Türkiye’de işsizlik yüzde 8’e geriledi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2025 dönemine ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. Verilere göre işsizlik oranı, bir önceki aya kıyasla düşüş göstererek yüzde 8 seviyesine geriledi. Geniş tanımlı işsizlik ise dikkat çekici bir azalışla yüzde 29,6 olarak kayıtlara geçti.
Açıklanan rakamlar, hem dar hem de geniş tanımlı işsizliğin seyrine dair önemli ipuçları sunarken, ekonomideki istihdam dinamiklerinin yeniden tartışmaya açılmasına da neden oldu.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre 15 yaş ve üzeri nüfusta işsiz sayısı, Temmuz 2025 itibarıyla bir önceki aya göre 164 bin kişi azaldı. Böylece işsiz sayısı 2 milyon 828 bin kişiye geriledi.
Bu gelişme, işgücü piyasasında kısmi bir iyileşmeye işaret ederken, işsizlik oranı da 0,4 puanlık bir azalma ile yüzde 8,0 seviyesine çekildi.
İşsizlik oranındaki bu düşüş, özellikle yaz aylarında artan istihdam olanaklarıyla ilişkilendiriliyor. Tarım, turizm, inşaat ve hizmet sektörlerinde mevsimsel hareketlilik, geçici de olsa işsizlik rakamlarını olumlu yönde etkilemiş görünüyor.
Geniş Tanımlı İşsizlikte de Gerileme
İşgücü piyasasına ilişkin tartışmalarda sık sık gündeme gelen “geniş tanımlı işsizlik” oranı ise temmuz ayında kayda değer bir düşüş sergiledi. Bir önceki aya kıyasla 3,1 puanlık azalma yaşayan geniş tanımlı işsizlik oranı, yüzde 29,6’ya geriledi.
Geniş tanımlı işsizlik; resmi işsizlerin yanı sıra iş aramaktan vazgeçmiş, eksik istihdamda çalışan veya zamana bağlı eksik çalışan bireyleri de kapsadığı için işsizlik olgusunun daha kapsamlı bir fotoğrafını sunuyor. Bu nedenle uzmanlar, yalnızca dar tanımlı işsizlik oranlarına değil, geniş tanımlı verilere de odaklanılması gerektiğini vurguluyor.
İşgücüne Katılım ve İstihdam Oranları
İşgücüne katılım oranı temmuz ayında sınırlı bir değişim gösterirken, istihdam edilen kişi sayısında artış gözlendi. Bu artış, özellikle hizmetler sektöründe yoğunlaştı.
Turizm sezonunun etkisiyle otel, restoran ve ulaşım hizmetlerinde iş olanakları artarken, tarım sektöründe de hasat dönemiyle birlikte ek istihdam yaratıldığı dikkat çekti.
Bununla birlikte sanayi ve imalat sektörlerinde istihdamın görece durağan seyrettiği, küresel talep daralmasının ve yüksek üretim maliyetlerinin bu alanlarda yeni iş imkânlarını sınırladığı ifade ediliyor.
Genç İşsizlik Oranı
Türkiye’de işgücü piyasasının en kritik göstergelerinden biri de genç işsizlik oranı. TÜİK’in Temmuz 2025 verilerinde genç işsizlik oranı da genel eğilime paralel şekilde bir miktar düşüş gösterdi.
Ancak hâlen OECD ortalamalarının üzerinde seyreden genç işsizlik, ekonomideki en büyük sorun alanlarından biri olmaya devam ediyor.
Uzmanlar, genç nüfusun eğitim ve beceri uyumsuzluğu nedeniyle işgücü piyasasına tam anlamıyla entegre olamadığını, bu nedenle genç işsizliğinin kalıcı bir sorun haline geldiğini belirtiyor.
Kadınların İşgücüne Katılımı
Temmuz 2025 verilerinde dikkat çeken bir diğer unsur, kadınların işgücüne katılımındaki sınırlı artış oldu. Özellikle hizmet sektöründe esnek ve yarı zamanlı iş imkânlarının artması, kadın istihdamını destekleyen bir unsur olarak öne çıktı. Ancak Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı hâlen gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunuyor.
Uzmanlara göre, çocuk bakım hizmetlerinin yetersizliği, toplumsal cinsiyet rolleri ve kayıt dışı çalışma biçimleri, kadınların işgücüne katılımını sınırlayan temel faktörler arasında yer alıyor.
Mevsimsel Etkiler ve Geçici İyileşme
Ekonomistler, Temmuz ayında işsizlikte gözlenen düşüşün önemli bir kısmının mevsimsel etkilerden kaynaklandığı görüşünde birleşiyor.
Turizm, tarım ve inşaat sektörlerinde yaz aylarında artan geçici istihdam olanakları, işsizliği kısa vadede azaltıcı etki yapıyor.
Ancak bu etkinin sonbahar ve kış aylarında azalması, işsizlik rakamlarının yeniden yukarı yönlü hareket etmesine neden olabilir.
