Memur maaşı yetersiz, tepkiler büyüyor
Memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yapılacak olan yüzde 18,6’lık artış, sendikalar ve çalışanlar arasında tartışmalara yol açtı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bu artış oranını “yetersiz” olarak değerlendirirken, toplu sözleşme sistemine ilişkin eleştirilerini de dile getirdi.
Yalçın, hükümete yönelik beklentilerini sıralayarak memur maaşlarının iyileştirilmesi için atılması gereken adımları kamuoyuyla paylaştı.

Toplu Sözleşme Sistemi Eleştiriliyor
Ali Yalçın, memur maaşlarındaki artış oranının açıklanmasının hemen ardından Ankara’da sendikanın genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Yalçın, toplu sözleşme sistemine ilişkin eleştirilerini net bir şekilde ortaya koydu. Ona göre mevcut sistem, memurların yaşam standartlarını yeterince gözetmiyor ve artışların enflasyon karşısında erimesine yol açıyor.
“Memur maaşları, ekonomik dalgalanmalar ve yaşam maliyetlerindeki artış karşısında ciddi baskı altında,” diyen Yalçın, yüzde 18,6’lık zammın sadece nominal bir rakam olduğunu, ancak gerçek anlamda çalışanların gelirlerini artırmaya yetmediğini ifade etti.
Yalçın, sendika olarak toplu sözleşme sürecinin sadece bir formellik haline gelmesinden rahatsız olduklarını vurguladı ve sistemin, memurların ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Hükümete Beklentiler
Ali Yalçın, memur maaşlarının artırılmasının yanı sıra hükümetten daha geniş kapsamlı reformlar beklediklerini belirtti.
Toplu sözleşme süreçlerinin şeffaf ve adil yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, çalışanların gelirlerinin enflasyon karşısında korunmasının öncelikli hedef olması gerektiğini kaydetti.
Yalçın, toplantıda yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: “Memurlar, kamu hizmetinin temel direklerindendir.
Onların emeği, toplumun her kesimine doğrudan hizmet olarak yansıyor. Bu nedenle maaşların sadece nominal olarak artırılması yetmez. Gerçek satın alma gücü korunmalı, enflasyon karşısında erimemelidir.”

Ekonomik Koşullar ve Maaş Artışları
Memur maaşlarının artırılmasının tartışıldığı bir dönemde ekonomik koşullar da büyük önem taşıyor. Türkiye’de enflasyon oranlarının yüksek seyretmesi, memurların maaş artışlarının yetersiz kalmasına neden oluyor.
Ali Yalçın, ekonomik göstergeleri işaret ederek, mevcut zammın enflasyon karşısında eriyeceğini ve memurların yaşam standartlarında anlamlı bir iyileşme sağlamayacağını ifade etti.
Yalçın, ayrıca kamu çalışanlarının sosyal haklarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Maaş sadece bir gelir kalemi değildir.
Sosyal haklar, sağlık hizmetleri, emeklilik olanakları ve çalışma koşulları, memurların yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Bunların iyileştirilmesi de maaş artışları kadar önemlidir,” dedi.

Memur-Sen’in Tutumu
Memur-Sen olarak sendika, memur maaşları konusunda kararlı bir duruş sergiliyor. Ali Yalçın, üyelerinin taleplerini hükümete iletmeye devam edeceklerini ve mevcut toplu sözleşme sistemindeki aksaklıkların düzeltilmesi için girişimlerde bulunacaklarını belirtti.
Sendika, memurların ekonomik kayıplarının telafi edilmesi, maaş artışlarının enflasyon oranına endekslenmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi konulara odaklanıyor.
Yalçın ayrıca, toplu sözleşme görüşmelerinde sadece maaş değil, aynı zamanda diğer sosyal ve ekonomik hakların da gündeme getirilmesi gerektiğini belirtti. Bu çerçevede Memur-Sen, hükümetten somut adımlar beklediğini ifade ediyor.

