu.

Yerli Üretim Hedefleri ile Piyasa Gerçekleri Arasında Makas

Bu durum, sektörde büyümenin büyük oranda iç pazara dayandığını ve ihracatta ölçek ile katma değer eksikliklerinin devam ettiğini gösteriyor. 2018–2025 dönemine ait veriler, ihracatta sürdürülebilir bir artış yakalanamadığını net biçimde ortaya koyuyor.

2018 yılında 504 bin adet ve 33 milyon dolar seviyesinde olan ihracat, sonraki yıllarda sert bir düşüş yaşadı.

2019’da ihracat adedi 188 bine ve değeri 17,9 milyon dolara gerilerken, 2020’de pandemi koşulları ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle ihracat 69 bin adet ve 7,9 milyon dolar ile dip seviyelere indi.

Bu dönemde Türkiye’nin cep telefonu ihracatı büyük ölçüde yeniden ihracata dayandığı için dalgalanmalara açık hale geldi.

2021–2023 döneminde ihracatta sınırlı bir toparlanma gözlense de, bu artış kalıcı olmadı. İhracat adedi 90–98 bin bandında seyrederken, değer bazında ise 15–17 milyon dolar aralığında kaldı.

2024’te ise ihracatta yeniden düşüş yaşandı ve 96 bin adet ve 15,1 milyon dolar seviyesine geriledi. 2025’in mevcut döneminde de ihracatın zayıf seyri devam etti; yılın ilk verilerine göre ihracat 57 bin adet ve 13,6 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye cep telefonu pazarında gözlemlenen bu trendler, iç pazarın ithalat ağırlıklı bir yapıya sahip olduğunu ve yerli üretim hedeflerine ulaşmanın hâlâ zor olduğunu gösteriyor.

Vergi ve yatırım teşvikleriyle desteklenen yerli üretim, tüketici tercihlerindeki ithal cihaz eğilimleri ve üst segment talepleri nedeniyle beklenen ivmeyi yakalayamıyor.

Öte yandan, ihracattaki dalgalanma ve düşük değerler, Türkiye’nin küresel cep telefonu pazarında rekabet gücünü artırmak için hem üretim kapasitesini hem de katma değerli ürün portföyünü geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Takvimsel olarak bakıldığında, tüketici davranışları, ekonomik dalgalanmalar ve düzenleyici önlemler, cep telefonu piyasasında dinamik bir etkileşim yaratıyor.

Taksit düzenlemeleri, üst segment cihazlara olan talebi şekillendiren önemli bir unsur olarak öne çıkarken, ithalat ve ihracat rakamları da Türkiye’nin hem iç pazardaki hem de dış pazarlardaki konumunu yansıtıyor.

2018’den 2025’e kadar olan süreç, cep telefonu sektöründe hem iç talebin güçlü hem de ihracatın kırılgan olduğunu gösteren net bir tablo sunuyor.

Türkiye cep telefonu pazarı yüksek talep ve hızlı teknoloji yenileme döngüsü ile dikkat çekerken, yerli üretim hedefleri ile piyasa gerçekleri arasında hâlâ ciddi bir fark bulunuyor.

İthal cihazlara olan yüksek talep ve üst segment tercihler, yerli üretim için ciddi bir rekabet ortamı yaratırken, ihracat tarafındaki sınırlı performans ise sektörün küresel rekabet gücünü artırmak için daha fazla stratejik planlama ve yatırımı gerekli kılıyor.