Bu nedenle kalıcı bir iyileşme için yapısal reformların önemi bir kez daha gündeme geliyor. Eğitim-istihdam uyumunun güçlendirilmesi, nitelikli işgücü yetiştirilmesi ve özellikle gençler ile kadınların işgücü piyasasına daha etkin katılımının sağlanması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlardan Değerlendirmeler
Ekonomi uzmanları, Temmuz 2025 verilerini genel olarak olumlu karşılasa da dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyor.
Özellikle geniş tanımlı işsizlik oranının hâlen yüzde 30’a yakın seyretmesi, işgücü piyasasında kronik sorunların devam ettiğini ortaya koyuyor.
Bazı ekonomistler, işsizlikteki düşüşün sürdürülebilir olmadığını ve büyümenin yavaşlaması halinde rakamların yeniden yükselme riskine işaret ediyor.
Ayrıca kayıt dışı istihdamın yüksekliği, işsizlik verilerinin gerçeği tam anlamıyla yansıtmasını zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Politika Önerileri
İşgücü piyasasında kalıcı bir iyileşme için çeşitli politika önerileri gündeme getiriliyor. Bunlar arasında: Mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması Gençlere yönelik girişimcilik desteklerinin artırılması Kadın istihdamını teşvik eden kreş ve bakım hizmetlerinin geliştirilmesi Kayıt dışı istihdamla mücadele Yüksek katma değerli sektörlerde istihdamın artırılması Uzmanlara göre bu tür adımlar, işgücü piyasasında hem kısa hem de uzun vadede daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapının oluşmasına katkı sağlayabilir.
TÜİK’in Temmuz 2025 işgücü verileri, işsizlik oranında yüzde 8’e gerileme ve geniş tanımlı işsizlikte 29,6’ya düşüş gibi dikkat çekici gelişmeler ortaya koydu.
Ancak bu iyileşmenin büyük ölçüde mevsimsel faktörlerden kaynaklandığı, yapısal sorunların ise devam ettiği görülüyor.
Türkiye’nin işsizlik sorununu kalıcı şekilde çözebilmesi için yalnızca dönemsel değil, uzun vadeli stratejilere ihtiyaç duyulduğu açık.
Gençlerin ve kadınların işgücüne katılımının artırılması, eğitim-istihdam uyumunun sağlanması ve kayıt dışı istihdamla etkin mücadele, bu noktada kritik önemde görünüyor.
Kısacası, Temmuz 2025 verileri işsizlikte umut verici bir düşüşü işaret etse de, sürdürülebilir bir iyileşme için daha kapsamlı ekonomik ve sosyal politikalara ihtiyaç olduğu gerçeği değişmiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının Temmuz ayına ilişkin işgücü istatistiklerini kamuoyu ile paylaştı.
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, işgücü piyasasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Açıklanan verilere göre, işsiz sayısı bir önceki aya göre önemli bir düşüş göstererek 2 milyon 828 bin kişiye geriledi. Böylece, işsizlik oranı 0,4 puanlık azalışla yüzde 8,0 seviyesinde gerçekleşti.
İşsiz Sayısında Belirgin Azalış
Temmuz 2025 döneminde 15 yaş ve üzerindeki nüfus içerisinde işsiz sayısında 164 bin kişilik bir düşüş yaşandı. Bu gerileme, Türkiye’de son aylarda istihdam yaratma kapasitesinin artışına işaret ediyor.
Bir önceki ay 2 milyon 992 bin olan işsiz sayısı, bu dönemde 2 milyon 828 bine inerek önemli bir iyileşme kaydetti.
Uzmanlar, söz konusu düşüşün mevsimsel etkilerle birlikte sanayi ve hizmetler sektöründe yaşanan istihdam artışından kaynaklandığını belirtiyor.
Özellikle turizm sezonunun hareketlenmesi, hizmet sektöründe yeni iş olanaklarının ortaya çıkmasına katkı sağladı.
Ayrıca inşaat sektöründe yaz aylarının etkisiyle canlanma yaşanması da istihdamdaki toparlanmayı destekledi.
İşsizlik Oranı Yüzde 8,0 Seviyesinde
TÜİK verilerine göre işsizlik oranı, Temmuz ayında bir önceki aya kıyasla 0,4 puanlık düşüş göstererek yüzde 8,0 seviyesine indi.
Bu oran, son dönemde gözlenen istihdam artışının ve ekonomik faaliyetteki toparlanmanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Geçmiş yılların aynı dönemleriyle kıyaslandığında işsizlik oranındaki gerileme, işgücü piyasasında göreceli bir iyileşmeye işaret ediyor.
Ancak uzmanlar, kalıcı bir düşüş için sadece mevsimsel hareketlilik değil, yapısal reformların da gerekli olduğuna vurgu yapıyor.
