Yetkisiz döviz ticaretiyle kararlı mücadele: İş yerleri kapatıldı, milyonlarca lira ceza
Türkiye’de döviz piyasasının düzenli, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla yetkisiz döviz alım satımı faaliyetlerine karşı yürütülen denetimler kararlılıkla sürdürülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, lisanssız biçimde döviz alım satımı yaptığı belirlenen işletmeleri yakın takibe alırken, mevzuata aykırı faaliyet gösteren iş yerlerine yönelik geçici ya da kalıcı kapatma yaptırımları uyguluyor.
2018 yılından bu yana yapılan çalışmalar sonucunda toplam 859 iş yerinin faaliyetinin durdurulduğu açıklandı.
Bakanlık yetkilileri, döviz alım satım işlemlerinin yalnızca belirli kurumlar tarafından gerçekleştirilebileceğini özellikle vurguluyor.
Mevzuata göre bu işlemler; bankalar, PTT ve Bakanlık tarafından lisans verilmiş yetkili döviz büroları aracılığıyla yapılabiliyor.
Yetkisiz Döviz Ticaretine Karşı Sıkı Denetim
Kamuoyunda zaman zaman yanlış bir algı oluşsa da kuyumcuların, ödeme kuruluşlarının temsilcilerinin veya benzeri işletmelerin döviz alım satımı yapma yetkisi bulunmuyor.
Bu tür faaliyetlerin lisanssız şekilde yürütülmesi, hem hukuka aykırılık teşkil ediyor hem de kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında ciddi bir risk oluşturuyor.
2018 yılında Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemeler, yetkisiz döviz alım satımıyla mücadelede önemli bir dönüm noktası oldu.
Söz konusu değişiklikle birlikte bu faaliyeti izinsiz gerçekleştirdiği tespit edilen iş yerlerine iki temel yaptırım uygulanmaya başlandı.
İlk olarak Bakanlık tarafından ilgili işletmenin faaliyeti geçici ya da sürekli olarak durduruluyor. İkinci olarak ise idari para cezası uygulanması amacıyla durum cumhuriyet başsavcılıklarına bildiriliyor. Böylece hem idari hem de mali yaptırım mekanizması birlikte işletiliyor.
859 İş Yeri Kapandı, Milyonlarca Lira Ceza Kesildi
Resmi verilere göre 2018’den bu yana 859 işletmenin faaliyetinin durdurulması, denetimlerin ne denli kapsamlı yürütüldüğünü ortaya koyuyor.
Bu işletmelerin büyük bölümünün ticaret hacminin ve turizm hareketliliğinin yüksek olduğu bölgelerde yoğunlaştığı belirlendi.
Özellikle büyükşehirler ile turistik destinasyonların öne çıkması dikkat çekiyor. Döviz talebinin yoğun olduğu bu bölgelerde yetkisiz işlemlerin daha sık görülmesi, Bakanlığın denetim planlarını da bu alanlara yönlendirmesine neden oldu.
Aynı dönemde yetkisiz faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmeler için yaklaşık 280 milyon lira tutarında idari para cezası uygulanması amacıyla cumhuriyet başsavcılıklarına bildirim yapıldı.
Bu rakam, lisanssız döviz ticaretinin yalnızca idari kapatma ile değil, ciddi mali yaptırımlarla da karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Sadece 2025 yılına bakıldığında dahi denetimlerin hız kesmeden devam ettiği görülüyor. Bu yıl içerisinde 147 iş yerinin faaliyetinin durdurulduğu, ayrıca yaklaşık 108 milyon lira tutarında idari para cezası sürecinin başlatıldığı bildirildi. Bu veriler, Bakanlığın risk odaklı ve planlı denetim yaklaşımını daha da yoğunlaştırdığını ortaya koyuyor.
