Trump'ın kararı Türk şirketleri vurdu!
Hazırlanan etki analizine göre bazı BİST şirketleri bu karardan doğrudan, bazıları ise dolaylı ama sert biçimde etkilenecek.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere karşı “derhal yürürlüğe girecek” yüzde 25’lik ek gümrük vergisi kararı, Türk sermaye piyasaları açısından yeni bir jeopolitik kırılma yarattı.
Jeopolitik Kırılma ve Piyasalar başlıklı rapora göre, karar özellikle ABD ile yoğun ticareti olan ve İran bağlantısı bulunan sektörlerde satış baskısını artırma potansiyeline sahip Jeopolitik Kırılma ve Piyasalar.
Raporda, Borsa İstanbul’da en yüksek riskin bankacılık sektöründe olduğu vurgulanıyor. İran yaptırımları geçmişi nedeniyle ABD kaynaklı haber akışına en duyarlı hisseler arasında Halkbank öne çıkarken, Garanti BBVA, Akbank, Yapı Kredi ve İş Bankası gibi büyük bankaların da muhabir banka ilişkileri ve dış finansmana erişim kanalı üzerinden baskı altında kalabileceği belirtiliyor.
Enerji ve petrokimya tarafında ise volatilitenin artması bekleniyor. İran ile enerji ticaretinin hedef alınması, Tüpraş, Petkim ve Aygaz gibi şirketler açısından maliyet ve tedarik risklerini gündeme getiriyor.
Rapora göre İran doğalgaz kontratının Temmuz 2026’da sona erecek olması, bu şirketleri ve genel enerji dengesini daha da kritik bir noktaya taşıyor.
Trump’ın kararı, ABD pazarına ihracat yapan sanayi şirketleri için de doğrudan tehdit anlamına geliyor. Analizde, yüzde 25’lik ek verginin özellikle Ford Otosan, Tofaş, Arçelik, Erdemir ve Kardemir gibi ABD’ye satış yapan şirketlerin fiyat rekabetini zayıflatacağı ve 2026 ciro-kârlılık beklentilerinde aşağı yönlü revizyonlara yol açabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, havacılık sektöründe faaliyet gösteren Türk Hava Yolları ve Pegasus için risk daha çok dolaylı. İran hava sahası ve bölgesel gerilim ihtimali nedeniyle uçuş rotalarının uzaması ve artan jet yakıtı maliyetleri bu hisselerde baskı yaratabilecek unsurlar arasında sayılıyor.
Rapora göre bu jeopolitik şoktan görece daha az etkilenmesi beklenen alanlar ise iç talebe dayalı, defansif sektörler. Perakende ve gıda ağırlıklı şirketler, ihracatçı ve banka hisselerinden çıkan yatırımcılar için kısa vadede “görece güvenli liman” olarak öne çıkabilir.
Sonuç olarak, Trump’ın İran hamlesi sadece diplomatik bir restleşme değil; Borsa İstanbul’da sektörler arası sert bir ayrışmayı tetikleyebilecek, bankacılık ve ihracatçı hisseleri merkezine alan yeni bir risk dalgası olarak görülüyor.