Pandemi sonrası iflas dalgası büyüyor: South African Express defteri kapanıyor

1994 yılında kurulan Güney Afrika merkezli South African Express’in tasfiye süreci artık sona yaklaşmış durumda. 2020’de iflas eden ve o tarihten bu yana çeşitli kurtarma girişimlerine konu olan havayolunun yeniden faaliyete geçmesi yönündeki umutlar büyük ölçüde ortadan kalktı.

Yetkililer, tasfiye işlemlerinin yaklaşık yüzde 90’ının tamamlandığını duyururken, şirketin hukuki varlığının da önümüzdeki dönemde resmen sona ereceğini açıkladı. Markanın ismi ise 150 bin rand (yaklaşık 415 bin TL) bedelle satışa çıkarılacak.

Kuruluş ve İlk Yıllar

South African Express, 1994 yılında Güney Afrika’da kuruldu ve merkezi Johannesburg’daki O.R. Tambo International Airport olarak belirlendi.

Şirket, özellikle ülke içindeki bölgesel hatlara odaklanan bir operasyon modeli benimsedi. Ana amacı, uzun mesafeli uçuşlar gerçekleştiren South African Airways için “feeder” yani besleyici uçuşlar sağlamaktı.

Bu sistem sayesinde büyük merkezlerden kalkış yapan uluslararası uçuşlara yolcu aktarımı gerçekleştiriliyor, küçük ve orta ölçekli şehirler ana hatlara bağlanıyordu.

Kuruluş döneminde bölgesel hava ulaşımına önemli katkı sağlayan şirket, zaman içinde hem ekonomik dalgalanmalardan hem de yönetimsel sorunlardan etkilenmeye başladı.

Güney Afrika’daki havacılık sektöründe rekabetin artması, yakıt maliyetlerinin yükselmesi ve operasyonel verimlilik sorunları, şirketin mali yapısını giderek zayıflattı. Buna rağmen South African Express, uzun yıllar boyunca iç hatlarda önemli bir oyuncu olmayı sürdürdü.

Süregelen Finansal ve Operasyonel Sorunlar

Şirketin karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri, kronikleşen finansal problemlerdi. Devlet destekli yapısına rağmen nakit akışı sorunları, filo bakımı ve operasyonel giderlerin karşılanmasında güçlükler yaratıyordu. Bu durum zamanla hizmet kalitesine ve güvenlik süreçlerine de yansıdı.

2018 yılı, şirket açısından kritik bir dönüm noktası oldu. Güney Afrika Sivil Havacılık Otoritesi, bakım süreçlerinde ciddi güvenlik açıkları tespit etti.

Bu tespitler sonucunda havayolunun uçuş lisansı askıya alındı ve uçakları geçici olarak yere indirildi. Bu karar, binlerce yolcunun seyahat planlarını altüst etti. İptal edilen uçuşlar ve belirsizlik ortamı, şirketin itibarına ağır darbe vurdu.

Lisans askıya alma süreci, şirketin zaten kırılgan olan mali yapısını daha da zayıflattı. Güven kaybı, yolcu talebinde düşüşe yol açtı.

Ayrıca bakım ve sertifikasyon süreçlerini yeniden düzene koymak için gereken finansal kaynakların temin edilmesi de kolay olmadı.

Pandemi ve İflas Süreci

2020 yılına gelindiğinde ise küresel ölçekte yaşanan COVID-19 pandemisi, havacılık sektörünü eşi benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıya bıraktı.

Uluslararası ve iç hat uçuşlarının büyük ölçüde durması, yolcu sayılarında dramatik düşüşlere yol açtı. Zaten mali açıdan zor durumda olan South African Express için bu gelişmeler adeta son darbe niteliğindeydi.

Şirket, Şubat 2020’de iflas koruması talebinde bulundu. Mart 2020 itibarıyla ise tüm uçuş operasyonlarını tamamen durdurdu.

Aynı yıl mahkeme tarafından tasfiye kararı verildi. Bu karar, şirketin aktif ticari faaliyetlerine fiilen son verdi. Ancak süreç burada tamamen kapanmadı; sonraki yıllarda şirketi yeniden yapılandırma ve yatırımcı bulma yönünde çeşitli girişimler gündeme geldi.

Kurtarma ve Satış Girişimleri

İflas kararının ardından şirketin varlıklarını koruyarak yeniden faaliyete geçmesini hedefleyen bazı girişimler oldu. 2020 yılında bir yatırım fonu şirketi satın alma niyeti gösterdi.

Ancak yapılan görüşmeler somut bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Finansal riskler ve belirsizlikler, potansiyel yatırımcıların geri adım atmasına neden oldu.

2022 ve 2024 yıllarında ise şirketin satışı için yeniden girişimlerde bulunuldu. Bu süreçte yaklaşık 10 milyon rand (yaklaşık 28 milyon TL) bedelle alıcı arandı.

Ancak beklenen teklif gelmedi. Potansiyel yatırımcılar, pandemi sonrası değişen pazar koşulları ve şirketin geçmişten gelen borç yükü nedeniyle temkinli davrandı.

