IBAN’a para göndermek zorlaşıyor: Yüksek tutarlar için yeni dönem başlıyor
Türkiye’de bankacılık ve finansal işlemler alanında önemli bir dönüşüm süreci başlıyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kamuoyuna duyurduğu 11. Yargı Paketi, özellikle elektronik para transferleri ve banka işlemleri açısından dikkat çekici yenilikler içeriyor.
Bu kapsamda, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan düzenlemelerle birlikte, EFT ve IBAN üzerinden gerçekleştirilen yüksek tutarlı para transferlerine yönelik yeni zorunluluklar 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
Yeni düzenlemelerin temel amacı; kara para aklama, terörün finansmanı, dolandırıcılık ve kayıt dışı para hareketleriyle daha etkin mücadele edilmesini sağlamak.
Bu doğrultuda bankalar, müşterilerinin yaptığı büyük meblağlı işlemleri daha yakından izleyecek ve bazı durumlarda ek güvenlik adımları talep edebilecek.
Yüksek Tutar Kavramı Yeniden Tanımlanıyor
MASAK tarafından hazırlanan düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri, “yüksek tutarlı işlem” tanımının daha net ve bağlayıcı hale getirilmesi.
Belirlenecek parasal eşiklerin üzerinde yapılan EFT, havale ve IBAN transferlerinde, işlem sahibinden işlemin amacına ilişkin beyan alınması zorunlu olacak.
Bu beyan, para transferinin hangi gerekçeyle yapıldığını, alıcı ile gönderici arasındaki ilişkinin niteliğini ve paranın kullanım amacını kapsayacak.
Böylece bankalar, yalnızca teknik bir aracı olmanın ötesine geçerek, işlemin hukuki ve mali boyutunu da kayıt altına almış olacak.
Kimlik Doğrulamada Yeni Güvenlik Katmanı
Düzenleme kapsamında getirilen bir diğer önemli yenilik ise çipli kimlik kartlarıyla doğrulama uygulaması.
Bankalar, şüpheli veya yüksek tutarlı para hareketlerinde, müşterilerinden yalnızca dijital onay değil, fiziksel kimlik doğrulaması da isteyebilecek.
Bu uygulama özellikle şubelerden yapılan işlemlerde devreye girecek. Müşterinin çipli Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı ile işlem onayı vermesi, sahte kimlik kullanımı ve üçüncü kişiler adına işlem yapılması riskini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
Gerekli görülen durumlarda bu doğrulama süreci ATM’ler veya dijital bankacılık kanallarıyla entegre sistemler üzerinden de uygulanabilecek.
Bankalara Daha Fazla Sorumluluk Yükleniyor
Yeni düzenleme, yalnızca bireysel kullanıcıları değil, bankaları ve finansal kuruluşları da doğrudan ilgilendiriyor.
Bankalar, yüksek tutarlı işlemleri daha detaylı incelemek, şüpheli durumları MASAK’a zamanında bildirmek ve gerekli kayıtları uzun süre saklamakla yükümlü olacak.
Ayrıca bankaların, müşterilerini bu yeni uygulamalar hakkında bilgilendirmesi ve kullanıcı deneyimini aksatmadan güvenlik süreçlerini yönetmesi gerekecek. Bu da bankacılık altyapılarında teknik ve operasyonel güncellemeleri zorunlu kılıyor.
Vatandaşları Neler Bekliyor?
1 Ocak 2026’dan itibaren vatandaşlar, özellikle yüksek meblağlı para transferlerinde daha fazla adımla karşılaşacak.
İşlem sırasında: Transfer nedeni sorulabilecek, Ek onay ekranları çıkabilecek, Kimlik doğrulaması istenebilecek, Bazı işlemler gecikmeli olarak tamamlanabilecek.
Yetkililer, bu sürecin günlük ve düşük tutarlı işlemleri etkilemeyeceğini, esas hedefin olağan dışı ve riskli para hareketleri olduğunu vurguluyor.
Dolayısıyla maaş ödemeleri, fatura transferleri veya rutin bireysel havalelerin büyük ölçüde mevcut sistemle devam etmesi bekleniyor.
Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadelede Yeni Adım
Uzmanlara göre bu düzenleme, Türkiye’nin kayıt dışı ekonomiyle mücadelesinde önemli bir eşik niteliği taşıyor. Para hareketlerinin daha şeffaf hale gelmesi, hem vergi kayıplarının azaltılmasına hem de finansal sistemin güvenilirliğinin artmasına katkı sağlayacak.
Özellikle son yıllarda artış gösteren dijital dolandırıcılık vakaları ve yasa dışı para transferleri düşünüldüğünde, bu tür önlemlerin uzun vadede hem bireyler hem de devlet açısından olumlu sonuçlar doğurması bekleniyor.
Geçiş Süreci ve Uyum Çalışmaları
1 Ocak 2026 tarihi öncesinde bankalar, teknik altyapılarını tamamlayacak ve personel eğitimlerini hızlandıracak.
Aynı zamanda kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla rehberler, duyurular ve bilgilendirme kampanyaları da hayata geçirilecek.
Vatandaşların bu süreçte, bankalarından gelecek bildirimleri takip etmeleri ve özellikle büyük tutarlı işlemler planlarken yeni kuralları göz önünde bulundurmaları önem taşıyor.
11. Yargı Paketi kapsamında hayata geçirilecek olan bu yeni düzenlemeler, Türkiye’de bankacılık ve para transferi alışkanlıklarını önemli ölçüde etkileyecek.
EFT ve IBAN işlemlerinde şeffaflık ve güvenlik ön plana çıkarken, hem bireysel kullanıcılar hem de finansal kuruluşlar için daha kontrollü bir dönem başlayacak.