İdari para cezalarının alt ve üst sınırları ise her yıl yeniden değerleme oranına göre güncelleniyor. 2025 yılı itibarıyla yetkisiz döviz alım satımı yapan işletmeler için uygulanabilecek idari para cezasının alt sınırı 719 bin 30 lira, üst sınırı ise 3 milyon 595 bin 198 lira olarak belirlendi. Bu yüksek tutarlar, caydırıcılığı artırmayı ve mevzuata aykırı faaliyetlerin önüne geçmeyi hedefliyor.
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele stratejisinin önemli bir ayağını oluşturan bu denetimlerde, vatandaş ihbarları da büyük görev alıyor.
Bakanlık, yalnızca kendi saha denetimleri ve dijital analizleriyle yetinmeyip, kamuoyundan gelen bildirimleri de titizlikle değerlendiriyor.
İhbar Kanalları ve e-Devlet’te Yeni Başvuru Sistemi
Bu kapsamda CİMER üzerinden iletilen başvuruların yanı sıra farklı kanallardan gelen ihbarlar da inceleniyor.
Ayrıca ihbar süreçlerini hızlandırmak amacıyla e-Devlet kapısında “Yetkisiz Döviz Alım Satım İhbar Başvurusu” bölümü hizmete açıldı.
Böylece vatandaşlar, şüpheli gördükleri faaliyetleri doğrudan ve gecikmeksizin yetkili makamlara iletebiliyor.
Risk Bazlı Denetim: Planlı ve Etkin Mücadele
Bakanlık, denetim süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla Yetkisiz Faaliyetle Mücadele Eylem Planı’nı da uygulamaya koydu.
Risk temelli olarak hazırlanan bu plan çerçevesinde; nüfus yoğunluğu, ticari hareketlilik, turizm potansiyeli, sektör bazlı risk kayıtları ve geçmişte uygulanmış idari yaptırımlar gibi kriterler analiz ediliyor. Bu sayede denetim kaynakları, en riskli görülen alanlara yönlendiriliyor ve etkinlik artırılıyor.
Kurumsal İş Birliğiyle Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele
Mehmet Şimşek, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yetkisiz döviz alım satımıyla mücadelenin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.
Şimşek, bu alanda Ticaret Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Gelir İdaresi Başkanlığı ve diğer ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde çalışıldığını belirtti.
Kurumlar arası veri paylaşımı sayesinde riskli mükelleflerin daha hızlı ve doğru şekilde tespit edildiğini vurguladı.
Sahada ve Dijital Mecralarda İz Sürme
Bakan Şimşek ayrıca denetim planlarının oluşturulmasında yalnızca resmi verilerin değil, sahada ve dijital platformlarda yapılan ön araştırmaların da önemli görev aldığını dile getirdi.
Özellikle internet ve sosyal medya mecralarında yetkisiz döviz alım satımı yapıldığına dair işaretler yakından takip ediliyor. Bu tür dijital izler, risk analizlerinde dikkate alınarak saha denetimlerine yön veriyor.
Önümüzdeki dönemde büyükşehirler, ticaretin yoğunlaştığı merkezler ve riskli sektörler öncelikli denetim alanları olmaya devam edecek.
Bakanlık, planlı ve risk odaklı denetim stratejisini güçlendirerek sürdüreceğini ve bu alandaki mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini açıkladı.
Caydırıcı İdari Para Cezalarıyla Hukuki Yaptırım
Tüm bu adımlar, Türkiye’de döviz piyasasının düzenli işleyişini korumayı, haksız rekabeti önlemeyi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi güçlendirmeyi amaçlıyor.
Yetkisiz döviz alım satımı faaliyetlerine karşı uygulanan kapatma kararları ve yüksek tutarlı idari para cezaları, hem caydırıcılığı artırıyor hem de finansal sistemin güvenliğine katkı sağlıyor.
Bakanlığın çok yönlü denetim yaklaşımı ve kurumlar arası iş birliği, bu alandaki mücadelenin sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor.