Şimşek: Türkiye ekonomisi disiplin ve reformla güçleniyor
Eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin ardından ekonomi yönetiminde önemli görevler üstlenen Mehmet Şimşek, Türkiye’nin enflasyonla mücadele ve mali disiplin konusundaki yol haritasını kamuoyu ile paylaştı.
Şimşek, özellikle kamu harcamalarında sağlanan disiplinin altını çizerek, ülke ekonomisinin küresel gelişmeler karşısındaki duruşunu değerlendirdi.
Bakan, Türkiye’nin hem dünyadaki ekonomik değişimlere duyarlı olduğunu hem de güçlü bir hazırlık sürecinden geçtiğini ifade etti.
Bakan Şimşek’in vurguladığı konuların başında kamu harcamalarındaki disiplin vardı. Türkiye’de geçmişte tasarruf genelgesi kapsamında belirlenen harcamaların bütçeye oranının yüzde 4,6 seviyesinde olduğunu hatırlatan Şimşek, mevcut dönemde bu oranın yüzde 3 civarına düşürüldüğünü söyledi.
Kamu Harcamalarında Disiplin
Bu gelişme, mali disiplinin sağlanmasında ve devlet bütçesinin sürdürülebilirliğinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Şimşek, söz konusu tasarrufların sadece rakamlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda ekonominin genel istikrarını destekleyen ciddi bir çaba olduğunu ifade etti.
Küresel Ekonomik Dalgalanmalara Duyarlılık
Bakan, Türkiye’nin küresel ekonomik gelişmelere karşı tamamen korunaklı olmadığını belirterek, yaşanan uluslararası kırılmalara duyarlılık gösterdiklerini açıkladı.
Özellikle enerji fiyatları, tedarik zincirindeki aksaklıklar ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkileyebileceğine dikkat çeken Şimşek, buna rağmen Türkiye’nin ekonomik yapısının bu tür sarsıntılara karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.
Bakan, “Biz bu olup bitenlere duyarsız değiliz, fakat aynı zamanda tamamen korunaksız da değiliz. Türkiye, bu büyük küresel gelişmelere karşı muazzam bir hazırlık içerisinde” ifadelerini kullandı.
Enflasyon Beklentileri
Şimşek’in açıklamalarının en çok dikkat çeken kısmı ise enflasyon hedefleriyle ilgiliydi. Bakan, bu yıl sonunda Türkiye’de enflasyonun yaklaşık yüzde 31 civarına ineceğini öngördüklerini belirtti.
Gelecek yıl içinse hedefin daha iddialı olduğunu vurgulayan Şimşek, “Enflasyonu önümüzdeki yıl çok büyük ihtimalle yüzde 20 ve 20’nin altına indirmeyi planlıyoruz” dedi.
Bakan ayrıca, bir sonraki yılın hedefi olarak tek haneli enflasyonu işaret ederek, ekonomi yönetiminin uzun vadeli bir plan doğrultusunda ilerlediğini ortaya koydu.
Bu açıklamalar, ekonomik istikrarın sağlanması ve fiyat istikrarının korunması açısından piyasalar ve yatırımcılar için önemli bir mesaj niteliği taşıyor.
Enflasyonun düşürülmesi hem tüketici güveni hem de yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından kritik bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Hedeflere Ulaşmak İçin Stratejiler
Şimşek, açıklamalarında mali disiplinin ve harcama kontrolünün enflasyonla mücadeledeki önemine dikkat çekti.
Kamu harcamalarının bütçe içerisindeki oranının düşürülmesi, kaynakların etkin kullanımını ve ekonomik dengelerin korunmasını sağlıyor.
Bakan ayrıca, fiyat istikrarını destekleyecek politikaların devam edeceğini, bunun enflasyonun kademeli olarak düşürülmesine katkı sağlayacağını belirtti.
Bu yaklaşım, hem kısa vadeli fiyat dalgalanmalarını kontrol altına almak hem de uzun vadeli ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla tasarlanmış bir strateji olarak yorumlanıyor.
Piyasalara ve Yatırımcılara Mesaj
Şimşek’in açıklamaları, özellikle finansal piyasalar açısından da büyük önem taşıyor. Enflasyon hedeflerinin net bir şekilde ortaya konması, yatırımcılar için öngörülebilirlik sağlıyor ve riskleri azaltıyor.
Bakan, Türkiye’nin mali disiplin ve ekonomik planlama konusundaki kararlılığını vurgulayarak, piyasalara güven verme amacını da taşıyor.
Bu bağlamda, Türkiye’nin enflasyonla mücadelede somut ve ölçülebilir hedefler belirlemiş olması, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için pozitif bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Tek Haneli Enflasyon Hedefi
Bakan Şimşek’in paylaştığı yol haritası, Türkiye ekonomisi için hem kısa hem de uzun vadeli bir perspektif sunuyor.
Kamu harcamalarındaki disiplinin sağlanması, küresel gelişmelere karşı hazırlıklı olunması ve enflasyon hedeflerinin net bir şekilde belirlenmesi, ekonomi yönetiminin temel öncelikleri arasında yer alıyor.
Şimşek’in ifadesiyle, bu yıl enflasyonun yüzde 31 civarına, gelecek yıl yüzde 20’nin altına ve sonraki yıllarda ise tek haneye düşürülmesi, ekonomik istikrar ve fiyat istikrarı açısından kritik bir yol haritası sunuyor.
Türkiye’nin ekonomik planlamasında şeffaflık ve disiplinin ön planda tutulması, hem vatandaşlar hem de piyasa aktörleri için güven verici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki dönemde bu hedeflere ulaşılabilmesi için mali disiplinin devam etmesi ve küresel ekonomik gelişmelerin yakından izlenmesi büyük önem taşıyor.
