TikTok tehlikesi sonrası kritik hamle: Dijital yetişkinlik 16 oluyor
Litvanyalı milletvekili Daiva Ulbinaite, ülke genelinde 16 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kendi başlarına kullanmasını sınırlamayı hedefleyen yeni bir yasa tasarısı önerisini gündeme getirmeye hazırlanıyor.
Ulbinaite, düzenlediği basın toplantısında konuyla ilgili ayrıntılara değinerek, çocukların dijital dünyadaki güvenliğini artırmayı amaçladığını belirtti.
Ulbinaite, ülkede reşit olmayan çocukların büyük bir bölümünün interneti günlük olarak kullandığını vurguladı.
Milletvekiline göre, 13–17 yaş grubundaki gençlerin neredeyse yarısı, telefonlarını sürekli olarak kontrol etme eğiliminde.
Bu durum, dijital bağımlılığın özellikle ergenlik dönemindeki çocuklar arasında ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
Çocukların Dijital Bağımlılığı Alarm Veriyor
Ulbinaite, sosyal medya kullanımı konusunda yapılan gözlemlerin, okul çağındaki çocukların neredeyse yarısında “sorunlu kullanım belirtileri” görüldüğünü ve yaklaşık dörtte birinin dijital bağımlılık ile mücadele ettiğini gösterdiğini ifade etti.
Bu bulgular, özellikle telefon ve sosyal medya kullanımının çocukların psikolojik ve duygusal gelişimleri üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.
TikTok ve Tehlikeli Çevrim İçi Meydan Okumalar
Milletvekili, açıklamasında özellikle Çin merkezli sosyal medya platformu TikTok’ta yayılan çevrim içi meydan okumaların tehlikelerine dikkat çekti.
Ulbinaite, bazı vakalarda bu tür meydan okumaların gençler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu, hatta kendine zarar verme ya da ölümle sonuçlanabilecek olaylara yol açabileceğini belirtti.
Ulbinaite, bu tür tehlikeli durumların sadece teorik olmadığını, Litvanya’da da yaşandığını vurgulayarak konunun ciddiyetini ortaya koydu.
16 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağı Geliyor
Bu tehlikeler ve uzman görüşleri doğrultusunda, Ulbinaite, ülkede dijital yetişkinlik yaşını 16 olarak belirlemeyi öneriyor.
Öneriye göre, 16 yaşını doldurmuş gençler sosyal medya platformlarını kendi başlarına kullanabilecek; ancak 16 yaşın altındaki çocuklar, platformlara erişim için ebeveyn veya vasi izni almak zorunda olacak.
Ulbinaite, bu önerinin amacının sadece yasak koymak olmadığını, aynı zamanda sosyal medya kullanımına dair daha geniş bir toplumsal tartışma başlatmak olduğunu belirtti.
Uzmanlar: Telefonlar Dolapta, Gerçek Sorun Görünüyor
Dijital Etik Merkezi Başkanı Rasa Jauniskiene, okul ortamında uygulanan cep telefonu yasaklarının, çocuklardaki bağımlılığın boyutlarını gözler önüne serdiğini ifade etti.
Jauniskiene, telefonların dolaplara konulmasının ardından, gerçekten yardıma ihtiyaç duyan çocukların fark edildiğini belirtti.
“Bazıları titriyordu, dolaplara vuruyordu, yerinde duramıyordu. Telefon çocukların elindeyken, bağımlılık geliştiren ve desteğe ihtiyaç duyanları tespit etmek neredeyse imkansız,” sözleriyle, dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi.
Platformlara Yeni Yaş Doğrulama Zorunluluğu
Ulbinaite’nin önerisi, sosyal medya platformlarının kullanıcı yaşını doğrulama yöntemlerini de kapsıyor. Tasarıya göre, şirketler beyana dayalı yöntemler yerine güvenilir ve teknoloji temelli sistemler kullanmakla yükümlü olacak. Bu sistemler, çocukların yaşı konusunda daha doğru ve güvenilir bilgi sağlayacak.
Kurallara uymayan şirketler, idari para cezaları ile karşı karşıya kalacak ve yetkili kurumlar tarafından denetlenecek.
Bu yaklaşım, sosyal medya şirketlerinin sorumluluklarını artırmayı ve çocukları çevrim içi tehlikelerden korumayı hedefliyor.
Yasa Tasarısı Toplumsal Tartışmayı Ateşleyecek
Ulbinaite, bu yasa tasarısının hazırlanmasında hem bilimsel araştırmalardan hem de uzmanların tavsiyelerinden yararlandığını belirtti.
Yapılan araştırmalar, ergenlerin sosyal medya kullanım alışkanlıkları ile psikolojik sağlık sorunları arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteriyor.
Özellikle aşırı sosyal medya kullanımı, dikkat eksikliği, uyku sorunları, anksiyete ve depresyon gibi problemleri tetikleyebiliyor. Ulbinaite, yasa tasarısının bu tür olumsuz etkileri azaltmayı amaçladığını ifade etti.
Avrupa’da Çocukların Dijital Güvenliği Konusunda Öncü Adım
Ayrıca milletvekili, tasarının çocukların kendi dijital alanlarını güvenli bir şekilde keşfetmesine engel olmadığını, ancak erişimlerinin belirli bir yaşa kadar kontrollü olacağını vurguladı.
“Çocukların interneti ve sosyal medyayı güvenli bir şekilde kullanabilmeleri için ailelerin, okulların ve devletin birlikte hareket etmesi gerekiyor,” diyen Ulbinaite, yasa tasarısının bu koordinasyonu güçlendireceğini belirtti.
Önerilen yasa, yalnızca yaş sınırlaması ve ebeveyn izni ile sınırlı kalmayacak. Ulbinaite, platformların kullanıcı güvenliği konusunda şeffaf raporlar sunmasını ve olası riskleri önceden tespit edecek sistemler kurmasını da öneriyor. Bu önlemler, dijital dünyada çocukların karşılaşabileceği tehlikeleri minimize etmeyi hedefliyor.
Ulbinaite’nin bu girişimi, Avrupa genelinde çocukların sosyal medya ve dijital bağımlılığa karşı korunması tartışmalarına da ışık tutuyor.
Avrupa’da birçok ülke, sosyal medya şirketlerinin çocuk güvenliği konusunda yetersiz kalması nedeniyle çeşitli önlemler almayı planlıyor.
Litvanya, bu bağlamda, dijital yetişkinlik yaşını 16 olarak belirlemeyi önermesiyle öncü bir görev üstlenmiş oluyor.
Ulbinaite’nin tasarısı, çocukların dijital güvenliğini sağlamak, sosyal medya bağımlılığının önüne geçmek ve ailelerin çocuklarını daha bilinçli bir şekilde yönlendirebilmesine imkan tanımak amacıyla hazırlanmış.
Tasarının yasalaşması durumunda, hem sosyal medya şirketleri hem de aileler, çocukların dijital dünyadaki davranışlarını daha etkin şekilde kontrol edebilecek.
Ayrıca yasa, çocukların internet kullanımına dair toplumsal farkındalığı artırmayı ve çevrim içi risklerin önlenmesini sağlamayı hedefliyor.
Ulbinaite, tasarının sadece teknik ve yasal bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda toplumda dijital güvenlik ve etik konularında daha geniş bir tartışma başlatmayı amaçladığını belirterek, sürecin uzmanlar, eğitimciler ve ailelerin görüşleri doğrultusunda ilerleyeceğini ifade etti.
Bu sayede, yasa tasarısı hem çocukların hem de toplumun dijital dünya ile ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtmayı hedefliyor.