1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek bu uygulamalar, finansal sistemde güvenliğin artırılması ve suç gelirleriyle etkin mücadele edilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
TBMM Adalet Komisyonu’nda geçtiğimiz haftalarda kabul edilen ve kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak anılan kapsamlı kanun teklifinin, Meclis’te süren bütçe görüşmelerinin tamamlanmasının ardından Aralık ayının son haftasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nun gündemine taşınması öngörülüyor.
Yeni yılda yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme, hem adalet sistemi hem de finansal yapı açısından önemli değişiklikler içeriyor.
Hazırlanan taslakta, özellikle infaz rejimine ilişkin yeni düzenlemeler, trafik cezalarında ciddi artışlar ve bankacılık ile ödeme sistemlerini doğrudan etkileyecek önlemler dikkat çekiyor.
Söz konusu değişikliklerin temel hedefi, suçla mücadeleyi güçlendirmek, kayıt dışı ekonomiyle daha etkin bir şekilde mücadele etmek ve vatandaşların finansal güvenliğini artırmak olarak ifade ediliyor.
Yasa Dışı Bahisle Mücadelede Yeni Dönem
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, son yıllarda Türkiye genelinde hızla artış gösteren yasa dışı bahis faaliyetleri nedeniyle yeni bir eylem planının devreye alınacağını duyurdu.
Bakan Tunç, bu kapsamda 11. Yargı Paketi’nde yapılması planlanan değişikliklere ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Tunç, özellikle elektronik ödeme kuruluşları ve bankacılık sisteminde köklü değişiklikler yapılacağını vurguladı.
Tunç’un açıklamasına göre, bundan sonraki süreçte biyometrik doğrulama ya da çipli Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı kullanılmadan elektronik ödeme kuruluşlarında hesap açılması mümkün olmayacak.
Bu uygulama ile sahte hesaplar üzerinden yürütülen yasa dışı bahis ve dolandırıcılık faaliyetlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
IBAN Transferlerinde Yeni Kurallar
Pakette yer alan düzenlemeler yalnızca hesap açılışlarıyla sınırlı kalmayacak. Kabul edilmesi halinde, IBAN üzerinden yapılan para transferleri de yeni güvenlik kurallarına tabi olacak.
Özellikle yüksek meblağlı işlemler için getirilecek ek yükümlülükler, bankacılık sisteminde önemli bir dönüşüm anlamına geliyor.
Yeni düzenlemeye göre, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek uygulamayla MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu), 200 bin TL ve üzerindeki para transferlerinde işlem kanalına bakılmaksızın (mobil bankacılık, internet bankacılığı veya ATM) tüm kullanıcılar için 20 kelimeden uzun açıklama yazılmasını zorunlu hale getirecek.
Bu açıklamaların, transferin amacını net bir şekilde ortaya koyması ve gerektiğinde denetim mercileri tarafından incelenebilmesi amaçlanıyor.
Böylece şüpheli para hareketlerinin daha kolay tespit edilmesi ve finansal suçların önlenmesi planlanıyor.
Bankalara ek Yetkiler Verilecek
Yeni yasal düzenleme yalnızca kullanıcıları değil, bankaları da yakından ilgilendiriyor. Taslak metne göre, bankalar belirli tutarların üzerindeki para transferlerinde, güvenlik gerekçesiyle müşterilerden ilave doğrulama adımları talep edebilecek.
Bu kapsamda bankalar, işlem sırasında müşteriden ek onay isteme, işlemi geçici olarak durdurma ya da transferin amacına ilişkin ek bilgi talep etme yetkisine sahip olacak.
Yetkililer, bu uygulamanın özellikle dolandırıcılık ve hesap ele geçirme vakalarının önlenmesinde önemli bir rol oynayacağını belirtiyor.
Çift Katmanlı Doğrulama Sistemi Geliyor
11. Yargı Paketi ile birlikte çift katmanlı doğrulama sistemi de bankacılık işlemlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelecek.
BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından belirlenecek limitlerin üzerinde gerçekleştirilecek para transferlerinde, kullanıcıların işlemi tek bir onayla tamamlaması mümkün olmayacak.
Yeni sistem kapsamında kullanıcılar, para transferlerini SMS doğrulaması, biyometrik veri (parmak izi veya yüz tanıma) ya da çipli kimlik kartı gibi ikinci bir güvenlik adımıyla onaylamak zorunda olacak.
Bu çift aşamalı doğrulama sayesinde, kötü niyetli kişilerin kullanıcılar adına kredi çekmesi ve bu tutarları farklı hesaplara aktarması gibi dolandırıcılık yöntemlerinin büyük ölçüde engellenmesi amaçlanıyor.
Finansal Güvenlik ön Planda
Yetkililer, yapılacak düzenlemelerin vatandaşların günlük bankacılık işlemlerini zorlaştırmak için değil, finansal güvenliği artırmak ve suç gelirlerinin aklanmasını önlemek amacıyla hazırlandığını vurguluyor.
Özellikle son dönemde artan dijital dolandırıcılık olayları ve yasa dışı bahis ağlarının finansman yöntemleri, bu tür önlemlerin kaçınılmaz hale geldiğini gösteriyor.
11. Yargı Paketi’nin Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesi halinde, hem bireysel kullanıcılar hem de bankalar için yeni bir dönemin başlayacağı ifade ediliyor.
Uzmanlar, düzenlemelerin uzun vadede finansal sistemde şeffaflığı artıracağını ve vatandaşların mağduriyetlerini azaltacağını değerlendiriyor.