Bakan Şimşek’in açıklamaları, Türkiye ekonomisinin enflasyonla mücadelede kararlı ve planlı bir yaklaşım izlediğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin kamu harcamalarında kayda değer bir disiplin sağladığını vurgulayarak, geçmişte tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçeye oranının yüzde 4,6 seviyesinde olduğunu, bu oranı günümüzde yaklaşık yüzde 3’e düşürdüklerini belirtti.
Bu durumun, cari harcamalarda neredeyse yüzde 30’luk bir azalmayı işaret ettiğini söyleyen Şimşek, bütçede hedefledikleri noktaya ulaştıklarını ifade etti.
Şimşek, Londra’da Uluslararası Demokratlar Birliği (UİD) tarafından düzenlenen İngiltere Halk Buluşması’nda, küresel ve Türkiye ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında, dünyanın büyük belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu ve dünya ticaretinde korumacılık eğiliminin giderek güçlendiğini kaydetti.
ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Japonya gibi ülkelerin imalat sanayisinde gerileme yaşadığını aktaran Şimşek, “Dünyada ciddi bir jeostratejik rekabet mevcut. Bugünkü ekonomik kırılmaların arkasında bu faktörler yatıyor. Ancak Türkiye’nin ticaretinin yüzde 62’si serbest ticaret anlaşması imzalanmış ülkelerle, yüzde 80’inden fazlası ise hem bu ülkelerle hem de yakın coğrafyamızdaki dost ülkelerle gerçekleşiyor. Bu gelişmelere kayıtsız değiliz; tamamen korunaklı olmasak da nispeten dayanıklılığımız yüksek” diye konuştu.
Bakan Şimşek, Türkiye’nin bölgede istikrar, refah ve huzurun artırılmasıyla en fazla avantaj sağlayacak ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin hem jeostratejik hem de ekonomik olarak fırsat penceresi yaratmaya çalıştığını belirten Şimşek, savunma harcamalarının 2030’lu yıllarda 6 trilyon doları aşacağını ve buna hazırlıklı olunduğunda olumsuz bir durum yaşanmayacağını ifade etti.
Şimşek, enerji dönüşümünün Türkiye için artık bir zaruret olduğunu dile getirerek, “Son 24 yılda fosil yakıt ithalatına bir trilyon dolar ödedik. Oysa toplam borcumuz 550 milyar doların altında. Yani borcumuzun iki katı kadar bir kaynak doğrudan enerji ithalatına gitmiş oldu” dedi. Bu bağlamda, Türkiye’de yenilenebilir enerjiye geçişin hız kazandığını vurguladı.
Türkiye’nin geleceği konusunda iyimser bir tablo çizen Şimşek, uyguladıkları makroekonomik istikrar ve reform programları sayesinde ekonomiyi güçlü ve sürdürülebilir büyüme yoluna taşıyacaklarını söyledi.
Düşük borçluluğun, sanayi, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm projelerine katkı sağlayacağını belirten Şimşek, “Türkiye’nin geleceği parlak ve potansiyeli büyük” yorumunu yaptı.
Şimşek, Türkiye’nin dünya milli gelirinden aldığı payın 2002’de yüzde 0,7 seviyesindeyken, günümüzde iki katına çıktığını belirterek, İngiltere ile sanayi, hizmet, tarım ve kamu alımlarını kapsayan kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasının son aşamada olduğunu söyledi.
Ayrıca, AB ile ticaret hacminin bu yıl yaklaşık 230 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini, AB dışındaki en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda olduklarını aktardı. Türkiye’nin, AB ile ilişkileri güçlendirerek ekonomik entegrasyonu artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Enflasyon konusuna da değinen Şimşek, fiyat istikrarının öncelikleri arasında olduğunu ve enflasyonu tekrar tek haneye düşürmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Geçtiğimiz yıllarda yüzde 64’lere kadar çıkan enflasyonun geçen yıl yüzde 44’e gerilediğini, bu yıl sonunda yüzde 31 seviyesine düşmesinin beklendiğini söyledi.
Önümüzdeki yıllarda ise enflasyonun yüzde 20 ve altına indirileceğini ve takiben tek haneye ulaşacağını belirtti.
Bütçe disiplinine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, deprem bölgesinde yaklaşık 90 milyar dolar harcandığını, 600 bin konuttan 350 bininin tamamlandığını ve kira enflasyonunu düşürmek için 500 bin sosyal konut inşa edileceğini aktardı.
Tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçeye oranını yüzde 4,6’dan yüzde 3’e indirdiklerini ifade ederek, böylece bütçede önemli bir alan açıldığını ve bu alanın altyapı yatırımları, verimli projeler ve vatandaşın kaliteli hizmetlere erişimi için kullanılacağını söyledi.
Şimşek, Türkiye’nin risk priminin 2023 ortasında 700 baz puan seviyesindeyken, bugün 240 baz puanın altına indiğini belirterek, önemli bir ilerleme kaydedildiğini dile getirdi. Ancak kalıcı kazanımların sağlanması için yapısal dönüşüm ve reformların şart olduğunu vurguladı.
Şimşek, 2026’yı “reform yılı” ilan ettiklerini ve demokratik standartların yükselmesi, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi gibi konulara odaklanacaklarını söyledi. Bu çabaların, Türkiye’nin yüksek gelir grubuna yükselmesini sağlamada kritik görev alacağını ifade etti.
Şimşek, Türkiye’nin hem ekonomik hem de yapısal olarak büyük bir dönüşüm sürecinde olduğunu, bu süreç sayesinde küresel belirsizliklere karşı dayanıklılığını artırdığını ve vatandaşların refahını yükseltmek için hazırlıklarını sürdürdüklerini belirtti.