Cinsiyete Göre İşsizlik Oranları
Açıklanan veriler, işsizlik oranının cinsiyet bazında farklılık gösterdiğini ortaya koydu. Temmuz 2025’te erkeklerde işsizlik oranı yüzde 6,5 seviyesinde gerçekleşirken, kadınlarda bu oran yüzde 10,9 olarak tahmin edildi.
Bu farklılık, işgücü piyasasına katılımda kadınların yaşadığı yapısal sorunlara işaret ediyor. Kadın istihdamının erkeklere kıyasla daha düşük olması, özellikle iş arama sürecinde karşılaşılan zorluklar, bakım yükümlülükleri ve sektör bazlı istihdam imkanlarının sınırlılığı, söz konusu farkın temel nedenleri arasında gösteriliyor.
İstihdamda Genel Görünüm
İşsizlik oranındaki düşüşe paralel olarak istihdam edilen kişi sayısında da artış yaşandı. Temmuz ayı itibarıyla tarım dışı sektörlerde istihdam artışı dikkat çekici bir boyuta ulaştı.
Özellikle sanayi, inşaat ve hizmetler sektöründe yeni iş alanlarının açılması, istihdamın genişlemesine katkı sağladı.
Sanayi sektöründe artan üretim kapasitesi, inşaat sektöründe yaz döneminde hızlanan projeler ve hizmetler sektöründe turizmin canlanması, toplam istihdamda pozitif bir etki yarattı. Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kabiliyetinin güçlendiğine işaret ediyor.
Mevsimsel Etkiler ve Geleceğe Yönelik Beklentiler
Temmuz ayındaki işsizlik oranındaki düşüşte mevsimsel etkilerin rolü büyük. Özellikle yaz aylarında turizm, tarım ve inşaat gibi sektörlerde işgücü talebinin artması, işsizliğin azalmasında belirleyici oluyor.
Ancak uzmanlar, sonbahar ve kış aylarında bu sektörlerdeki istihdamın azalmasıyla işsizlik oranının yeniden yükselme ihtimaline dikkat çekiyor.
Ekonomistlere göre, sürdürülebilir bir istihdam artışı için yalnızca mevsimsel hareketlilik yeterli değil. Eğitim seviyesinin yükseltilmesi, işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli eleman yetiştirilmesi ve kadınların işgücüne katılımının artırılması gibi yapısal reformlar, işsizliğin kalıcı olarak azaltılmasında kritik görev alacak.
Uluslararası Karşılaştırmalar
Türkiye’nin Temmuz 2025 işsizlik oranı, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle kıyaslandığında orta seviyelerde yer alıyor.
Örneğin Almanya’da işsizlik oranı yüzde 3 civarında seyrederken, İspanya’da bu oran yüzde 12’nin üzerinde bulunuyor. Dolayısıyla Türkiye’nin yüzde 8,0’lik işsizlik oranı, AB ortalamasına yakın bir noktada yer alıyor.
Ancak genç işsizlik oranları dikkate alındığında Türkiye’nin halen yüksek seviyelerde olduğu biliniyor. Genç nüfusun işgücüne katılımındaki zorluklar ve eğitim-istihdam uyumsuzluğu, bu alanda çözülmesi gereken en önemli sorunlar arasında.
Kadın İstihdamının Önemi
Kadınların işgücüne katılım oranı, Türkiye’de son yıllarda artış eğiliminde olsa da hala istenilen seviyelere ulaşmış değil.
Temmuz 2025 verilerinde kadınlarda işsizlik oranının erkeklerden oldukça yüksek çıkması, bu alandaki yapısal sorunların devam ettiğini gösteriyor.
Uzmanlar, kadın istihdamını artırmaya yönelik teşviklerin önemine dikkat çekiyor. Esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması, kreş ve bakım hizmetlerinin geliştirilmesi, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, işgücü piyasasında kadın-erkek eşitsizliğini azaltabilecek politikalar arasında öne çıkıyor.
TÜİK’in Temmuz 2025 işgücü istatistikleri, Türkiye’de işsizliğin bir önceki aya göre azaldığını ve yüzde 8,0 seviyesine gerilediğini ortaya koyuyor.
Erkeklerde yüzde 6,5, kadınlarda ise yüzde 10,9 olarak gerçekleşen işsizlik oranları, cinsiyet bazında farklılıkların devam ettiğini gösteriyor.
İşsizliğin azalması olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor ancak uzmanlara göre bu iyileşmenin sürdürülebilir hale gelmesi için yapısal reformlara ihtiyaç var.
Mevsimsel etkilerle birlikte gelen iş imkânlarının kalıcı hale getirilmesi, genç işsizliğin azaltılması ve kadınların işgücüne daha fazla katılımının sağlanması, Türkiye’nin işgücü piyasasının geleceği açısından kritik önemde.
Temmuz 2025 döneminde açıklanan veriler işgücü piyasasında olumlu bir tabloya işaret etse de, uzun vadede istihdamın güçlenmesi için kapsamlı ekonomik ve sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor.