Merkez Bankası sürpriz faiz adımıyla sıkı duruyor

BBVA Research, Türkiye ekonomisi ve para politikalarıyla ilgili yayımladığı son değerlendirmesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı sonuna kadar politika faizini kademeli olarak yüzde 32 seviyesine indirebileceği yönündeki öngörüsünü koruduğunu duyurdu.

Merkez Bankası sürpriz faiz adımıyla sıkı duruyor

Kurum, TCMB’nin son faiz kararını “temkinli bir adım” olarak nitelendirirken, yakın dönemde açıklanan verilerin ve enflasyon dinamiklerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini değiştirmeyerek mevcut seviyede bırakma kararı aldı.

BBVA Research’e göre, bu karar, merkez bankasının enflasyon ve büyüme arasındaki dengeyi koruma çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Kurum, kararın piyasalarda sürpriz yaratmadığını, aksine merkez bankasının temkinli duruşunu sürdürdüğünü ifade etti.

Merkez Bankası sıkı duruşunu sürdürüyor

TCMB’nin Faiz Kararı ve Piyasa Tepkisi

Son açıklanan veriler, özellikle enflasyon tarafında, TCMB’nin ilerleyen aylarda atacağı adımların yönünü belirleyecek önemli sinyaller veriyor.

BBVA Research, Ocak 2026 verilerine dikkat çekerek, tüketici enflasyonunun başlangıçta öngörülenden daha güçlü bir seyir izleyebileceğini belirtti.

Bu durumun özellikle gıda fiyatlarından kaynaklandığına işaret eden kurum, gıda enflasyonunun yükselişinin, genel enflasyon seyrini yukarı çekme potansiyeli taşıdığını kaydetti.

Merkez Bankası sıkı duruşunu sürdürüyor

Enflasyon ve Gıda Fiyatlarının Görevi

BBVA Research, Türkiye’de enflasyon dinamiklerinin özellikle gıda fiyatlarıyla şekillendiğine dikkat çekti. Ocak ayında açıklanan tüketici enflasyonu verilerinin, önceki tahminlerin üzerinde gelmesi, merkez bankasının faiz politikası açısından daha dikkatli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini gösteriyor.

Kurum, gıda fiyatlarındaki artışın geçici unsurlardan mı yoksa daha kalıcı eğilimlerden mi kaynaklandığını belirlemenin kritik olduğunu vurguladı.

Ayrıca, BBVA Research, gıda enflasyonundaki yükselişin, tüketici harcamaları ve satın alma gücü üzerinde doğrudan etkisi olacağını belirtiyor.

Tüketicilerin temel gıda ürünlerine harcadığı payın yüksek olması, fiyat artışlarının genel enflasyonu tetikleyebileceği anlamına geliyor.

Bu nedenle, TCMB’nin hem kısa vadeli enflasyon baskılarını hem de orta vadeli fiyat istikrarını dikkate alarak faiz kararlarını şekillendirmesi gerektiği ifade edildi.

Merkez Bankası sıkı duruşunu sürdürüyor

TCMB’nin Temkinli Duruşu

BBVA Research, TCMB’nin son faiz kararını temkinli bir adım olarak değerlendiriyor. Kurum, merkez bankasının faizleri ani veya aşırı hareketlerle değiştirmek yerine, ekonomideki mevcut dengeyi koruma yönünde ilerlediğini belirtiyor.

Bu temkinli yaklaşım, hem piyasa beklentilerini yönetme hem de enflasyonun seyrini dikkatle izleme amacını taşıyor.

Özellikle, TL’deki değer kaybı ve uluslararası finansal koşulların etkisi göz önüne alındığında, faiz politikalarının kademeli ve öngörülebilir bir şekilde uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

BBVA Research, TCMB’nin bu stratejisiyle hem finansal istikrarı korumayı hem de ekonomide sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi hedeflediğini belirtiyor.

Merkez Bankası sıkı duruşunu sürdürüyor

2026 Yılı Faiz Beklentileri

Kurum, TCMB’nin 2026 yılı sonuna kadar politika faizini yüzde 32’ye düşürmeyi planladığı öngörüsünü sürdürüyor.

Bu beklenti, merkez bankasının önümüzdeki dönemde enflasyon verilerini ve ekonomik büyüme performansını dikkate alarak faiz politikalarını kademeli şekilde gevşeteceği anlamına geliyor.

BBVA Research, faiz indirimlerinin hızının ve zamanlamasının, enflasyonun seyrine ve ekonomik aktiviteye bağlı olacağını ifade ediyor.

Analistler, faiz indirimlerinin ekonomiyi destekleyici bir araç olarak kullanılacağını, ancak enflasyon baskılarının devam etmesi durumunda TCMB’nin gerekli önlemleri almaktan çekinmeyeceğini belirtiyor.

Bu çerçevede, merkez bankasının hem enflasyon hem de döviz kuru hareketleri açısından esnek ve dikkatli bir politika izleyeceği öngörülüyor.

Gelişen Ekonomilerde Para Politikaları ve Türkiye

BBVA Research, Türkiye’nin para politikalarını değerlendirirken, gelişen ekonomilerdeki genel eğilimleri de göz önünde bulunduruyor.