Sonuç olarak mahkeme, tasfiye işlemlerinin devam etmesine onay verdi. Bu karar, şirketin yeniden canlandırılması ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Artık süreç, varlıkların satılması ve alacaklılara ödeme yapılması aşamasına odaklanmış durumda.

Tasfiye Sürecinde Gelinen Nokta

Tasfiye memurları tarafından yapılan açıklamaya göre işlemlerin yaklaşık yüzde 90’ı tamamlandı. Geriye kalan hukuki ve mali işlemlerin de tamamlanmasıyla sürecin Nisan 2026’da tamamen sona ermesi bekleniyor. Böylece South African Express’in kurumsal varlığı da resmi olarak tarihe karışmış olacak.

Şirketin marka adı ise 150 bin rand (yaklaşık 415 bin TL) bedelle satışa sunulacak. Bu adım, markanın gelecekte farklı bir yatırımcı tarafından yeniden kullanılabilmesine olanak tanıyabilir.

Ancak mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, aynı isimle yeniden güçlü bir bölgesel havayolu kurulup kurulamayacağı belirsizliğini koruyor.

Çalışanlar ve Alacaklılar

Tasfiye sürecinin en hassas boyutlarından biri çalışanların durumu oldu. Şirketin varlıklarının satışı sonucunda yaklaşık 3,7 milyon rand (10,2 milyon TL) tutarında bir kaynak oluşturuldu. Bu meblağ, alacaklılara ve eski çalışanlara dağıtılmak üzere ayrıldı.

Buna rağmen birçok eski çalışan, maaş ve tazminat ödemelerinin eksik ya da gecikmeli yapılması nedeniyle yetkililere şikâyette bulundu.

Uzun yıllar şirkete hizmet etmiş personelin yaşadığı mağduriyet, tasfiye sürecinin sosyal boyutunu gözler önüne serdi. Havacılık sektöründe uzmanlaşmış pek çok çalışan, pandemi sonrası daralan iş piyasasında yeni iş bulmakta da zorlandı.

Küresel Havacılıkta İflas Dalgası

South African Express’in tamamen kapanma süreci, pandemi sonrası toparlanmakta zorlanan havayollarının karşılaştığı genel tabloyu da yansıtıyor.

Son yıllarda farklı coğrafyalarda faaliyet gösteren birçok bölgesel ve düşük maliyetli havayolu finansal darboğaza girdi.

Örneğin ABD merkezli Spirit Airlines, İzlanda merkezli Play Airlines ve İskandinav kökenli Braathens Airlines gibi şirketler de iflas başvurusunda bulundu ya da ciddi yeniden yapılandırma süreçlerine girdi.

Artan maliyetler, değişen yolcu alışkanlıkları, yüksek borçlanma oranları ve jeopolitik riskler, havacılık sektöründe kırılganlığı artıran temel unsurlar arasında yer alıyor.

Pandemi sonrası talep kademeli olarak toparlansa da, özellikle küçük ve bölgesel havayolları için finansal dayanıklılık sağlamak kolay olmadı.

Büyük filolara ve güçlü sermaye yapısına sahip şirketler krizi görece daha az hasarla atlatırken, sınırlı kaynaklara sahip firmalar iflas veya tasfiye sürecine sürüklendi.

Sektörel Anlamı ve Gelecek Perspektifi

South African Express’in kapanışı, Güney Afrika havacılık sektörü açısından sembolik bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

Şirket, yıllarca ülke içindeki küçük şehirleri büyük merkezlere bağlayan önemli bir ulaşım ağı oluşturmuştu. Bu ağın ortadan kalkması, bölgesel hava taşımacılığı alanında yeni oyuncular için fırsat doğurabilir.

Ancak aynı zamanda bu gelişme, devlet destekli havayolu modellerinin sürdürülebilirliği konusunda da soru işaretleri yaratıyor.

Finansal disiplin, etkin yönetim ve güçlü denetim mekanizmalarının eksikliği, uzun vadede şirketleri kırılgan hale getirebiliyor.

Nisan 2026’da tamamlanması beklenen tasfiye süreciyle birlikte South African Express resmen tarihe karışacak.

1994’te büyük umutlarla başlayan yolculuk, yaklaşık otuz yıl sonra mali zorluklar ve küresel krizlerin gölgesinde sona ermiş olacak.

Marka adının satışa sunulması ise geçmişin tamamen silinmediğini, ancak yeni bir dönemin ancak güçlü bir yatırımcı ve sağlam bir iş modeliyle mümkün olabileceğini gösteriyor.

South African Express’in hikâyesi, yalnızca tek bir havayolunun iflası değil; aynı zamanda küresel havacılık sektörünün son yıllarda karşı karşıya kaldığı yapısal zorlukların da çarpıcı bir örneği olarak kayda geçiyor.

Sosyetede miras kavgası: Rapor son noktayı koydu İsmail Hacıoğlu'ndan 'uyuşturucu' itirafı! Altın için rekor hedef! Vestel'de büyük kriz! Masaya oturdu Para transferinde NFC şartı getirildi! 11 yıllık eşinden boşanan şarkıcı Gökçe'den itiraf!