Gelecek Perspektifi
Ali Yalçın’ın açıklamaları, memur maaşları ve toplu sözleşme sistemi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Memurlar ve emekliler için yapılan maaş artışlarının yeterliliği, önümüzdeki dönemde de önemli bir gündem maddesi olacak.
Yalçın, sendika olarak hem mevcut zammın yetersizliğine dikkat çekmeye devam edeceklerini hem de hükümetin memur haklarını koruyacak politikalar geliştirmesini talep edeceklerini açıkladı.
“Memur maaşları, sadece çalışanların değil, toplumun refahını da doğrudan etkiler. Bu nedenle bu konuda yapılacak iyileştirmeler, ülke ekonomisi ve kamu hizmetlerinin kalitesi açısından kritik öneme sahiptir,” diyen Yalçın, memurların sesini duyurmak ve haklarını korumak için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.
Ali Yalçın’ın açıklamaları, memur maaşlarının ve toplu sözleşme sisteminin durumunu kamuoyuna net bir şekilde ortaya koyuyor.
Yüzde 18,6’lık maaş artışı, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde memurlar için yetersiz olarak değerlendiriliyor.
Memur-Sen’in talepleri, maaş artışlarının enflasyon karşısında korunması, sosyal hakların iyileştirilmesi ve toplu sözleşme süreçlerinin daha adil ve şeffaf yürütülmesini içeriyor.
Gelecek dönemde hükümetin atacağı adımlar, memurların ekonomik ve sosyal durumunu doğrudan etkileyecek.
Ali Yalçın ve Memur-Sen, bu süreçte hem hükümeti hem de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edecek. Memur maaşlarının ve haklarının iyileştirilmesi için yapılacak çalışmalar, sadece kamu çalışanlarının değil, tüm toplumun refahı için büyük önem taşıyor.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu çalışanları ile memur emeklilerine yönelik zam oranlarının yüzde 18,60 olarak belirlendiğini açıkladı.
Ancak Yalçın, bu rakamın enflasyon karşısında oldukça yetersiz kaldığını vurgulayarak, geçmiş toplu sözleşme süreçlerine dikkat çekti.
Yalçın, son iki toplu sözleşme görüşmesinin uzlaşma sağlanamadan sona erdiğini hatırlatarak, Memur-Sen’in bu süreçlerde ortaya çıkan sonuçlara imza atmadığını belirtti.
“Söz konusu tablonun sorumluluğunu üstlenmiyoruz” diyen Yalçın, alınan zamların kamu görevlilerinin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu ifade etti.

Verilen Zamlar Kısa Sürede Eridi
Hakem Kurulu tarafından belirlenen zam oranlarının enflasyon karşısında hızla eridiğine dikkat çeken Yalçın, 2024 ve 2025 yıllarında kamu görevlilerine yapılan zamların bazı dönemlerde bir ay gibi kısa bir sürede eridiğini söyledi.
Bu durumu önceden öngördüklerini ve defalarca uyarılarda bulunduklarını aktaran Yalçın, aynı olumsuz tablonun 2026 ve 2027 yıllarında da yaşanabileceğine dikkat çekti.
“Kamu görevlilerinin belirsizlik içinde bırakılmasına asla rıza göstermedik. Bugün açıklanan enflasyon farkları, Memur-Sen’in toplu sözleşmelere imza atmama gerekçesini bir kez daha doğruladı” dedi.
Yalçın, özellikle maaş artışlarının temel yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalmasının, kamu çalışanlarının ekonomik sıkıntılarının derinleşmesine neden olduğunu ifade etti.
Bu durumun sadece maaş yetersizliği değil, aynı işi yapanlar arasında oluşan ücret adaletsizliğini de beraberinde getirdiğini belirten Yalçın, çalışanların artık bu adaletsizliğe tahammül edemediğini kaydetti.

Ücret Adaletsizliği Tahammül Edilemez Noktada
Yalçın, bugünkü en düşük memur maaşının 58 bin 305 liraya yükseldiğini hatırlatarak, bu gelirle temel yaşam giderlerinin karşılanmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
Uzun yıllar hizmet vermiş bir kamu görevlisinin emekli ikramiyesi ile dahi barınma ihtiyaçlarını karşılayamayacağını ifade eden Yalçın, “Kamu görevlileri artık sadece maaş yetersizliğine değil, aynı işi yapanlar arasındaki ücret adaletsizliğine de dayanmak zorunda değil” diye konuştu.
Çalışma barışının bozulduğunu vurgulayan Yalçın, mevcut ücret sisteminin temelden sorunlu hâle geldiğini ve kamu görevlilerinin yeniden hak ettiği orta gelir seviyesine ulaşmak istediğini söyledi.
Bu noktada, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini koruyabilmenin ancak adil ve sürdürülebilir bir ücret sistemi ile mümkün olacağını belirtti.

Vergi Matrahları Çalışanları Koruyacak Şekilde Düzenlenmeli
Yalçın, sadece maaş artışlarının değil, vergi sistemi ve gelir vergisi matrahlarının da kamu çalışanları için önemli bir sorun alanı olduğunu ifade etti.
Özellikle asgari ücretin bile yüzde 20’lik vergi dilimine girdiği mevcut sistemin adil olmadığını dile getiren Yalçın, vergi matrahlarının en az üç kat artırılması gerektiğini vurguladı.
Bu değişiklikle birlikte, çalışanların gelirlerinin korunacağını ve refahın daha adil bir şekilde dağıtılacağını söyledi.
“Nimet-külfet dengesi en önce vergilerde gözetilmelidir” diyen Yalçın, devletin vergi politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.

Toplu Sözleşme Sistemi ve Reform İhtiyacı
Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını vurgulayan Yalçın, kamu personel sisteminin tali düzenlemelerle değil, bütüncül bir reform anlayışı ile ele alınması gerektiğini söyledi.
Yalçın, 2026 yılının seçimlerin olmadığı bir dönem olmasının kamu personel reformu için önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.
Bu dönemde yapılacak köklü düzenlemelerin hem kamu çalışanlarının hem de devletin uzun vadeli çıkarlarına hizmet edeceğini ifade etti.
Yalçın, işe alımdan yükselmeye, maaş sisteminden emekliliğe kadar tüm alanlarda yeni bir zihniyete ihtiyaç olduğunu belirtti.
Memur-Sen olarak bu sürecin asli paydaşı olmaya hazır olduklarını kaydeden Yalçın, toplu sözleşme sisteminin de reformun tamamlayıcı unsuru olduğunu dile getirdi.
4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesine yönelik iradenin 2023 yılında ortaya konulmasına rağmen somut bir adım atılmadığını belirten Yalçın, kanunun günün koşullarına uygun hâle getirilmesinin artık ertelenemeyecek bir ihtiyaç olduğunu söyledi.
Hükümetten üç Net Beklenti
Yalçın, Memur-Sen olarak hükümetten üç temel konuda beklentilerini sıraladı: Geçmiş kayıpların telafisi ve taban aylığa seyyanen zam: Yalçın, kamu görevlilerinin geçmiş yıllarda yaşadığı gelir kayıplarının telafi edilmesi ve bu artışın emekliliğe de yansıyacak şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.
Bu, çalışanların hem bugünkü hem de emeklilik dönemindeki yaşam standartlarını güvence altına alacak bir adım olarak görülüyor.
Kamu personel sisteminde kapsamlı reform: Yalçın, sadece maaş artışları ile yetinilemeyeceğini, kamu personelinin işe alım süreçlerinden terfi sistemine, maaş düzenlemelerinden emeklilik haklarına kadar her alanda kapsamlı bir reform yapılmasının şart olduğunu ifade etti.
Bu reformun, sistemin köklü sorunlarını çözmeye yönelik bütüncül bir yaklaşımı içermesi gerektiğini belirtti.
4688 sayılı Kanun’un yeniden düzenlenmesi: Mevcut kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hâle getirilmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, bu adımın hem hukuki hem de sosyal açıdan gerekli olduğunu söyledi.
Kanunun güncellenmesiyle toplu sözleşme süreçlerinin daha adil, şeffaf ve etkili bir şekilde yürütülebileceğini belirtti.
Yalçın, bu üç adımın hem ekonomik hem de sosyal açıdan maliyetinin, pasif kalınması durumunda oluşacak kayıplardan çok daha düşük olduğunu vurguladı.
“Ekonomik maliyetler, sosyal maliyetlerden her zaman daha düşüktür” diyen Yalçın, kamu çalışanlarının refahının artırılmasının hem devlet hem de toplum için kazançlı olacağını ifade etti.
Mücadele kararlılığı
Ali Yalçın, açıklamalarını, “Refahı bol, felahı geniş bir yıl temennisiyle kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek tamamladı. Yalçın, Memur-Sen olarak kamu çalışanlarının haklarını korumaya, adaletsizlikleri gidermeye ve sürdürülebilir bir ücret sistemini hayata geçirmeye kararlı olduklarını bir kez daha vurguladı.
Kamu çalışanları ve memur emeklilerine yapılan yüzde 18,60’lık zam, mevcut enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalmakta ve Memur-Sen tarafından eleştirilmektedir.
Ali Yalçın, hem maaş artışları hem vergi düzenlemeleri hem de kamu personel reformunun acilen hayata geçirilmesi gerektiğini, aksi takdirde kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal sıkıntılarının daha da derinleşeceğini belirtmektedir.