Kurum, küresel faiz oranlarındaki değişimlerin, gelişen ekonomilerin merkez bankaları üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor.

Türkiye özelinde ise, yüksek enflasyon ve döviz kuru volatilitesi, TCMB’nin kararlarını şekillendiren temel faktörler arasında öne çıkıyor.

BBVA Research, TCMB’nin 2026 yılına kadar kademeli faiz indirimine gitmesinin, ekonomiyi canlandırma ve büyüme hedeflerini destekleme yönünde atılmış bir adım olduğunu vurguluyor.

Ancak, enflasyonun ve özellikle gıda fiyatlarının seyrinin bu planın uygulanabilirliğini doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor.

Öngörüler ve Piyasa Beklentileri

Analistler, TCMB’nin faiz politikasındaki temkinli duruşunun, piyasalarda kısa vadeli dalgalanmaları sınırlayabileceğini öngörüyor.

Bununla birlikte, enflasyon verilerinin tahminlerin üzerinde gelmesi durumunda, merkez bankasının planlanan faiz indirimlerini yeniden gözden geçirebileceği belirtiliyor.

BBVA Research, piyasa aktörlerinin TCMB’nin iletişim stratejisine de dikkatle baktığını ve bu stratejinin ekonomideki belirsizlikleri azaltmada önemli görev aldığını belirtiyor.

Kurum, ayrıca, TCMB’nin önümüzdeki dönemde faiz kararlarını sadece enflasyon verilerine değil, aynı zamanda ekonomik büyüme, döviz kuru hareketleri ve küresel finansal koşullara göre şekillendireceğini ifade ediyor. Bu çerçevede, faiz indirimlerinin kademeli ve dikkatli bir şekilde uygulanması bekleniyor.

BBVA Research’in analizine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılı sonuna kadar politika faizini kademeli olarak yüzde 32 seviyesine çekmeyi planlıyor.

Bu süreçte, merkez bankasının temkinli adımlarla hareket etmesi, hem enflasyonun seyrini kontrol altında tutmayı hem de ekonomik büyümeyi desteklemeyi amaçlıyor.

Gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi ve küresel ekonomik koşullar, TCMB’nin karar alma sürecinde kritik öneme sahip faktörler olarak öne çıkıyor.

BBVA Research, enflasyonun başlangıçta öngörülenden daha yüksek gelmesinin, merkez bankasının izleyeceği politikaları etkileyeceğine işaret ediyor.

Türkiye ekonomisinin mevcut dinamikleri ve merkez bankasının temkinli duruşu, 2026 yılına kadar kademeli faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisini güçlendiriyor.

BBVA Research, bu süreçte piyasaların ve tüketicilerin, enflasyon ve gıda fiyatları başta olmak üzere ekonomik göstergeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguluyor.

BBVA Research’ün yayımladığı son değerlendirmeye göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) çekirdek enflasyon eğiliminde önümüzdeki dönemde sınırlı bir bozulma yaşanması olası görülse de, yılın güçlü bir başlangıcının ardından oluşan beklentiler kaynaklı olası ilave bozulmaları önlemeye odaklanacağı öngörülüyor.

Kurum, Merkez Bankası’nın mevcut politikalarının temel amacının, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınarak fiyat istikrarının desteklenmesi olduğuna dikkat çekiyor.

Talep Koşullarında Zayıflama

BBVA Research, 2025’in son çeyreği itibarıyla Türkiye ekonomisindeki talep koşullarının, dezenflasyon üzerinde beklenen etkiyi giderek kaybettiğini belirtiyor.

Kuruma göre, Merkez Bankası da bu durumu kabul etmiş durumda. Bu çerçevede, talebin hâlâ hedeflenen enflasyon seviyelerine yeterince soğumadığı ve dolayısıyla fiyatlar üzerindeki baskının tamamen azalmadığı yönündeki uzun süredir dile getirilen değerlendirmeler teyit edilmiş oluyor.

Analistler, talep kaynaklı bu yavaşlamanın, özellikle tüketici harcamaları ve yatırım harcamalarında sınırlı da olsa bir yavaşlamayı beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.

Bununla birlikte, talep koşullarındaki zayıflama, hâlihazırda Merkez Bankası’nın temel senaryosunda öngörülen dezenflasyon sürecinin devamını engelleyecek boyutta görülmüyor.

BBVA Research, bu noktada risk dengesinin ise daha çok enflasyonun yapışkan olma ihtimali ve ekonomik faaliyet üzerinde yukarı yönlü riskler taşıdığına işaret ediyor.

Para Politikası ve Faiz Kararı

Merkez Bankası, geçtiğimiz dönemde politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37 seviyesine çekti. BBVA Research, bu adımı, piyasa beklentisinin ve uzman uzlaşısının biraz altında kalmış olsa da olumlu bir sürpriz olarak nitelendiriyor.

Kuruma göre, alınan karar, piyasaya önceden belirlenmiş bir gevşeme patikasının olmadığını gösteriyor. Bu da Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde politika duruşunu ekonomik veriler ve enflasyon gelişmeleri doğrultusunda şekillendireceğinin sinyalini veriyor.

Faiz koridorunun aynı büyüklükte ayarlanmasıyla birlikte, Merkez Bankası’nın kademeli ve kontrollü faiz indirimleri uygulama niyetini ortaya koyduğu görülüyor.

BBVA Research, bu çerçevede, Merkez Bankası’nın 2026’nın ikinci yarısına kadar toplamda 100 baz puanı aşmayacak şekilde faiz indirimlerine devam edebileceğini öngörüyor.

Kurumun projeksiyonuna göre, yıl sonunda politika faizi yaklaşık yüzde 32 seviyesinde oluşabilir. Bu senaryoda, Merkez Bankası’nın para politikası duruşu sıkı kalmaya devam edecek ve enflasyon beklentilerinin yönetimi öncelikli hedef olmaya devam edecek.

Enflasyon Görünümü ve Beklentiler

BBVA Research’ün analizine göre, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 25 seviyesinde korunuyor. Kurum, Merkez Bankası’nın kısa vadeli faiz indirimlerinin, enflasyonu hedef seviyelere yaklaştırma sürecini destekleyecek şekilde sınırlı ve kademeli olacağını öngörüyor.

Böylece Merkez Bankası, fiyat istikrarını korurken, ekonomik büyümeyi destekleme ihtiyacını da dengeli bir şekilde yönetmeye çalışacak.

Analistler, çekirdek enflasyonun önümüzdeki dönemde sınırlı bir bozulma gösterebileceğini, ancak bu bozulmanın geçici ve yönetilebilir olacağını belirtiyor.

Ayrıca, piyasada oluşan beklentiler ve kur oynaklıkları, Merkez Bankası’nın politika duruşunu daha temkinli ve ihtiyatlı bir şekilde sürdürmesine neden olabilir.

Bu bağlamda, para politikasının sıkı kalması, enflasyonun kalıcı bir şekilde yükselmesini engellemek için kritik öneme sahip olacak.

Riskler ve Ekonomik Faaliyet

BBVA Research, ekonomik riskleri değerlendirirken özellikle enflasyonun yapışkan olması ve ekonomik faaliyet üzerindeki yukarı yönlü risklere dikkat çekiyor.

Talep koşullarının zayıflaması, ekonomik büyümenin yavaşlamasına katkıda bulunurken, bazı sektörlerde fiyat baskılarının sürmesi olasılığı devam ediyor.

Bu durum, Merkez Bankası’nın para politikası kararlarını belirlerken daha temkinli davranmasına ve faiz indirimlerini sınırlı tutmasına neden oluyor.

Bununla birlikte, küresel ekonomik koşullar, enerji fiyatları ve dış talep gelişmeleri, Türkiye ekonomisi için belirleyici risk unsurları olarak öne çıkıyor.

BBVA Research, bu faktörlerin hem enflasyon hem de ekonomik büyüme üzerinde belirgin etkiler yaratabileceğini vurguluyor.

Özellikle dış talebin güçlü kalması, iç talebin zayıflığına rağmen bazı sektörlerde yukarı yönlü fiyat baskılarının devam etmesine neden olabilir.

Özetle, BBVA Research, Merkez Bankası’nın çekirdek enflasyon eğiliminde sınırlı bir bozulma öngörmesine rağmen, yılın güçlü başlangıcı ve oluşan beklentiler kaynaklı ek bozulmaları önlemeye çalışacağını belirtiyor.

Talep koşullarının zayıfladığı, ancak bu zayıflamanın halen hedeflenen enflasyon seviyelerine ulaşmak için yeterli soğumayı sağlayamadığı ifade ediliyor.

Para politikası tarafında ise, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini kademeli ve sınırlı tutarak sıkı duruşunu koruması bekleniyor.

BBVA Research, 2026’nın ikinci yarısına kadar toplam 100 baz puanlık faiz indirimini öngörürken, yıl sonunda politika faizinin yüzde 32 seviyesinde olabileceğini tahmin ediyor.

Bu çerçevede, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 25 olarak korunuyor ve para politikasının sıkı duruşu, fiyat istikrarının sağlanması açısından kritik öneme sahip olacak.

Analistler, özellikle enflasyonun yapışkan olma riski ve ekonomik faaliyet üzerindeki yukarı yönlü risklerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Merkez Bankası, piyasa beklentilerini yönetmeye devam ederken, enflasyon hedeflerine ulaşmak ve fiyat istikrarını sağlamak için ihtiyatlı ve temkinli adımlar atacak. Bu yaklaşım, ekonomik büyüme ile fiyat istikrarı arasında hassas bir dengeyi koruma amacı taşıyor.

BBVA Research’ün değerlendirmesi, Merkez Bankası’nın mevcut politika duruşunun temkinli ve kontrollü bir şekilde sürdürüleceğini ve enflasyon beklentilerinin yönetiminde temkinli adımların atılmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.

Talep koşullarındaki zayıflama ve enflasyonun yapışkan olma ihtimali, politika yapıcılar için dikkat edilmesi gereken önemli faktörler olarak öne çıkıyor.