Kakao fiyatları tarihi çöküşte: ABD ve arz artışı etkili oldu

Küresel emtia piyasalarında son yıllarda yaşanan sert dalgalanmalar, tarım ürünlerini yatırımcıların ve üreticilerin odağına taşımaya devam ediyor.

İklim değişikliği, kuraklık, arz zinciri sorunları ve jeopolitik riskler birçok üründe rekor fiyat hareketlerine yol açarken, kakao bu süreçte hem hızlı yükselişleri hem de sert düşüşleriyle dikkat çeken emtialardan biri oldu. Ancak geride kalan yıl, kakao fiyatları açısından tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

Uluslararası piyasalarda kakao ton fiyatı, Batı Afrika’daki kuraklık endişelerinin azalması ve üretimde beklenenden daha güçlü bir toparlanma yaşanmasıyla birlikte yıllık bazda yüzde 48,1 oranında düşüş gösterdi.

Bu oran, kakao piyasasında şimdiye kadar kaydedilen en hızlı yıllık gerileme olarak öne çıktı. Uzmanlara göre bu sert düşüş, sadece geçici bir fiyat düzeltmesi değil, aynı zamanda piyasalarda yeni bir denge arayışının da işareti.

Kakao Fiyatlarında Tarihi Düşüş: Piyasalarda Yeni Dönem Sinyali

Kakao üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini karşılayan Batı Afrika ülkeleri, özellikle Fildişi Sahili ve Gana, son yıllarda iklim kaynaklı risklerin merkezinde yer aldı.

Uzun süren kuraklıklar, düzensiz yağışlar ve bitki hastalıkları, rekoltede ciddi düşüşlere yol açarak fiyatların hızla yükselmesine neden olmuştu. Bu durum, kakao vadeli işlemlerinde spekülatif hareketleri de beraberinde getirmişti.

Batı Afrika Etkisi: Arz Endişeleri Zayıfladı

Ancak geçen yıl itibarıyla bölgede hava koşullarının görece iyileşmesi, yağışların mevsim normallerine yaklaşması ve tarımsal önlemlerin artırılması üretim üzerinde olumlu bir etki yarattı.

Rekoltede beklenenden daha güçlü bir artış yaşanması, piyasadaki arz sıkıntısı algısını zayıflattı. Böylece, daha önce fiyatları yukarı taşıyan temel faktörler etkisini kaybetmeye başladı.

Rekolte Artışı Fiyatları Baskıladı

Kakao piyasasında fiyatların yönünü belirleyen en önemli unsurlardan biri, küresel üretim ve stok seviyeleri olarak öne çıkıyor.

Rekoltenin artması, özellikle büyük çikolata üreticilerinin tedarik konusunda daha rahat hareket etmesine olanak sağladı. Bu durum, alıcıların aceleci davranmasını engellerken, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturdu.

Ayrıca, önceki dönemlerde yaşanan yüksek fiyatların üreticileri daha fazla ekim yapmaya teşvik etmesi de arz artışını destekledi.

Uzmanlar, bu sürecin doğal bir piyasa döngüsü olduğuna dikkat çekiyor. Yani, yüksek fiyatların üretimi artırması ve ardından arz fazlasının fiyatları aşağı çekmesi, emtia piyasalarında sıkça görülen bir mekanizma olarak değerlendiriliyor.

Uzman Görüşü: Eski Zirveler Zor

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, kakao fiyatlarındaki son gelişmeleri değerlendirirken temkinli bir tablo çiziyor.

Ergezen’e göre, kakao tarafında zaman zaman kısa vadeli tepki yükselişleri görülse de, fiyatların yeniden eski tarihi zirvelerine doğru güçlü bir trend oluşturması şu aşamada olası görünmüyor.

Ergezen, piyasada yaşanan düşüşün sadece teknik bir düzeltme olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, temel dinamiklerin değiştiğine dikkat çekiyor.

Arz tarafındaki rahatlama, spekülatif pozisyonların çözülmesi ve talep tarafında daha dengeli bir görünüm, kakao fiyatlarının uzun vadede daha yatay bir seyir izlemesine neden olabilir.

Küresel Gelişmeler Tarım Emtialarını Etkiliyor

Kakao fiyatlarındaki sert düşüş, tarım emtialarının genel görünümünden bağımsız değil. Son yıllarda dünya genelinde yaşanan kuraklıklar, üretim maliyetlerindeki artış ve jeopolitik gerilimler, tarım ürünlerinde ciddi fiyat oynaklıklarına yol açtı. Bu durum, hem üreticiler hem de tüketiciler açısından belirsizlikleri artırdı.

Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, gübre ve lojistik maliyetlerini doğrudan etkilerken, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği konusunda da soru işaretleri yarattı.

Kakao özelinde bakıldığında ise, iklim risklerinin tamamen ortadan kalkmış olduğunu söylemek mümkün değil.

Uzmanlar, Batı Afrika’daki hava koşullarının yeniden olumsuzlaşması durumunda fiyatların tekrar yukarı yönlü tepki verebileceğini belirtiyor.

Talep Cephesinde Dengelenme

Kakao talebi büyük ölçüde çikolata ve gıda sanayisinden geliyor. Küresel ekonomide yaşanan yavaşlama sinyalleri ve tüketici harcamalarındaki temkinli seyir, talep tarafında da daha kontrollü bir görünüm oluşmasına neden oldu.

Yüksek fiyat dönemlerinde bazı üreticilerin alternatif hammaddelere yönelmesi veya reçetelerde değişikliğe gitmesi, kakao talebini sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.

Bu gelişmeler, arz artışıyla birleştiğinde fiyatların sert bir şekilde geri çekilmesine zemin hazırladı. Ancak uzmanlar, uzun vadede kakao tüketiminin tamamen düşmesini beklemiyor.

Nüfus artışı, gelişmekte olan ülkelerdeki tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve çikolata talebinin kültürel olarak güçlü kalması, kakao için yapısal bir talep oluşturmayı sürdürüyor.

Piyasada Yeni Denge Arayışı

Gelinen noktada kakao piyasası, aşırı yükselişlerin ardından daha dengeli bir yapıya geçiş sürecinde bulunuyor.

Yüzde 48,1’lik tarihi düşüş, yatırımcılar açısından önemli dersler barındırırken, emtia piyasalarında risk yönetiminin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Uzmanlar, kısa vadede fiyatlarda dalgalanmaların devam edebileceğini, ancak güçlü ve kalıcı bir yükseliş trendi için hem arz hem de talep tarafında yeni ve beklenmedik gelişmelerin yaşanması gerektiğini ifade ediyor.

Bu nedenle kakao, önümüzdeki dönemde daha çok haber akışına ve iklim koşullarına duyarlı bir emtia olarak izlenmeye devam edecek.

2024 yılında kakao piyasası, arz endişelerinin yoğun hissedildiği bir dönemi geride bırakmıştı. Ton fiyatı, yıl boyunca 12 bin 931 dolara kadar çıkarak tüm zamanların rekorunu tazelerken, yılın kapanışında 11 bin 675 dolardan işlem görmüştü.

Kakao Fiyatlarında Rekor Düşüş: Arz Artışı ve Ticari Gelişmeler Etkili Oldu

Bu dönemde fiyatlardaki yükselişi tetikleyen en önemli etkenler arasında, Batı Afrika'daki olumsuz hava koşulları ve küresel stoklardaki azalma yer alıyordu.

Özellikle Afrika'nın kakao üretim merkezlerinde kuraklık ve aşırı sıcaklar gibi ekstrem iklim koşullarının mahsulleri tehdit etmesi, piyasada "ralli" olarak nitelendirilen hızlı fiyat artışını beraberinde getirmişti.

Ancak 2025 yılına gelindiğinde, kakao fiyatlarında ciddi bir geri çekilme gözlemlendi. Batı Afrika’daki kuraklık endişelerinin azalması ve üretimdeki artış, fiyatların düşüş eğilimine girmesinde belirleyici oldu.

Bu dönemde, ABD merkezli emtia borsası Intercontinental Exchange (ICE) verileri, kakaonun ton fiyatının yüzde 48,1 oranında düşerek, tüm zamanların en hızlı yıllık düşüşünü kaydettiğini gösterdi. Böylece 2025 yılını kakao, 6 bin 65 dolardan tamamladı.

ABD’nin Tarife Politikaları Düşüşte Belirleyici Oldu

Kakao fiyatlarındaki gerilemede ABD’nin tarife politikalarındaki değişiklikler de önemli rol oynadı. Dünyanın önde gelen çikolata ve kakao üreticileri, kakao ürünleri satışlarında düşüş öngörüsünde bulunurken, ABD’nin kakao ürünlerine uyguladığı tarifeleri kaldırmayı planladığını açıklaması, piyasadaki satış baskısını artırdı.

ABD, kendi ülkesinde üretimi olmayan ancak yüksek miktarda tüketilen bazı tarım ürünlerini tarife dışı bırakırken, kakao da bu ürünler arasında yer aldı.

Gümrük vergilerinin kaldırılması, mevcut ticaret aksaklıklarını azaltmakla kalmayıp, uluslararası ticaretteki belirsizlikleri de hafifletti. Bu gelişme, piyasada tedarik zincirine yönelik maliyetlerin düşebileceği beklentilerini doğurdu.

Buna ek olarak, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) orman alanlarına zarar verilerek üretilen ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalini sınırlayan yeni kuralları uygulamaya koyma süresini 1 yıl daha ertelemesi, fiyatlarda düşüş yönlü etki yarattı.

AP’nin bu kararı, kakao tedarik zincirindeki belirsizlikleri bir miktar azalttı ve üreticilerin piyasadaki satış stratejilerini yeniden şekillendirmelerine imkan tanıdı.

Uzman Görüşleri: Düşüş Eğilimi Sürecek

Vadeli işlemler ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, kakao fiyatlarındaki düşüş eğilimiyle ilgili yaptığı değerlendirmelerde, üretim tahminlerindeki artışın fiyatlar üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti.

Ergezen, “Kakao üretimiyle ilgili tahminlerde artış gözleniyor ve bu trend devam ediyor. Kısa vadede fiyatlarda tepki hareketleri görülebiliyor ancak eski zirve seviyelerine dönülmesini veya yükselen bir trendin oluşmasını beklemiyorum” dedi.

Uzman, 2025 yılı içinde kakao fiyatlarının yükseldiği kısa dönemler olduğunu hatırlatarak, bu yükselişlerde siparişlerde kalite sorunlarının ön plana çıktığını ve iade işlemlerinin arttığını belirtti.

Kalite ve arz konusundaki endişeler kısa süreli yükselişleri tetiklese de, genel piyasa trendi açısından kar satışı fırsatlarının ön planda olduğunu vurguladı.

Ergezen, üretim tarafındaki artış beklentilerinin fiyat düşüşünü desteklediğini belirterek, “Arz artışı ve kaliteli ürün teminindeki iyileşmeler, fiyatlarda düşüş eğilimini devam ettirecek. Bu bağlamda, kısa vadeli dalgalanmalar yaşansa da, uzun vadede kakao fiyatlarının eski yüksek seviyelerine dönmesini beklemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Arz Artışı ve Küresel Stoklar

2025 yılında kakao üretiminde kaydedilen artış, fiyatların düşüşünde belirleyici oldu. Batı Afrika’daki üretim bölgelerinde kuraklık endişelerinin azalması ve verimin artması, piyasaya güven verdi.

Küresel stok seviyelerindeki artış, fiyatlardaki yükseliş baskısını hafifletirken, üretici ülkeler ve büyük alıcılar arasındaki dengeyi yeniden şekillendirdi.

Aynı zamanda, ABD ve AB’nin ticari düzenlemelerindeki değişiklikler, tedarik zincirinde daha öngörülebilir bir ortam oluşturdu.

ABD’nin tarifeleri kaldırması, ürünlerin daha düşük maliyetle piyasaya ulaşabilmesini sağlarken, AB’nin ithalat kurallarındaki erteleme, üreticiler ve distribütörler için belirsizlikleri azalttı.

Bu durum, yatırımcılar ve üreticiler açısından fiyat baskısını artırdı ve piyasada düşüş yönlü beklentilerin güçlenmesine yol açtı.

Kısa Vadeli Dalgalanmalar ve Kar Satışı

Uzmanlar, kakao fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmaların yaşanabileceğini ancak uzun vadeli trendin aşağı yönlü olduğunu belirtiyor.

Zafer Ergezen, siparişlerde ortaya çıkan kalite sorunlarının ve iadelerin, kısa süreli fiyat artışlarını tetiklediğini ancak bu durumun kalıcı olmadığını vurguluyor.

Arz tarafındaki artış ve küresel stoklardaki yükseliş, uzun vadede kar satışını teşvik ederek fiyatların düşüş eğilimini destekliyor.

Kakao piyasasındaki bu dinamikler, hem üreticiler hem de yatırımcılar için stratejik planlamanın önemini ortaya koyuyor.

Üretim artışı ve ticari düzenlemelerdeki belirsizliklerin azalması, fiyatlarda istikrarsız hareketlerin önüne geçerken, yatırımcıların kısa vadeli fırsatları değerlendirmesine imkan tanıyor.

Küresel Çikolata Endüstrisine Etkisi

Kakao fiyatlarındaki düşüş, çikolata ve kakao ürünleri sektörünü de doğrudan etkiliyor. Dünyanın önde gelen çikolata üreticileri, fiyat düşüşünün maliyetlerini azaltabileceğini ve ürün satışlarını destekleyebileceğini değerlendiriyor. Ancak kısa vadeli dalgalanmalar, üretim ve stok planlamasında dikkatli olunmasını gerektiriyor.

2025 yılı kakao piyasası açısından, arz artışı, ABD’nin tarife kararları, AB’nin ithalat düzenlemeleri ve kalite sorunları gibi faktörlerin birleşimiyle önemli bir düşüş yılı olarak kayıtlara geçti.

Kısa vadeli fiyat dalgalanmaları yaşansa da, genel eğilim üretim artışının desteklediği düşüş yönünde devam ediyor.

Uzmanlar, kakao piyasasında eski zirvelerin geri gelmesini beklemiyor ve önümüzdeki dönemde üretim ve ticari gelişmelerin fiyat trendini belirlemeye devam edeceğini öngörüyor.

Hadise'nin makyajsız hali ortaya çıktı! Halka açık şirketin CEO'su gözaltına alındı! Milyarlık miras kavgası holdingi iflasın eşiğine getirdi! Tepki çeken Bedri Usta bu kez ağzını bozdu Demirören'de istifa şoku! Bankaların ucuza sattığı evlere dikkat!